google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Prof. Dr. Ahat Andican’ın yıllarca süren araştırmaları sonucunda ortaya koyduğu ‘’Emir Timur’’ adlı muhteşem eseri; daha önceki köşe yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, Emir Timur hakkında iddia edilen birçok gerçekdışı olayı aydınlatma ve gerçekleri su yüzüne çıkarmak bakımdan önemli bir boşluğu doldurmuştur. Bayezid’in Timur yenilgisi Osmanlı tarihçilerinde ister istemez Timur hakkında olumsuz bir yargı oluşturmuş, bu olumsuz yargı Fuat Köprülü, İsmail Hakkı Uzun Çarşılı ve Halil İnalcık gibi meşhur tarihçilerle devam etmiştir. Burada dikkati çeken husus, tarihi araştırmalarda otorite kabul edilen Fuat Köprülü’nün iddialarının sözkonusu diğer meşhur tarihçilerimiz tarafından da aynı şekilde dillendirilmesidir. Fuat köprülü başta olmak üzere adını zikrettiğimiz tarihçiler yazdıkları makalelerinde ‘’ Bayezid’in Timur tarafından esir edilmesinden sonra büyük hakaretlere uğradığını, demir kafese konularak gezdirildiğini, hanımına sakilik yaptırıldığını ve intihar ettiğini’’ ifade etmektedirler. Dolayısıyla bu türlü ifadeler, daha sonraki nesil tarihçilerini de etkileyerek asılsız iddiaların büyük ölçüde bugüne taşınmasına neden olmuştur.

Ahat Hoca’nın geniş çaplı araştırmalarından anlaşıldığına göre; bütün bu iddialar hayal ürününden başka bir şey değildir. Bayezid dönemi Osmanlı tarihçilerinin büyük çoğunluğu, Bayezid’in esir edilmesinden sonra Timur tarafından hürmet gösterildiğini söylemektedir. Timurlu tarihçiler de aynı şekilde Timur’un Bayezid’e esir gibi değil, sultan gibi davrandığını ifade etmektedir. Nitekim Bayezid’in oğlu Süleyman Çelebi’nin Timur’a gönderdiği elçi vasıtasıyla ‘’ Ben kemter (aciz) bir çakerim (kul), babama karşı yaptığınız lütuf ve keremden, gösterdiğiniz izaz ve ikramdan, meclis-i âlinizde kendisine bir mevki verdiğinizden ben de size mutiim…’’ demesi, Bayezid’e sultanlara yakışır bir muamele yapıldığını açıkça göstermektedir. Süleyman Çelebi’nin bu söylemlerine karşılık Timur’un ‘’ artık olan oldu, geçen geçti gayb perdesi arkasında mukadderat ne ise o zuhur etti; biz hepsini affettik. Eğer mumaileyhin oğlu da gelip dehalet ederse kendisine babasına yaptığımızdan daha ziyade izaz ve ikram ederiz’’ diyerek karşılık vermesi, Timur’un Bayezid’e gerekli hürmeti gösterdiğini teyit etmektedir.

Emir Timur bütün sefer ve seyahatlerinde Bayezid’i de beraberinde götürmüştür. Bu yolculuklarda Bayezid, iki at arasına konulan tahtırevanlarla seyahat etmiştir.Emir Timur bütün seferlerinde at üstünde seyahat etmesine rağmen, sağlık sorunu olduğu anlarda tahtırevan kullanmıştır. Ancak bazı Osmanlı tarihçileri, zikredilen tahtırevanları demir kafes olarak ifade etmeyi yeğlerken, meşhur Osmanlı tarihçisi Hoca Sadettin Efendi Tacü’t Tevârih adlı eserinde ‘’ Bazı Türkçe tarihlerde masalcı babalar padişahın hapse atıldığından, kafesekapatıldığından söz ederler ki bunlar düzme haberlerdir… Gerçi padişah, Tatar askerlerinin kaba yüzlerinden, kılıklarından nefret ettiği için, hayâ ve ar duyguları da ağır bastığından yolda giderken tahtırevana binmeyi uygun görmüştü’’diyerek meselenin özüne açıklık getirmiştir. Ayrıca tarihçi Hammer’in, ‘’ Bazı 16. Yüzyıl tarihçileri Suriyeli İbni Arabşah’ın tesiriyle tahtırevanı demir kafese çevirmişlerdir’’ ifadesi de olayın gerçek yüzünü göstermektedir.

Bayezid’in intihar etmesi meselesine gelince; Timur dönemi tarihçilerinden hiç birisi Bayezid’in intihar ettiğiyle ilgili tek bir imada bulunmamakta, hastalıktan vefat ettiğini yazmaktadırlar. Aynı şekilde Osmanlı tarihçilerinin çoğunluğu da Bayezid’in hastalıktan dolayı hayatını kaybettiğini vurgulamaktadırlar. Bu duruma rağmen Fuat Köprülü, Halil İnalcık gibi tarihçilerin Bayezid’in Timur’un zulümlerine dayanamayarak intihar ettiğini söylemeleri hayli ilginçtir. Ahat Hoca, o dönemin şartlarında Bayezid’in yüzüğündeki zehri içerek intihar edemeyeceğini bilimsel delillerle ispat etmiştir. Bununla birlikte Timurlu tarihçilerden Şâmî ve Yezdî’nin,’’Emir Timur ülkesine dönerken Osmanlı tahtını tekrar Bayezid’e bırakmayı düşünmekteydi ’’ ifadeleri de Bayezid’in intihar etmesi için bir sebep olmadığını göstermektedir.

Hülasa Bayezid’e hürmet gösteren, ona tekrar tahtını vermeyi düşünen bir Timur’un; Bayezid’i demir kafese koydurması, hanımına sakilik yaptırması, onu intihara sürükleyecek davranışlarda bulunması mümkün gözükmemektedir. Bu türasılsız iddialar; Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden birisi olan Emir Timur’a karşı haksız yere kin ve nefret uyandırmaktan, tarihi gerçekleri saptırmaktan ve Timur’u yanlış değerlendirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Dolayısıyla Ahat Andican’ın ‘’ Emir Timur’’ adlı eseri, sadece Türkiye’de değil dünyada Timur hakkında ki birçok önyargıyı değiştirecek olması bakımından da büyük önem arz etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.