Sitenin solunda giydirme reklam
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Mustafa Yavuz Elbirler
Köşe Yazarı
Mustafa Yavuz Elbirler
 

Sözlü, Fiili Şiddet ve İstismar

Şiddet, bireyin fiziki, cinsi, psikolojik, politik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini ihtiva eden, fiziki, cinsi, psikolojik, sözlü, politik veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Sözlü Şiddet, belirli bir süre içinde tekrar tekrar verilirse, hakaret veya aşağılanma yoluyla hakaret veya başkalarının saygınlığını zedelemeyi amaçlayan cümleleri telaffuz etme eylemi sözlü şiddet olarak kabul edilir. Hemen her gün neredeyse hepimizin birbirimize uyguladığı bir şiddet türü sözlü / zihinsel istismar. Karşınızdaki insanın öz güvenini yıkmaya, moralini bozmaya, kendini kötü hissettirmeye çalışmak olarak tanımlanır. Şiddet, özel veya kamusal alanda, evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde, hemcinsine, karşı cinse, çocuklara ve insan dışındaki diğer canlılara yönelik olarak vuku bulur. Milli kültüründen gün be gün uzaklaşan toplumumuzda maalesef ve de üzüntü ile özellikle kadına ve çocuklara karşı şiddet fiilinin giderek artan tozda vuku bulduğunu görüyoruz. Evde baba anneye ve çocuklara, anne çocuklara şiddet uyguluyor. Okulda her ne kadar azaldı ise de kısmen fiili ve çoklukla sözlü bir şiddet var ola gelmekte. İş yerinde usta çırağını fiili ve sözlü şiddetle eğitmekte. Kamu ve özel sektörde; üstlerin astlarına uyguladığı sözlü, fiili ve cinsel şiddet ile istismar her daim yaşanmakta. Asker de fiili ve sözlü şiddet görülmekte. Eti senin kemiği benim. Dayak cennetten çıkmadır. Öğretmenin vurduğu yerde gül biter...………. Velhasıl, dayak bilinen ve de faydası ile zararı pek de düşünülemeyen eski bir eğitim aracı. Oysa, çok defa suça itilen çocuklar, sokaktaki çocukların ve benzerlerinin velilerinden sıkça duyduğumuz bir kelam '' Komser Bey, ben bunun sırtında kaç sopa kırdım, adam edemedim...'' Bunlara basacaksın odunu, sallandıracaksın bir kaçını bakın nasıl adam oluyorlar. Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. Katlanacaksın kızım, dövse de sövse de kocandır. Size ne, kocam değil mi? Döver de, sever de... Toplumun önderleri, liderleri: sözlü şiddet de adeta yarış içinde. Çizgi filmler; şiddet dolu. Oyunlar; şiddet dolu Filmler; şiddet dolu Nerede ise beşikten mezara şiddet olgusu için de yaşayan, beslenen, dinlenen bir toplum. Derler ki: Üzüm üzüme baka baka kararır. Ve de ağaç yaş iken eğilir. Hanımefendi, bayan beyefendi, beybaba demekten vaz geçtik. Eskilerin argosun da bile nezaket saygı var idi. Bu konu da çokça yazılır, söylenir ve de maalesef yaşanır. Selam ve Dua İle!
Ekleme Tarihi: 02 Ağustos 2021 - Pazartesi

Sözlü, Fiili Şiddet ve İstismar

Şiddet, bireyin fiziki, cinsi, psikolojik, politik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini ihtiva eden, fiziki, cinsi, psikolojik, sözlü, politik veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.

Sözlü Şiddet, belirli bir süre içinde tekrar tekrar verilirse, hakaret veya aşağılanma yoluyla hakaret veya başkalarının saygınlığını zedelemeyi amaçlayan cümleleri telaffuz etme eylemi sözlü şiddet olarak kabul edilir.

Hemen her gün neredeyse hepimizin birbirimize uyguladığı bir şiddet türü sözlü / zihinsel istismar. Karşınızdaki insanın öz güvenini yıkmaya, moralini bozmaya, kendini kötü hissettirmeye çalışmak olarak tanımlanır.

Şiddet, özel veya kamusal alanda, evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde, hemcinsine, karşı cinse, çocuklara ve insan dışındaki diğer canlılara yönelik olarak vuku bulur.

Milli kültüründen gün be gün uzaklaşan toplumumuzda maalesef ve de üzüntü ile özellikle kadına ve çocuklara karşı şiddet fiilinin giderek artan tozda vuku bulduğunu görüyoruz.

Evde baba anneye ve çocuklara, anne çocuklara şiddet uyguluyor.

Okulda her ne kadar azaldı ise de kısmen fiili ve çoklukla sözlü bir şiddet var ola gelmekte.

İş yerinde usta çırağını fiili ve sözlü şiddetle eğitmekte.

Kamu ve özel sektörde; üstlerin astlarına uyguladığı sözlü, fiili ve cinsel şiddet ile istismar her daim yaşanmakta.

Asker de fiili ve sözlü şiddet görülmekte.

Eti senin kemiği benim.

Dayak cennetten çıkmadır.

Öğretmenin vurduğu yerde gül biter...……….

Velhasıl, dayak bilinen ve de faydası ile zararı pek de düşünülemeyen eski bir eğitim aracı.

Oysa, çok defa suça itilen çocuklar, sokaktaki çocukların ve benzerlerinin velilerinden sıkça duyduğumuz bir kelam '' Komser Bey, ben bunun sırtında kaç sopa kırdım, adam edemedim...''

Bunlara basacaksın odunu, sallandıracaksın bir kaçını bakın nasıl adam oluyorlar.

Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.

Katlanacaksın kızım, dövse de sövse de kocandır.

Size ne, kocam değil mi? Döver de, sever de...

Toplumun önderleri, liderleri: sözlü şiddet de adeta yarış içinde.

Çizgi filmler; şiddet dolu.

Oyunlar; şiddet dolu

Filmler; şiddet dolu

Nerede ise beşikten mezara şiddet olgusu için de yaşayan, beslenen, dinlenen bir toplum.

Derler ki:

Üzüm üzüme baka baka kararır.

Ve de ağaç yaş iken eğilir.

Hanımefendi, bayan beyefendi, beybaba demekten vaz geçtik.

Eskilerin argosun da bile nezaket saygı var idi.

Bu konu da çokça yazılır, söylenir ve de maalesef yaşanır.

Selam ve Dua İle!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.