Nusret Çiçek
Köşe Yazarı
Nusret Çiçek
 

Hangi Adalet!

Bu ülkede adalet yokmuş… Ne zaman vardı kardeşim? Adam kayırıyorlarmış. Ne zaman kayırmadılar? Pahalılık varmış… Ne zaman ucuzluk oldu? Unutmayalım…  CHP patentli İstiklal mahkemelerinden bu günlere geldik. 27 Mayıs,1971 Mart Muhtırası, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz… Abdülhamit Han hazretlerinden sonra hangi kazığa çakıldığımızı hala da anlayamayanlar bu günü de yarını da anlayamazlar. … FETÖ bahanesiyle cemaatin tabanını hallettiler, hatta sana hallettirdiler, sıra vakıflar ile derneklere geldi… Bu gibi İslam’ı hüviyet taşıyan halk kesimi laiklik karşıtı adam yetiştiriyormuş da, referans oluyormuş da, kadrolaşıyormuş da, imtihan sorularını yandaşlara veriyormuş da… Tilkinin tavşana suyumu bulandırdın hikâyesi. Orasını bitirdiler, bir bahane bulup burasını da bitirecekler. Cumhuriyet kurulduğundan beri Boğaziçi,  Siyasal, Ortadoğu, Bilkent gibi üniversiteleri  her seferinde Sabetayist kökenli solcuların kazanmasını nasıl izah edebilirler? Bu kesime soruları kim veriyordu?   Köylü çocukları gitsin imam olsunlar, vali kaymakam olmak onların neyine! İktidarı Erdoğan’a kaptırınca taktik değiştirdiler. Seni sana temizletme projesi, maliyeti düşük,pratik. … Hırsız herkese hırsız gözü ile bakar. Yakın zamana  kadar doktora, mastır  imtihanlarına girenlerin kavun gibi dibi koklanıyordu. En güçlü referans, mason locaları veya sabatay kökenli paşalar. Mülkiyeliler Birliği’nin onayını almadan kaymakam olmak kolay değildi. İmtihanlarda , “Söyle bakalım öğle namazı kaç rekâttır?” gibi kasıtlı sorular soruyorlardı. Arkadaşlarımızdan birisi, “buraya kaymakamlık imtihanına geldik cami imamı olmaya gelmedik” diyerek tepki gösterince onu hemen dışarı çıkardılar, hiçbirimizi de kazandırmadılar.  1968 yılı Anakara Hukuk Fakültesi öğrencisi olanlar bilir.  Anayasa Profesörü Bülent Nuru Esen diye biri vardı. Yassı ada mahkemesinde rahmetli Menderes aleyhine şahitlik eden dönmelerden.  “Başbakan anayasayı tağyir etti” şeklinde uyduruk mahkemeye ifadelerde bulunmuştu.  İşte o kişi imtihanlarda, “Mecliste tapınak inşa ediliyor anayasa yönünden tetkik ediniz” gibi sorular sorarak içimize dalış yapıyordu. Mescit demeye dili varmıyordu “tapınak” diyordu. Maksadı, araya karışmış inançlı varsa işin başında iken elemek. Es kaza, “ülkede  inanç ve ibadet hürriyeti vardır” diyenler üst sınıfa asla geçemezlerdi. Birinci sınıf zorlu bir baraj, rejimin tuzağı.  İçinde Allah kelimesi geçen konuşma yapmak tehlikeliydi, selam bile veremezdik,  günaydın veya ak günler diyecektik. …  Moğaltay’ın Adalet Bakanlığı döneminde yazılıyı kazanan imam hatip kökenlilerin hiçbirisini hâkim yapmadılar.  Memur imtihanlarında dışlanan imam hatiplilerin çoğunu daha sonradan işe ben aldım. “Hükümetimden 5 bin kişilik kadro çıkardım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP’ye ve RP’ye mi verseydim” diyen kimdi? Şimdi kalktılar dürüstlük satıyorlar, adaletçi kesildiler… Örtüleri yüzünden merdiven altlarında psikolojik baskıya tabi tutulan bu ülkenin çocukları hala hayattadır. Okulların kapılarından geri çevrilenler… Bir kısım idare mahkemeleri, “ öğretmenin sokakta bile başörtüsü ile gezmesi laikliğe aykırıdır” şeklinde kararlar veriyorlardı 1980 öncesi devrimsel katliamları… Erdoğan düşmanlığı gözümüze  sürme çekince bir çırpıda hepsini unuttuk. Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin! Gitmesi çok da önemli değil, bu gün olmazsa bile yarın gidecek. İktidara sen gelemeyeceğine göre neye ve kime hizmet ettiğinin farkında mısın? … Kimlerden neler duyuyoruz. “Bu hanıma haddini bildirin” diyen Ecevit dine(İslam’a değil) saygılı imiş! İktidar döneminde imam hatip okullarını tırpanlaması saygısından! Rahmetli Erbakan hoca taziyede Kur’an okutunca Rahşan hanım yan odaya kaçarak tepki göstermişti.  “Bu adam kimden izin alarak evimde Kur’an okutuyor?”  Kafada değişmiyor zihniyet de. .. Milli Görüşçü Bülent Arınç,  Ecevit’in arkasından rahmet okuduğunu duyunca şoke oldum. Peşinden de CHP’nin yükselmesi için oluşturduğu algı istemezukçiler arasında oldukça rağbet gördü, alkış topladı. CHP’nin oyları yükseliyor dedi, aslında yanıldığı işte burasıdır. Arınc’ın yükseliyor dediği CHP yükselmez. Amma gel gör ki CHP’nin yükselmesi senin neyine, başka işin mi kalmadı? Geçmişte koşuşturduğumuz Arınç başka Arınç olmuş, vicdan eleği zayıflayarak görüş mesafesi daralmış olarak görüyorum.  Yaşımıza başımıza göre mezar her birimize kapısını açmış gün sayıyor. Tefekkür etsek, yetim başı okşasak, hakkı söylesek de bu karışık kirli işlere bulaşmasak kazananlardan biri biz oluruz. Kimselere de borçlu kalmayız… FETÖ’nün başı da Ecevit’e hem rahmet okudu, hem de şefaat ederim demişti. Filistin halkının kanına giren katil Şimon Peres için de Zaman Gazetesi, “Büyük devlet adamı hakka yürüdü” şeklinde başlık atarak bir nevi müslüman dünyası ile alay etmiş oldu. Şu anda onun yüzünden cemaat perişan, aç sefil, kendisi CIA’nin korumasında rahat, müreffeh. Öylede olsa böylede olsa hesap günü yaklaşıyor… Her nefis yaptığı ile tartılacak. … Ne yaptığının farkına varamayanları,  özellikle dost saydıklarımı tarafsız bir dille uyarıyorum. İlla da birlik ve beraberlikse kendi aranızda oluşturarak Millet İttifak’ı tezgâhından yangından kaçar gibi kaçın ve kurtulun. Yanarsanız başkalarını da yakarsınız. Kılıçdaroğlu ile gizli ekibi HDP’ ye destek vermekle kendinizi büyük sorumluluk altına sokuyorsunuz. Sayenizde eskiler yine geri gelirse hesabını hem bu dünyada hem de öteki tarafta veremezsiniz. Adınız tarihe kara leke olarak geçer…  
Ekleme Tarihi: 22 Ekim 2021 - Cuma

Hangi Adalet!

Bu ülkede adalet yokmuş…

Ne zaman vardı kardeşim?

Adam kayırıyorlarmış.

Ne zaman kayırmadılar?

Pahalılık varmış…

Ne zaman ucuzluk oldu?

Unutmayalım…  CHP patentli İstiklal mahkemelerinden bu günlere geldik.

27 Mayıs,1971 Mart Muhtırası, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz…

Abdülhamit Han hazretlerinden sonra hangi kazığa çakıldığımızı hala da anlayamayanlar bu günü de yarını da anlayamazlar.

FETÖ bahanesiyle cemaatin tabanını hallettiler, hatta sana hallettirdiler, sıra vakıflar ile derneklere geldi… Bu gibi İslam’ı hüviyet taşıyan halk kesimi laiklik karşıtı adam yetiştiriyormuş da, referans oluyormuş da, kadrolaşıyormuş da, imtihan sorularını yandaşlara veriyormuş da…

Tilkinin tavşana suyumu bulandırdın hikâyesi.

Orasını bitirdiler, bir bahane bulup burasını da bitirecekler.

Cumhuriyet kurulduğundan beri Boğaziçi,  Siyasal, Ortadoğu, Bilkent gibi üniversiteleri  her seferinde Sabetayist kökenli solcuların kazanmasını nasıl izah edebilirler? Bu kesime soruları kim veriyordu?  

Köylü çocukları gitsin imam olsunlar, vali kaymakam olmak onların neyine! İktidarı Erdoğan’a kaptırınca taktik değiştirdiler.

Seni sana temizletme projesi, maliyeti düşük,pratik.

Hırsız herkese hırsız gözü ile bakar.

Yakın zamana  kadar doktora, mastır  imtihanlarına girenlerin kavun gibi dibi koklanıyordu. En güçlü referans, mason locaları veya sabatay kökenli paşalar. Mülkiyeliler Birliği’nin onayını almadan kaymakam olmak kolay değildi.

İmtihanlarda , “Söyle bakalım öğle namazı kaç rekâttır?” gibi kasıtlı sorular soruyorlardı. Arkadaşlarımızdan birisi, “buraya kaymakamlık imtihanına geldik cami imamı olmaya gelmedik” diyerek tepki gösterince onu hemen dışarı çıkardılar, hiçbirimizi de kazandırmadılar.

 1968 yılı Anakara Hukuk Fakültesi öğrencisi olanlar bilir.

 Anayasa Profesörü Bülent Nuru Esen diye biri vardı. Yassı ada mahkemesinde rahmetli Menderes aleyhine şahitlik eden dönmelerden.  “Başbakan anayasayı tağyir etti” şeklinde uyduruk mahkemeye ifadelerde bulunmuştu.

 İşte o kişi imtihanlarda, “Mecliste tapınak inşa ediliyor anayasa yönünden tetkik ediniz” gibi sorular sorarak içimize dalış yapıyordu. Mescit demeye dili varmıyordu “tapınak” diyordu. Maksadı, araya karışmış inançlı varsa işin başında iken elemek. Es kaza, “ülkede  inanç ve ibadet hürriyeti vardır” diyenler üst sınıfa asla geçemezlerdi. Birinci sınıf zorlu bir baraj, rejimin tuzağı.

 İçinde Allah kelimesi geçen konuşma yapmak tehlikeliydi, selam bile veremezdik,  günaydın veya ak günler diyecektik.

 Moğaltay’ın Adalet Bakanlığı döneminde yazılıyı kazanan imam hatip kökenlilerin hiçbirisini hâkim yapmadılar.  Memur imtihanlarında dışlanan imam hatiplilerin çoğunu daha sonradan işe ben aldım.

“Hükümetimden 5 bin kişilik kadro çıkardım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP’ye ve RP’ye mi verseydim” diyen kimdi?

Şimdi kalktılar dürüstlük satıyorlar, adaletçi kesildiler…

Örtüleri yüzünden merdiven altlarında psikolojik baskıya tabi tutulan bu ülkenin çocukları hala hayattadır. Okulların kapılarından geri çevrilenler…

Bir kısım idare mahkemeleri, “ öğretmenin sokakta bile başörtüsü ile gezmesi laikliğe aykırıdır” şeklinde kararlar veriyorlardı

1980 öncesi devrimsel katliamları… Erdoğan düşmanlığı gözümüze  sürme çekince bir çırpıda hepsini unuttuk.

Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin!

Gitmesi çok da önemli değil, bu gün olmazsa bile yarın gidecek.

İktidara sen gelemeyeceğine göre neye ve kime hizmet ettiğinin farkında mısın?

Kimlerden neler duyuyoruz.

Bu hanıma haddini bildirin” diyen Ecevit dine(İslam’a değil) saygılı imiş!

İktidar döneminde imam hatip okullarını tırpanlaması saygısından!

Rahmetli Erbakan hoca taziyede Kur’an okutunca Rahşan hanım yan odaya kaçarak tepki göstermişti.  “Bu adam kimden izin alarak evimde Kur’an okutuyor?”  Kafada değişmiyor zihniyet de. ..

Milli Görüşçü Bülent Arınç,  Ecevit’in arkasından rahmet okuduğunu duyunca şoke oldum. Peşinden de CHP’nin yükselmesi için oluşturduğu algı istemezukçiler arasında oldukça rağbet gördü, alkış topladı.

CHP’nin oyları yükseliyor dedi, aslında yanıldığı işte burasıdır.

Arınc’ın yükseliyor dediği CHP yükselmez.

Amma gel gör ki CHP’nin yükselmesi senin neyine, başka işin mi kalmadı?

Geçmişte koşuşturduğumuz Arınç başka Arınç olmuş, vicdan eleği zayıflayarak görüş mesafesi daralmış olarak görüyorum.  Yaşımıza başımıza göre mezar her birimize kapısını açmış gün sayıyor. Tefekkür etsek, yetim başı okşasak, hakkı söylesek de bu karışık kirli işlere bulaşmasak kazananlardan biri biz oluruz.

Kimselere de borçlu kalmayız…

FETÖ’nün başı da Ecevit’e hem rahmet okudu, hem de şefaat ederim demişti. Filistin halkının kanına giren katil Şimon Peres için de Zaman Gazetesi, “Büyük devlet adamı hakka yürüdü” şeklinde başlık atarak bir nevi müslüman dünyası ile alay etmiş oldu. Şu anda onun yüzünden cemaat perişan, aç sefil, kendisi CIA’nin korumasında rahat, müreffeh.

Öylede olsa böylede olsa hesap günü yaklaşıyor…

Her nefis yaptığı ile tartılacak.

Ne yaptığının farkına varamayanları,  özellikle dost saydıklarımı tarafsız bir dille uyarıyorum. İlla da birlik ve beraberlikse kendi aranızda oluşturarak Millet İttifak’ı tezgâhından yangından kaçar gibi kaçın ve kurtulun.

Yanarsanız başkalarını da yakarsınız.

Kılıçdaroğlu ile gizli ekibi HDP’ ye destek vermekle kendinizi büyük sorumluluk altına sokuyorsunuz. Sayenizde eskiler yine geri gelirse hesabını hem bu dünyada hem de öteki tarafta veremezsiniz.

Adınız tarihe kara leke olarak geçer…  

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.