google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Cumhur İttifakının HDP düşmanlığı Yerel seçimlerden sonra başladı. O tarihe kadar MHP'nin ufak tefek eleştirileri var ama, -kapatılsın- diye böyle ısrarlı bir söylemi yoktu.

AKP iktidarına MHP'yi dahil ettiğinden beri kendini toplum ve tarih nezdinde yıpratacak işlerde koç başılık görevini Bahçeli'ye yaptırıyor.

Bahçeli bir HDP'ye, bir İYİ Partiye, bir CHP'ye vuruyor.

Milliyetçi bir liderin ülkeyi bütünleştirecek projeleri olur. Kullandığı dili ona göre ayarlar,ama nerde?

12 Eylülde de böyle olmuştu, ülkücüler kavgaya sürüldü, bol bol düşman kazandılar, evinde oturanlar iktidar oldu.

MHP paratöner gibi bütün düşmanlıkların odağı olmuştu.

Bundan ders alınması gerekirdi, ders alanlar da oldu, ama görüldüğü gibi ders almayanlar da var. HDP'yi MHP'ye sürükletip bir defa daha düşmanlıkların hedefi haline getirecekler.

Halbuki, AKP çok istiyorsa bırakın bu işleri onlar yapsın. Türkiye'nin bütünleştirici bir siyasete ihtiyacı var. Millet böyle bir milliyetçilik bekliyor.

Dün Akif Beki, Karar'daki köşesinde yazdı, HDP APO'yu dinleyip mahalli seçimlerde Cumhur İttifakını destekleseydi bu kadar hedef olur muydu? Cevabını yine kendisi vermiş: HDP APO'yu dinlemediği için boy hedefi haline getirildi.

HDP'nin masum, zemzem suyuyla yıkanmış bir parti olduğunu söylemiyorum. Bir parti ya siyaset yapmalı, ya da yapmıyorsa siyaseti bırakıp kenara çekilmelidir. Siyasetin olduğu yerde terör, terörün olduğu yerde politika olmaz.

Lakin, Kobani olaylarından bu kadar zaman geçtikten sonra birden bire adaletimiz tuttu demek inandırıcı değil. Üstelik o olaylardan sonra aynı masa etrafında aylarca -çözüm süreci- adı altında pazarlıklar yapıldı. En son Dolmabahçe'de bir mutabakat metni imzalandı. O metin HDP ile imzalandı. Şimdi birden bire bu HDP karşıtlığını -vatan, millet- hassasiyetiyle değerlendirmek olayların gidişatına çok uymuyor.

Türkiye aslında hukuk devleti olamamanın sorunlarını yaşıyor, her iktidar hukuku altına almaya çalışıyor. Dün onun gadrine uğrayanlar ders alacaklarına, geçmişte şekva ettiklerini kendileri yapıyor.

Birkaç gün önce 28 Şubat'ın 25. yıl dönümüydü, değil mi?

Bir defa daha siyaset sahnesi -ağlama duvarına-çevrildi. İktidar, ne büyük çileler yaşadığını anlattı. Oysa dün yaşananların bugün yaşananların yanında esamisi bile okunmaz. Dünün mağduru on idiyse bugün onun yüz katı. Adalet bugün dünden daha iyi değil, tam aksine daha kötü. Gönül isterdi ki ders alınsın, biz yaşadık başkaları yaşamasın denilsindi. Şimdi en acımasız olanların bir kısmı dünün başörtü mağdurları. Onları görüp, onlar için dün her riski alanlar herhalde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordur.

Bu işler, yargı zamanında işletse bu hale gelmezdi. Kobani'den sonra hiçbir şey olmamış gibi davranılmasa, bugün bu tereddütler hasıl olmazdı. Hedef belli, hem HDP'den yerel seçimin intikamını almak, hem de Millet İttifakını dağıtmak. Başarılı olur mu? Olmaz! Çünkü toplum aldana aldana aldanmamayı öğrendi. İktidarın şifrelerini çözdü, Bazıları için, iktidarda kalmanın her türlü hassasiyetin önünde olduğunu anladı. Bu oyun da tutmaz, kurgulayanların elinde patlar. Vatandaş,  niçin yerel seçimlerinden önce değil de şimdi diye boşuna sormuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.