Nusret Çiçek
Köşe Yazarı
Nusret Çiçek
 

Biz Birbirimizi Yiyelim Onlar Da Ülkeyi Yesinler

Kimse ayranım ekşidir demiyor. Demez, çünkü bedenimize biçilen elbise Antik Yunan’ın demokrasi bataklığıdır. Düşen kirlenmeden çıkamıyor. Başa geçen hangi iktidar var ki muhalefet tarafından övülmüştür. Hangi iktidar da muhalefetle tokalaşmıştır. Olmaz;  tabiatına, huyuna suyuna aykırı… … Demokrasinin muhalefeti kadar iktidarı da bir huyludur, bir türlüdür. Koltuğa yerleşti mi gözü hiçbir şey görmez… Dostları geçtik kardeşler bile birbirlerine rakip, birbirlerine düşman. Hem de elhamdülillah Müslüman’ız!.. … Kargaşalar,  gürültüler, sevimsiz takışmalar, iftiralar kimin işine yarıyor? Elbette ki ülkenin tüm kaynaklarına hâkim olan sermayedarların işine yarıyor.  Halkın cebi boşalıyor onların kasaları doluyor. El atılmadıkları saha kaldı mı ki?.. Temizlik malzemesinden tutun da sanayi mamullerinin her çeşidine   varıncaya kadar yabancı. Geneli Mescid-i Aksa’ya kirli ayaklarıyla giren İsrail malları. Veya kendini gizleyen beyaz  Türklerin elinde.  Hadi şimdi yerli araç üretilecek denildiğinde hemen kaparlar, aşı mı dedin yine onlar. Bir süre sonra da o işletme atıl kalır, yine IMF’ye muhtacız. Eski Merkez Başkanı Durmuş Yılmaz İMF diyor. Merkez Bankasını kime teslim etmişiz!.. Hangisi bizim? Hiç birisi. Devlet azıcık kımıldasa dolar zıplamaya başlar. Yine de bağımsız ülkeyiz demesek ayıp olur… … Anadolu insanı tarlasını bile doğru dürüst işletemiyor. Mazot dolar, tohum dolar, ilaçlama dolar, makineler dolar… Serçe parmağı ile piyasaları indirip kaldıran dolar tokmağı var başımızın üzerinde, hem de Lozan’dan icazetli, altına atılan imzalar sağlam! Muhalefet bu gibi şeylerin önünde değil arkasındadır. Derdi iktidardan sen in ben bineyim. Kör değiliz ya görüyoruz. Türkiye bölgesinde kımıldamaya başladığında sirenler çalmaya başlar. Akdenizlere açılmak, doğalgaz arayıp bulmak, insansız hava araçları yapmak, terörün burnunun kemiğini kırmak, Ayasofya’yı eski haline getirmek, dağları taşları delmek, hızlı raylar döşemek, kuzey Suriye’ye müdahale etmek, Türk Birliğini kurmak  senin neyine! Başa döneceksin… Eski havanda yürüyeceksin… Muhalefetin başı olan Kılıçdaroğlu Türkiye’ye yatırım yapmamaları için dış ülkelere çağrıda bulunuyor. En büyük kötülük en yüksek ihanet. Bir ülke ki dış düşmanlarından ziyade  hainini kendi içinde hazineden para vererek  besliyorsa o ülke çoğa gitmeden sanayisi ile, sosyal yapısı ile aklı ile fikri ile batar. İhanete dağlar bile dayanamıyor. Üç kıtanın hâkimi Osmanlı devleti öyle batmadı mı? … Yanlışlarıyla doğrularıyla başımızda bir iktidar var, değişmez diye de bir kural yoktur. Gider gelir öbürü. Ancak devlet geleneğinde bir kural vardır. Bir tuğlayı çekerseniz, yerine daha sağlamını koymadığınız taktirde o duvar çöker. Şu anda muhalefetin bir kısım istisnaları olmakla beraber alayı ayak takımıdır, kafa çekmekten başka bir şey bilmezler. Her birinden ne köy olur ne de kasaba.   Erenler diyor ki, iktidara gelirsek başta Kanal İstanbul olmak üzere AK partinin başlatmış olduğu tüm yatırımları durduracağız. Öte taraftan kabinede başörtülü bakan bulunduracağını  vaat ediyor. CHP filmi…  İlk meclis açılacağı esnada ülke geneline dağıttıkları bildiride hilafeti kurtaracakları sözünü vermişlerdi. Halk da güvenerek peşlerine düştü. Yetkiler ele geçtiğinde tam tersi, nerdeyse her evde idam edilmedik adam kalamadı. Şimdi de aynı oyunu oynuyorlar. Erenler koltuğu kapsa ne yapacağını biliyor. Laiklik sazı elinde… Kandil’i sözde yerle bir edecekmiş de inanma. Bu demektir ki Kandili yeniden imar edecek. Çünkü ortağı veli nimeti terör destekli HDP’dir. … Bundan şu çıkar… Gerçekten vatan severlik mi diyoruz? Partileri, dernekleri, cemaatleri, tarikatları faklı da olsa bile ülkenin menfaatleri konu olduğunda bir araya gelmemiz gerekiyor. Caizdir farzdır… Yok birbirimizi yiyorsak elin gâvuru da haklı olarak ülkeyi yiyecektir. Şimdiden yemeye başladı bile. Yeniden başa dönün diyorlar. Baş muhalefet de teskere karşıtlığı ile onay veriyor. Bazı eblehler de alkışlıyorlar… Korkarım Saddam’ı bile aratacaklar…
Ekleme Tarihi: 21 Kasım 2021 - Pazar

Biz Birbirimizi Yiyelim Onlar Da Ülkeyi Yesinler

Kimse ayranım ekşidir demiyor.

Demez, çünkü bedenimize biçilen elbise Antik Yunan’ın demokrasi bataklığıdır. Düşen kirlenmeden çıkamıyor.

Başa geçen hangi iktidar var ki muhalefet tarafından övülmüştür.

Hangi iktidar da muhalefetle tokalaşmıştır.

Olmaz;  tabiatına, huyuna suyuna aykırı…

Demokrasinin muhalefeti kadar iktidarı da bir huyludur, bir türlüdür.

Koltuğa yerleşti mi gözü hiçbir şey görmez…

Dostları geçtik kardeşler bile birbirlerine rakip, birbirlerine düşman.

Hem de elhamdülillah Müslüman’ız!..

Kargaşalar,  gürültüler, sevimsiz takışmalar, iftiralar kimin işine yarıyor?

Elbette ki ülkenin tüm kaynaklarına hâkim olan sermayedarların işine yarıyor.  Halkın cebi boşalıyor onların kasaları doluyor.

El atılmadıkları saha kaldı mı ki?..

Temizlik malzemesinden tutun da sanayi mamullerinin her çeşidine   varıncaya kadar yabancı. Geneli Mescid-i Aksa’ya kirli ayaklarıyla giren İsrail malları.

Veya kendini gizleyen beyaz  Türklerin elinde. 

Hadi şimdi yerli araç üretilecek denildiğinde hemen kaparlar, aşı mı dedin yine onlar. Bir süre sonra da o işletme atıl kalır, yine IMF’ye muhtacız.

Eski Merkez Başkanı Durmuş Yılmaz İMF diyor.

Merkez Bankasını kime teslim etmişiz!..

Hangisi bizim?

Hiç birisi. Devlet azıcık kımıldasa dolar zıplamaya başlar.

Yine de bağımsız ülkeyiz demesek ayıp olur…

Anadolu insanı tarlasını bile doğru dürüst işletemiyor.

Mazot dolar, tohum dolar, ilaçlama dolar, makineler dolar…

Serçe parmağı ile piyasaları indirip kaldıran dolar tokmağı var başımızın üzerinde, hem de Lozan’dan icazetli, altına atılan imzalar sağlam!

Muhalefet bu gibi şeylerin önünde değil arkasındadır.

Derdi iktidardan sen in ben bineyim.

Kör değiliz ya görüyoruz.

Türkiye bölgesinde kımıldamaya başladığında sirenler çalmaya başlar.

Akdenizlere açılmak, doğalgaz arayıp bulmak, insansız hava araçları yapmak, terörün burnunun kemiğini kırmak, Ayasofya’yı eski haline getirmek, dağları taşları delmek, hızlı raylar döşemek, kuzey Suriye’ye müdahale etmek, Türk Birliğini kurmak  senin neyine!

Başa döneceksin…

Eski havanda yürüyeceksin…

Muhalefetin başı olan Kılıçdaroğlu Türkiye’ye yatırım yapmamaları için dış ülkelere çağrıda bulunuyor. En büyük kötülük en yüksek ihanet.

Bir ülke ki dış düşmanlarından ziyade  hainini kendi içinde hazineden para vererek  besliyorsa o ülke çoğa gitmeden sanayisi ile, sosyal yapısı ile aklı ile fikri ile batar. İhanete dağlar bile dayanamıyor.

Üç kıtanın hâkimi Osmanlı devleti öyle batmadı mı?

Yanlışlarıyla doğrularıyla başımızda bir iktidar var, değişmez diye de bir kural yoktur. Gider gelir öbürü. Ancak devlet geleneğinde bir kural vardır.

Bir tuğlayı çekerseniz, yerine daha sağlamını koymadığınız taktirde o duvar çöker. Şu anda muhalefetin bir kısım istisnaları olmakla beraber alayı ayak takımıdır, kafa çekmekten başka bir şey bilmezler.

Her birinden ne köy olur ne de kasaba.  

Erenler diyor ki, iktidara gelirsek başta Kanal İstanbul olmak üzere AK partinin başlatmış olduğu tüm yatırımları durduracağız.

Öte taraftan kabinede başörtülü bakan bulunduracağını  vaat ediyor.

CHP filmi…  İlk meclis açılacağı esnada ülke geneline dağıttıkları bildiride hilafeti kurtaracakları sözünü vermişlerdi. Halk da güvenerek peşlerine düştü. Yetkiler ele geçtiğinde tam tersi, nerdeyse her evde idam edilmedik adam kalamadı. Şimdi de aynı oyunu oynuyorlar.

Erenler koltuğu kapsa ne yapacağını biliyor.

Laiklik sazı elinde…

Kandil’i sözde yerle bir edecekmiş de inanma.

Bu demektir ki Kandili yeniden imar edecek.

Çünkü ortağı veli nimeti terör destekli HDP’dir.

Bundan şu çıkar…

Gerçekten vatan severlik mi diyoruz?

Partileri, dernekleri, cemaatleri, tarikatları faklı da olsa bile ülkenin menfaatleri konu olduğunda bir araya gelmemiz gerekiyor.

Caizdir farzdır…

Yok birbirimizi yiyorsak elin gâvuru da haklı olarak ülkeyi yiyecektir.

Şimdiden yemeye başladı bile.

Yeniden başa dönün diyorlar.

Baş muhalefet de teskere karşıtlığı ile onay veriyor.

Bazı eblehler de alkışlıyorlar…

Korkarım Saddam’ı bile aratacaklar…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.