Mustafa Toygar
Köşe Yazarı
Mustafa Toygar
 

Münacât

Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden: Ali Şâkir Ergin Hocama Hayatı doludizgin sürdük karanlıklara, Süveydâlar, simsiyah geceden daha kara, Yâ Rabbî! İmdâd eyle bilcümle günahkâra,            Gâfiliz, isyankârız; kulluktan atma bizi;          Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..   Nefs atı şâha kalkmış, biz âmâde olmuşuz, Ölümsüz sevdâlardan hep âzâde olmuşuz, Gönüller çöle dönmüş, nefse bâde olmuşuz,            İsm-i Âzam aşkına, yâ Rab Ağlatma bizi;          Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..   Anlamadık bir türlü hayatın gâyesini, Bin parçaya ayırdık kul olma pâyesini, Hebâ ettik Allah’ım ömür sermâyesini,            Kor düştü içimize, ateşe atma bizi; Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..   Haddimizi aşsak da, rahmetten ümitvârız, “Vahşî”yi “yahşi” eden âyetten ümitvârız,  Sen “Rahmân”sın, “Rahîm”sin; nusretten ümitvârız,   Affetmek şânındandır, ye’se uğratma bizi;          Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..   Divâneye döneriz inâyetin olmasa, Kaybederiz Mahşer’de mağfiretin olmasa, Biz neyleriz yâ “Gaffâr”, merhametin olmasa,   “Lütfeyle “Lütf-i Kadîm”, kara bağlatma bizi;          Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..   Ateşlere yaslanan geceye hitâm olsun, “Gül” yüzlü şafaklara Güneş’ten selâm olsun, Affet bizi yâ Rabbî, “Yâr ile bayram” olsun,   Hüsrâna uğrayanlar safına katma bizi; Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..
Ekleme Tarihi: 26 Kasım 2021 - Cuma

Münacât

Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden:

Ali Şâkir Ergin Hocama

Hayatı doludizgin sürdük karanlıklara,

Süveydâlar, simsiyah geceden daha kara,

Yâ Rabbî! İmdâd eyle bilcümle günahkâra,

 

         Gâfiliz, isyankârız; kulluktan atma bizi;

         Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

 

Nefs atı şâha kalkmış, biz âmâde olmuşuz,

Ölümsüz sevdâlardan hep âzâde olmuşuz,

Gönüller çöle dönmüş, nefse bâde olmuşuz,

 

         İsm-i Âzam aşkına, yâ Rab Ağlatma bizi;

         Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

 

Anlamadık bir türlü hayatın gâyesini,

Bin parçaya ayırdık kul olma pâyesini,

Hebâ ettik Allah’ım ömür sermâyesini,

 

         Kor düştü içimize, ateşe atma bizi;

Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

 

Haddimizi aşsak da, rahmetten ümitvârız,

“Vahşî”yi “yahşi” eden âyetten ümitvârız, 

Sen “Rahmân”sın, “Rahîm”sin; nusretten ümitvârız,

 

Affetmek şânındandır, ye’se uğratma bizi;

         Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

 

Divâneye döneriz inâyetin olmasa,

Kaybederiz Mahşer’de mağfiretin olmasa,

Biz neyleriz yâ “Gaffâr”, merhametin olmasa,

 

“Lütfeyle “Lütf-i Kadîm”, kara bağlatma bizi;

         Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

 

Ateşlere yaslanan geceye hitâm olsun,

“Gül” yüzlü şafaklara Güneş’ten selâm olsun,

Affet bizi yâ Rabbî, “Yâr ile bayram” olsun,

 

Hüsrâna uğrayanlar safına katma bizi;

Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.