Selçuk Özdağ
Köşe Yazarı
Selçuk Özdağ
 

Gergerlioğlu-HDP

Nur topu gibi bir kriz nedeni daha çıktı. HDP Milletvekili Ö.F.Gergerlioğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesi üzerine HDP milletvekilleri meclisten çıkmama kararı aldı. Bu demektir ki bir kaç gün bu meseleyi konuşacağız. Gergerlioğlu,  4 yıl önce bir haberi paylaştığı için -örgüt propagandası- yapmaktan ceza aldı. O habere ise hiç bir dava açılmadı. Gergerlioğlu'nun siyasi görüşlerine katılmıyorum, partisini tasvip etmiyorum. Bu bir insana haksızlık yapmayı gerektirmez. O haberde örgüt propagandası varsa, haberi yapana, haberi yayınlayan medya organına da dava açmak gerekir. Bu yapılmıyorsa insanlar yaptığınız uygulamanın suçu değil bir kişiyi susturma maksadına matuf olduğunu düşünecektir. Türkiye'nin dünyaya böylesi olay ve görüntülerle gösterilmesi doğru değil, itibarımız zaten yerlerde sürünüyor. Bu olay Türkiye'nin imajını daha çok sarsacaktır. Üstelik daha kötüsü olayın Kürtlerin siyaset dışı edilmesi olarak takdim edilme ihtimalidir. Bunlar birikir günün birinde karşımıza içinden çıkamayacağımız devasa bir problem olarak ortaya çıkar. Bu görüntüler, aslında AKP'nin dün durduğu yerle bugün bulunduğu yer arasındaki farkın tezahürleri. Dünün AKP'si özgürlükçüydü, demokrattı, en azından öyle görünüyordu. Bugünün AKP'sini tek parti döneminin CHP'sinden farkı yok. Bugünkü Türkiye'nin de. Dün ne kadar baskı ve  dayatma vardıysa, bugün de o kadar var. Keşke AKP kendini var eden çizgiyi koruyabilseydi. Hem ülke kazanır hem de kendisi kazanır bugün yüzde yirmilere inmezdi. Gerek Gergerlioğlu olayı gerekse CHP milletvekili Berberoğlunun milletvekilliğinin düşürülmesinde yaşananlar, -milletvekili dokunulmazlığının- yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Vekillik devam ederken açılan davalar ya durmalı, yahut verilen cezalar vekilliğin bitişinden sonraya bırakılmalıdır. Bu hem meclisi özgürleştirecek, hem de Türkiye'nin imajına zarar verecek görüntülerin ortaya çıkmasına engel olacaktır. Bu bağlamda HDP için açılan kapatma davası için de bir şeyler söylemek isterim. HDP bir türlü terör örgütü ile irtibatını kesmedi, PKK'yı bir defa bile kınamadı, siyasetin olduğu yerde şiddetin olmaması gerektiğini kavrayamadı. Kimse HDP'nin demokrasiye, hukuka yaraşır bir çizgide durduğunu söyleyemez. Bu işin bir cephesi, diğer cephesi ise bu kapatma davasının bölgede nasıl anlaşılacağı ve hangi sonuçlara müncer olacağıdır. Amaç, her zaman terör ve bölücülüğü bitirme, zayıflatma maksadına matuf olmalıdır. Temel soru şudur, kapatma bizi hedefimize ne kadar yaklaştırır? Bugüne kadar kapatmaların hiçbiri beklenen sonucu vermedi. Doğru olan, HDP'yi teşhir etmek, tabanının meselelerine eğileceğine ideoloji yaptığını söylemek, onu kendi tabanına şikayet etmektir. Bu işler Bahçeli kafasıyla çözülmez, bir yapıya karşı olmak tek başına bir politika değildir. Önemli olan çareler üretmek, ülkeyi bu gaileden kurtarmaktır. İşin bir boyutu da yargı ile ilgili algıdır. AYM'nin vereceği bir kapatma kararı bu algıya bağlı olarak hep tartışılır olacak, bölgede adaletsizlik olarak anlaşılacaktır. Üstelik çözüm sürecinde bu parti milletvekillerini Kandile gönderen AKP iktidarı idi. Siyaset zor zanaattır, böyle millet için değil de, ikbal için yapıldığında daha da zordur.
Ekleme Tarihi: 18 Mart 2021 - Perşembe

Gergerlioğlu-HDP

Nur topu gibi bir kriz nedeni daha çıktı. HDP Milletvekili Ö.F.Gergerlioğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesi üzerine HDP milletvekilleri meclisten çıkmama kararı aldı. Bu demektir ki bir kaç gün bu meseleyi konuşacağız.

Gergerlioğlu,  4 yıl önce bir haberi paylaştığı için -örgüt propagandası- yapmaktan ceza aldı. O habere ise hiç bir dava açılmadı.

Gergerlioğlu'nun siyasi görüşlerine katılmıyorum, partisini tasvip etmiyorum. Bu bir insana haksızlık yapmayı gerektirmez. O haberde örgüt propagandası varsa, haberi yapana, haberi yayınlayan medya organına da dava açmak gerekir. Bu yapılmıyorsa insanlar yaptığınız uygulamanın suçu değil bir kişiyi susturma maksadına matuf olduğunu düşünecektir.

Türkiye'nin dünyaya böylesi olay ve görüntülerle gösterilmesi doğru değil, itibarımız zaten yerlerde sürünüyor. Bu olay Türkiye'nin imajını daha çok sarsacaktır. Üstelik daha kötüsü olayın Kürtlerin siyaset dışı edilmesi olarak takdim edilme ihtimalidir. Bunlar birikir günün birinde karşımıza içinden çıkamayacağımız devasa bir problem olarak ortaya çıkar.

Bu görüntüler, aslında AKP'nin dün durduğu yerle bugün bulunduğu yer arasındaki farkın tezahürleri. Dünün AKP'si özgürlükçüydü, demokrattı, en azından öyle görünüyordu. Bugünün AKP'sini tek parti döneminin CHP'sinden farkı yok. Bugünkü Türkiye'nin de. Dün ne kadar baskı ve  dayatma vardıysa, bugün de o kadar var. Keşke AKP kendini var eden çizgiyi koruyabilseydi. Hem ülke kazanır hem de kendisi kazanır bugün yüzde yirmilere inmezdi.

Gerek Gergerlioğlu olayı gerekse CHP milletvekili Berberoğlunun milletvekilliğinin düşürülmesinde yaşananlar, -milletvekili dokunulmazlığının- yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Vekillik devam ederken açılan davalar ya durmalı, yahut verilen cezalar vekilliğin bitişinden sonraya bırakılmalıdır. Bu hem meclisi özgürleştirecek, hem de Türkiye'nin imajına zarar verecek görüntülerin ortaya çıkmasına engel olacaktır.

Bu bağlamda HDP için açılan kapatma davası için de bir şeyler söylemek isterim. HDP bir türlü terör örgütü ile irtibatını kesmedi, PKK'yı bir defa bile kınamadı, siyasetin olduğu yerde şiddetin olmaması gerektiğini kavrayamadı. Kimse HDP'nin demokrasiye, hukuka yaraşır bir çizgide durduğunu söyleyemez. Bu işin bir cephesi, diğer cephesi ise bu kapatma davasının bölgede nasıl anlaşılacağı ve hangi sonuçlara müncer olacağıdır. Amaç, her zaman terör ve bölücülüğü bitirme, zayıflatma maksadına matuf olmalıdır. Temel soru şudur, kapatma bizi hedefimize ne kadar yaklaştırır? Bugüne kadar kapatmaların hiçbiri beklenen sonucu vermedi. Doğru olan, HDP'yi teşhir etmek, tabanının meselelerine eğileceğine ideoloji yaptığını söylemek, onu kendi tabanına şikayet etmektir. Bu işler Bahçeli kafasıyla çözülmez, bir yapıya karşı olmak tek başına bir politika değildir. Önemli olan çareler üretmek, ülkeyi bu gaileden kurtarmaktır. İşin bir boyutu da yargı ile ilgili algıdır. AYM'nin vereceği bir kapatma kararı bu algıya bağlı olarak hep tartışılır olacak, bölgede adaletsizlik olarak anlaşılacaktır. Üstelik çözüm sürecinde bu parti milletvekillerini Kandile gönderen AKP iktidarı idi. Siyaset zor zanaattır, böyle millet için değil de, ikbal için yapıldığında daha da zordur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.