Selçuk Özdağ
Köşe Yazarı
Selçuk Özdağ
 

Felaketler Üzerinden Siyaset Olmaz

Güçlü devlet, halkı ona ihtiyaç duyduğunda yanında olandır. Güçlü millet de elbette devleti ihtiyaç duyduğunda desteğe koşandır. Bizde her zaman ikincisi olmuş birincisi ise çoğu zaman propagandadan öteye gitmemiştir. Savaşta, barışta, kıtlıkta, yoklukta hep fedakarlık yapan bu mazlum millettir. Bu hastalıkta bile salgının yükü millete yüklenmiştir. İnsan ister istemez sormak istiyor, peki bu devlet vatandaşına ne zaman himmet edecek? Devlet bugünler için değil midir? Kaç gündür her akşam Korona tartışmalarında –dünyayı ne kadar solladığımız- konuşuluyor. Konuşmacılara bakarsanız aya giden onlar değil biziz. Bilimde, teknolojide  herkesi geride bırakmışmışız. İşin garibi bu hezeyanlara inananlar da var. Yokluk, sefalet, fukaralık içinde olmasına rağmen içinde bulunduğu durumu idrak edemeyecek kadar aklı iğdiş edilmiş insanlar var. Bu fırsatta bir de şehir hastanelerini aklamak yok mu? Sanırsınız insanlar hastanelere karşı çıkmış, oysa karşı çıkılan hasta garantisi verilmesi Türkiye’nin çeyrek asrının rehin alınmasıydı. Olmayan hastanın, gidilmeyen yolun, geçilmeyen köprünün parasını ödemek hangi devlet aklıyla izah edilebilir? Üstelik bu sözleşmeler gizli olduğu için kimse tam olarak mahiyetini ve bu ülkeye gerçek maliyetini de bilmiyor. Niçin gizli, bu milletten ne gizleniyor diye sormak gerekmez mi? Yapılan iş doğru milli menfaatlerimize uygunsa niçin gizleniyor? Sonra yatak sayımız arttı, sıkıntı çekmedik gibi ifadelerde gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Şehir Hastaneleri açılırken şehirlerdeki diğer hastaneler kapatıldı. Yani bir tarafta artı yatak ilave olurken öbür tarafta eksi yatak oldu. Öyle abartılacak bir artış söz konusu değil. Demokrasilerde şeffaflık, hesap verebilirlik esastır. Hz. Ömer’e giydiği cübbenin kumaşının hesabını soran bir din anlayışı bugün milyar dolarlık ihaleleri soramıyor, ihalesiz işlerde uğranan zararı sorgulayamıyorsa orada sadece demokrasi değil, İslami duyarlılıkta bitmiştir. Sayın Sağlık Bakanı hergün rakamları açıklıyor. Hep beraber inanmak istiyoruz, buna ihtiyacımız da var. Ama denetlenemeyen hiçbir bilgi sağlıklı değildir. Doğruysa bu bilgiler denetlenebilir olmalıdır. Bazı felaket tellalları gibi abartılı rakamlar üzerinden muhalefet yapılmasını da doğru bulmuyorum. Felaketler üzerinden siyaset yapılmaz, dayanışma günlerinde küçük hesaplar yapılmaz. İlkeli siyaset bunu gerektirir. İlkesizi ise her şeyi yapar, çünkü onun için her şey siyasettir. Bu tip afetlerden en az zararla kurtulmanın yolu iyi organize olmak ve iyi koordinasyondur. Her kafadan bir ses çıkar, herkes başka bir tarafa çekerse hiçbir tedbir fayda getirmez. Aslında bazı ülkelerin aşırı kayıp vermesinin nedeni de budur, iyi koordine olamamak. Allah var basın toplantıları, sunum iyi. Ama bu gerçeğin ne kadarına tekabül ediyor bilmiyoruz. Ama bizde de koordinasyon eksikliği var. Virüse yakalanalı 2 ay oldu daha vatandaşa maske bile dağıtılamadı. Muhalefete insiyatif kaptırmama duygusu hastalıkla mücadelenin önüne çıktı. Bu iş belediyelere bırakılmış olsa şimdi çoktan çözülmüştü. Felaketler genelde toplulukları birleştirir, dayanışmayı artırır bizde bu korona belası bile bizi birleştiremedi,hala kamplaştırıcı,ayrıştırcı dil. Önce partim sonra milletim demeye ne kadar zaman devam edeceksiniz? Daha ne diyeyim.
Ekleme Tarihi: 25 Nisan 2020 - Cumartesi

Felaketler Üzerinden Siyaset Olmaz

Güçlü devlet, halkı ona ihtiyaç duyduğunda yanında olandır. Güçlü millet de elbette devleti ihtiyaç duyduğunda desteğe koşandır. Bizde her zaman ikincisi olmuş birincisi ise çoğu zaman propagandadan öteye gitmemiştir. Savaşta, barışta, kıtlıkta, yoklukta hep fedakarlık yapan bu mazlum millettir. Bu hastalıkta bile salgının yükü millete yüklenmiştir.
İnsan ister istemez sormak istiyor, peki bu devlet vatandaşına ne zaman himmet edecek?
Devlet bugünler için değil midir?
Kaç gündür her akşam Korona tartışmalarında –dünyayı ne kadar solladığımız- konuşuluyor. Konuşmacılara bakarsanız aya giden onlar değil biziz. Bilimde, teknolojide  herkesi geride bırakmışmışız. İşin garibi bu hezeyanlara inananlar da var. Yokluk, sefalet, fukaralık içinde olmasına rağmen içinde bulunduğu durumu idrak edemeyecek kadar aklı iğdiş edilmiş insanlar var. Bu fırsatta bir de şehir hastanelerini aklamak yok mu? Sanırsınız insanlar hastanelere karşı çıkmış, oysa karşı çıkılan hasta garantisi verilmesi Türkiye’nin çeyrek asrının rehin alınmasıydı. Olmayan hastanın, gidilmeyen yolun, geçilmeyen köprünün parasını ödemek hangi devlet aklıyla izah edilebilir? Üstelik bu sözleşmeler gizli olduğu için kimse tam olarak mahiyetini ve bu ülkeye gerçek maliyetini de bilmiyor. Niçin gizli, bu milletten ne gizleniyor diye sormak gerekmez mi? Yapılan iş doğru milli menfaatlerimize uygunsa niçin gizleniyor? Sonra yatak sayımız arttı, sıkıntı çekmedik gibi ifadelerde gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Şehir Hastaneleri açılırken şehirlerdeki diğer hastaneler kapatıldı. Yani bir tarafta artı yatak ilave olurken öbür tarafta eksi yatak oldu. Öyle abartılacak bir artış söz konusu değil.
Demokrasilerde şeffaflık, hesap verebilirlik esastır. Hz. Ömer’e giydiği cübbenin kumaşının hesabını soran bir din anlayışı bugün milyar dolarlık ihaleleri soramıyor, ihalesiz işlerde uğranan zararı sorgulayamıyorsa orada sadece demokrasi değil, İslami duyarlılıkta bitmiştir. Sayın Sağlık Bakanı hergün rakamları açıklıyor. Hep beraber inanmak istiyoruz, buna ihtiyacımız da var. Ama denetlenemeyen hiçbir bilgi sağlıklı değildir. Doğruysa bu bilgiler denetlenebilir olmalıdır. Bazı felaket tellalları gibi abartılı rakamlar üzerinden muhalefet yapılmasını da doğru bulmuyorum. Felaketler üzerinden siyaset yapılmaz, dayanışma günlerinde küçük hesaplar yapılmaz. İlkeli siyaset bunu gerektirir. İlkesizi ise her şeyi yapar, çünkü onun için her şey siyasettir.
Bu tip afetlerden en az zararla kurtulmanın yolu iyi organize olmak ve iyi koordinasyondur. Her kafadan bir ses çıkar, herkes başka bir tarafa çekerse hiçbir tedbir fayda getirmez. Aslında bazı ülkelerin aşırı kayıp vermesinin nedeni de budur, iyi koordine olamamak. Allah var basın toplantıları, sunum iyi. Ama bu gerçeğin ne kadarına tekabül ediyor bilmiyoruz. Ama bizde de koordinasyon eksikliği var. Virüse yakalanalı 2 ay oldu daha vatandaşa maske bile dağıtılamadı. Muhalefete insiyatif kaptırmama duygusu hastalıkla mücadelenin önüne çıktı. Bu iş belediyelere bırakılmış olsa şimdi çoktan çözülmüştü. Felaketler genelde toplulukları birleştirir, dayanışmayı artırır bizde bu korona belası bile bizi birleştiremedi,hala kamplaştırıcı,ayrıştırcı dil. Önce partim sonra milletim demeye ne kadar zaman devam edeceksiniz? Daha ne diyeyim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.