Selçuk Özdağ
Köşe Yazarı
Selçuk Özdağ
 

Tek Adam Yönetiminin Faturası

Damat Berat, gün aşırı ekonomi iyiye gidiyor açıklamaları yapmasına rağmen her gün yeni zamlar geliyor. Bir ülkede vergilerin artması, her gün yeni zamların yapılması demek o ülkede hiç bir şeyin iyi gitmediği demek. Son ekonomik krizi ANASOL-M hükümeti döneminde yaşamıştık. Şimdi daha ağır ve daha derin bir kriz yaşıyoruz. O günle bugün arasındaki temel fark, o gün ülkeyi yönetenler ağır bir krizin olduğunu biliyorlar ve çareler arıyorlardı. Ecevit, hiç bir zaman çıkıp vatandaşa yalan söylemedi. Hasta hasta krizi bitirmeye çalıştı.Tedbir olsun diye Kemal Derviş Türkiye'ye getirdi.. Mali disiplin sağlandı, kemerler sıkıldı, neticede ANASOL-M gitti ama o hükümetin uygulamaya koyduğu tedbir paketi AKP tarafından uygulanarak Türkiye krizden çıkarıldı. Bugün herkes krizin ciddiyetini görüp kabul ediyor ama saray iktidarı ve damat Berat hariç. Hala her şeyin yolunda olduğunu söylüyor, yoktur demekle krizin yok olacağını sanıyorlar. Lakin yok olmuyor, giderek ekonomik bir krizden sosyal bir buhrana evriliyor. Önceki gün, ekonomist İbrahim Kahveci, çok önemli bir uyarıda bulundu ve krizin toplumsal bir bunalıma dönüştüğünü söyledi. Örnek olarak Arjantin'i veren Kahveci, 90'lı yılların sonuna kadar dünyanın 10. ekonomisi olan Arjantin'in zamanında tedbir almaması üzerine krizin buhrana dönüştüğünü ve Arjantin'in bir daha toparlanamadığını ifade etti. Şimdi aynı körlüğü, aynı biz her şeyi biliriz kibrini Türkiye yaşıyor. Ekonomi okumamış birine sırf CB'nin damadıdır diye ekonomi yönetimi teslim edilirse olacağı budur. Tarihimiz akraba ilişkilerinden vaz geçmemenin sonucu yaşanan trajedilerle doludur. Son ÖTV zammı krizin boyutlarını ve söylenen yalanların mahiyetini göstermesi açısından bir turnusol işlevi görmüştür. Ekonomi bu kadar iyi bu kadar sağlamsa bir araçtan 2-3 araç parası almak niye? Zammın büyüklüğü ekonomideki kara deliğin büyüklüğünü gösteriyor. Kötü yönetimin faturası her zaman olduğu gibi yine vatandaşın sırtına vuruluyor, sağmal bir inek gibi iliklerine kadar sağılıyor. Halbuki, bu gibi durumlarda alınması gereken başka tedbirler vardır. Mesela israfın, rüşvetin, yolsuzluğun önlenmesi, kemerlerin sıkılması gibi. Vatandaşa sen sık ben aynı şekilde devam edeyim dediniz mi, hiç bir şeyi çözemezsiniz. Dün Sözcü'deki köşesinde Çiğdem Toker yazdı, Şehir Hastanelerine 7 ayda ödenen para 3 Milyarın-eski para ile katırilyonun- üzerinde. Bu ara İki yeni Şehir hastanesinin ihalesi yapıldı, her biri bir milyarın biraz üstünde bir meblağla yapılacak. Ancak artık şehir hastaneleri yap işlet devret modeli ile yapılmıyor, devlet kendisi ihale edip yaptıracak ve kendisi oturacak. İki Şehir hastanesinin maliyeti 2 Milyar, mevcut Şehir Hastanelerine 7 ay için verilen kira 3 milyarın üzerinde. Yani 7 aylık kira ile 3 şehir hastanesi yapmak mümkündü. Bu hastanelere 2040 yılına kadar bu şekilde fahiş kiralar verilecek. ve tabi bu para vatandaşın cebinden çıkacak. Şimdi buna doğru ekonomi yönetimi denilebilir mi? O zaman muhalefet uyarmış, iktidar burnundan kıl aldırmamıştı. Şimdi hatadan kısmen dönüldü ama bedelini 2040 yılına kadar ödemeye devam edeceğiz. Yine de hala akıllarının tam olarak başlarına geldiğini söylemek mümkün değil, hala ihaleler davetiye usülü, ve gerçek rekabet oluşmadan asgari kırımla yapılıyor. Niye? Yandaş müteahitlere para kazandırmak için. Tek onlara mı, onların arkasında kim bilir kimlere. Fahiş ÖTV zammından derhal dönülmelidir. Bir malın vergisi değerinin 2-3 katı olamaz. Hani İslam diyordunuz, dindarlık diyordunuz. İslam'da bir mala değerinin 2-3 katı vergi bindirmek var mı? Yaşadığımız kriz, dünyada olan bir şeyin bize sirayeti değildir; yaşanan kriz; tek adam yönetimlerinin çoğunda gözlenen her şeyi biz biliriz, kimse bize bir şey öğretemez anlayışının bir neticesidir. Çaresi de bu zihniyetten kurtulmaktır. Bu zihniye işbaşında olduğu müddetçe bu sorunlar büyüyerek devam edecektir.  
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2020 - Pazartesi

Tek Adam Yönetiminin Faturası

Damat Berat, gün aşırı ekonomi iyiye gidiyor açıklamaları yapmasına rağmen her gün yeni zamlar geliyor.
Bir ülkede vergilerin artması, her gün yeni zamların yapılması demek o ülkede hiç bir şeyin iyi gitmediği demek.
Son ekonomik krizi ANASOL-M hükümeti döneminde yaşamıştık. Şimdi daha ağır ve daha derin bir kriz yaşıyoruz.
O günle bugün arasındaki temel fark, o gün ülkeyi yönetenler ağır bir krizin olduğunu biliyorlar ve çareler arıyorlardı. Ecevit, hiç bir zaman çıkıp vatandaşa yalan söylemedi. Hasta hasta krizi bitirmeye çalıştı.Tedbir olsun diye Kemal Derviş Türkiye'ye getirdi.. Mali disiplin sağlandı, kemerler sıkıldı, neticede ANASOL-M gitti ama o hükümetin uygulamaya koyduğu tedbir paketi AKP tarafından uygulanarak Türkiye krizden çıkarıldı.
Bugün herkes krizin ciddiyetini görüp kabul ediyor ama saray iktidarı ve damat Berat hariç. Hala her şeyin yolunda olduğunu söylüyor, yoktur demekle krizin yok olacağını sanıyorlar. Lakin yok olmuyor, giderek ekonomik bir krizden sosyal bir buhrana evriliyor. Önceki gün, ekonomist İbrahim Kahveci, çok önemli bir uyarıda bulundu ve krizin toplumsal bir bunalıma dönüştüğünü söyledi. Örnek olarak Arjantin'i veren Kahveci, 90'lı yılların sonuna kadar dünyanın 10. ekonomisi olan Arjantin'in zamanında tedbir almaması üzerine krizin buhrana dönüştüğünü ve Arjantin'in bir daha toparlanamadığını ifade etti. Şimdi aynı körlüğü, aynı biz her şeyi biliriz kibrini Türkiye yaşıyor. Ekonomi okumamış birine sırf CB'nin damadıdır diye ekonomi yönetimi teslim edilirse olacağı budur. Tarihimiz akraba ilişkilerinden vaz geçmemenin sonucu yaşanan trajedilerle doludur.
Son ÖTV zammı krizin boyutlarını ve söylenen yalanların mahiyetini göstermesi açısından bir turnusol işlevi görmüştür. Ekonomi bu kadar iyi bu kadar sağlamsa bir araçtan 2-3 araç parası almak niye? Zammın büyüklüğü ekonomideki kara deliğin büyüklüğünü gösteriyor. Kötü yönetimin faturası her zaman olduğu gibi yine vatandaşın sırtına vuruluyor, sağmal bir inek gibi iliklerine kadar sağılıyor.
Halbuki, bu gibi durumlarda alınması gereken başka tedbirler vardır. Mesela israfın, rüşvetin, yolsuzluğun önlenmesi, kemerlerin sıkılması gibi. Vatandaşa sen sık ben aynı şekilde devam edeyim dediniz mi, hiç bir şeyi çözemezsiniz. Dün Sözcü'deki köşesinde Çiğdem Toker yazdı, Şehir Hastanelerine 7 ayda ödenen para 3 Milyarın-eski para ile katırilyonun- üzerinde. Bu ara İki yeni Şehir hastanesinin ihalesi yapıldı, her biri bir milyarın biraz üstünde bir meblağla yapılacak. Ancak artık şehir hastaneleri yap işlet devret modeli ile yapılmıyor, devlet kendisi ihale edip yaptıracak ve kendisi oturacak. İki Şehir hastanesinin maliyeti 2 Milyar, mevcut Şehir Hastanelerine 7 ay için verilen kira 3 milyarın üzerinde. Yani 7 aylık kira ile 3 şehir hastanesi yapmak mümkündü. Bu hastanelere 2040 yılına kadar bu şekilde fahiş kiralar verilecek. ve tabi bu para vatandaşın cebinden çıkacak. Şimdi buna doğru ekonomi yönetimi denilebilir mi? O zaman muhalefet uyarmış, iktidar burnundan kıl aldırmamıştı. Şimdi hatadan kısmen dönüldü ama bedelini 2040 yılına kadar ödemeye devam edeceğiz. Yine de hala akıllarının tam olarak başlarına geldiğini söylemek mümkün değil, hala ihaleler davetiye usülü, ve gerçek rekabet oluşmadan asgari kırımla yapılıyor. Niye? Yandaş müteahitlere para kazandırmak için. Tek onlara mı, onların arkasında kim bilir kimlere.
Fahiş ÖTV zammından derhal dönülmelidir. Bir malın vergisi değerinin 2-3 katı olamaz. Hani İslam diyordunuz, dindarlık diyordunuz. İslam'da bir mala değerinin 2-3 katı vergi bindirmek var mı? Yaşadığımız kriz, dünyada olan bir şeyin bize sirayeti değildir; yaşanan kriz; tek adam yönetimlerinin çoğunda gözlenen her şeyi biz biliriz, kimse bize bir şey öğretemez anlayışının bir neticesidir. Çaresi de bu zihniyetten kurtulmaktır. Bu zihniye işbaşında olduğu müddetçe bu sorunlar büyüyerek devam edecektir.
 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.