Mustafa Toygar
Köşe Yazarı
Mustafa Toygar
 

Haydi, Gözümüz Aydın…

-Ne sırıtıyorsun Rıfkı, millet kan ağlarken senin neşen-keyfin yerinde hayrola, bir yerlerde Dolar’ın mı var? -Yastık altında birkaç Dolarımız var tabi ama ben ona gülmüyorum abi, güzel haberlerim var, haydi sıralayayım da sen de şu kederli halinden uzaklaş, gül biraz… AKP+MHP iktidarı yıllardır üzerinde çalıştıkları, dünyada devrim yaratacak yeni bir ekonomik model geliştirdiler, biraz da Çin modelinden esinlenmişler!... Bu modele göre; üretim artacak, büyüme artacak, refah artacak, işsizlik kalkacak, tüm dünya Türkiye’yi kıskanacak!... Vatandaş  faiz canavarına ezdirilmeyecek, faizin kolu kanadı kırılacak hatta tamamen ortadan kaldırılacak, kalleş düşman!... Almanya, İngiltere, Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; iş adamları ve bilim adamları Türkiye’ye akın edecekler!... Bundan gayrı Türkiye, mutlu insanların refah içerisinde yaşadıkları ülke haline getirilecek… Hatta bu yeni ekonomik modelin telif haklarından dolayı milyarlarca Dolar kazanacağız!... Haydi, bakalım gözümüz aydın abiciğim... Niçin 19 yıl beklediler diye de sakın sorma, bu işler kolay mı?Uğur Şahin ve Özlem TüreciBiontech aşısını bir günde mi buldular, yıllardır üzerinde çalışıyorlardı. İşte bu geliştirilen, dünyanın hayretle takip ettiği ve yıllarca üzerinde çalışılan bir ekonomik model olduğu söyleniyor!... Haydi yüzünüz gülsün biraz, iyisiniz yine abiciğim!...  -Rıfkı sen benimle dalga mı geçiyorsun, şaka mı yapıyorsun? Size geceyi gündüz diye yutturuyorlar, senin gibileri Man kurtlaştırmak çok zor olmamış gibi gözüküyor. Türkiye alev alev yanıyor sen neden bahsediyorsun Rıfkı? -Yabancı paraların aşırı değer kazanması niçin kötü olsun, bak Bulgarlar bile mallarımıza hücum ediyorlar, ihracatımız artmayacak mı? -Önce şunu düzeltelim Rıfkı, yabancı parlar değer kazanmıyor, dünyadaki tüm paralar karşısında Türk Lirası aşırı değer kaybediyor. Türkiye Dolar 2 lira iken ürettiği malları satmakta zorluk mu çekiyordu? Yani; buğday, mercimek, nohut hatta saman ürettin de satamadın mı? Otomobil, bilgisayar, çamaşır makinası, vs ürettin de satamadın mı? Tarım ülkesi Türkiye; buğdayı, samanı, nohutu, mercimeği, mısırı Dolar’la dışarıdan alıyor. Tüm Avrupa’yı doyurabilecek kapasiteye sahip olan Türkiye’nin düştüğü şu hali göremiyor musun? -‘Ben ekonomiyi iyi bilirim, ekonominin kitabını yazdık’ diyorlar demek ki ekonomiyi bizimkiler çok iyi biliyorlar. -Bir ülkenin parasının değeri ürettiği kadardır, 19 yıl boyunca ülkenin kaynakları betona gömülmüş, hâlbuki kendinden önceki 56 hükümet yani 80 yıl boyunca kullanılan kaynağın, 19 yılda 3 katına yakın kaynak kullanılmış. Bu kaynaklar üretime aktarılsaydı bugünlerde kişi başına düşen milli gelir 10 bin Dolarlardan 4 bin Dolarlara düşmez aksine 20 bin Dolarlara çıkardı. Rıfkı ’çığım, şimdi bu faiz yüzde 14, hatta sıfırlanacak diyor ya sizinkiler, enflasyon yani yıllık ortalama fiyat artışı da bağımsız kuruluşlara göre yüzde 58, hükümetimize göre yüzde 21 değil mi?” -Evet abi… -Bak şimdi, benim arabamın lastikleri eskimiş, dört lastik 2000 lira dediler. Sen geldin benden bir yıllığına borç para istedin. Ben de lastikler bir yıl daha idare edebilir diyerek bir kenarda duran lastik paramı sana borç verdim. -Ben senden ne zaman borç para istedim abi? - Mesela diyorum Rıfkı, biliyorum sizde para çoktur… -Peki devam et abi.. -İki sene sonra sen borcunu 2000 lira olarak ödedin, eyvallah… Ben de parayı alır almaz iyice eskimiş olan lastiklerimi değiştirmek için soluğu lastikçide aldım. Lastikçi ne dese beğenirsin, ‘beyim lastikler3000 bin lira oldu.’ Yani lastiklerin tanesi 500 lira iken 750 lira olmuş, üçüncü lastiği bile alamıyorum. Sorum şu Rıfkı, bu hesaba göre bankalar kredi verse, yani sıfır faiz veya enflasyonun çok altında bir oranla, ertesi sene bütün bankalar batmaz mı, Türkiye’de bir finans krizi çıkmaz mı? -Bu soruyu geçelim, ben öyle finanstan filan anlamam abi, başka sor. -Ne oldu Rıfkı, bu soru işine gelmedi değil mi? Neyse, liramızın hali ne olacak, bütün yabancı paralar karşısında değer kaybetmiş, yerlerde sürünüyor, ne olacak şimdi, sen bu konuları iyi bilirsin reisiniz gibideğil mi? -Türkiye’de ihracat patlaması olacak dedik ya, bu nedenle paranın değeri düşürülüyor. -Nasıl olacak, şunu etraflı bir şekilde anlat bakalım Rıfkı… Şu derin ekonomik sisteminizi biz de öğrenelim, belki biraz rahatlarız… -Bak şimdi abi, Dolar Cumhurbaşkanlığı sistemi kabul edildiğinde 5 liraydı değil mi? İhracatçı 100 Dolarlık mal sattığında cebine 500 lira giriyordu, Dolar 15 lira olunca vatandaşın cebine 1500 lira para girecek değil mi? Bu arada dışarıdan 500 liraya aldıklarımızın maliyeti 1500 liraya çıktığı için alamayacağız. Alamadığımız için de üreteceğiz, buna üretim ekonomisi denir abi!...Gülme abi ya gülme, peşin parayı görünce gülersin tabi…” -Yok, Rfkıcığım sana gülmüyorumsen tam mankurtlaşmışsın neyine güleceğim, sadece üzülüyorum. Sen bunları anlatırken Nasrettin Hoca’nın hikâyesi aklıma geldi de ona güldüm, senin anlattıkların da pek farklı değil de… -Neymiş o Nasrettin Hoca’nın hikâyesi anlat biz de gülelim abi? -Peki, anlatayım Rıfkı, ancak bugün beni çok yordun bu konuyu ve sizinkilerin tarım politikasını sonra konuşuruz. Nasrettin Hocanın fıkrası ile bu sohbeti bitirelim. Nasreddin Hoca bir ahbabından borç almış. Elde avuçta olsa Hoca hemen ödeyecek ama yoksulluğun iki gözü  kör olsun. Daha vadesi gelmeden adam alacağı için Hoca’nın kapısını aşındırmaya başlamış. Bir böyle iki böyle derken yine bir gün adam borcunu istediğinde; – Şu anda yok ama, demiş, çok yakında ödeyeceğim, Böylesi düşman başına, adam yüzsüz mü yüzsüz: – Söyle Hoca, ne zaman vereceksin, kimden bulup vereceksin! – Evin önüne çalı ektim! – Niye? – Koyun sürüsü geçerken yünleri çalıya takılacak. – Sonra? – Bizim hatun bu yünleri toplayacak, yıkayacak, tarayacak, eğirecek, dokuyacak, ben de götürüp satacağım. – Eee? – Ne e’si be adam, sordun ya, senin paranı o zaman öyle ödeyeceğim. Buna kim gülmez; adam da kasıklarını tuta tuta gülünce Hoca: – Gidi hâlden bilmez, demiş, peşin parayı gördün ya gül bakalım!
Ekleme Tarihi: 18 Aralık 2021 - Cumartesi

Haydi, Gözümüz Aydın…

-Ne sırıtıyorsun Rıfkı, millet kan ağlarken senin neşen-keyfin yerinde hayrola, bir yerlerde Dolar’ın mı var?

-Yastık altında birkaç Dolarımız var tabi ama ben ona gülmüyorum abi, güzel haberlerim var, haydi sıralayayım da sen de şu kederli halinden uzaklaş, gül biraz…

AKP+MHP iktidarı yıllardır üzerinde çalıştıkları, dünyada devrim yaratacak yeni bir ekonomik model geliştirdiler, biraz da Çin modelinden esinlenmişler!...

Bu modele göre; üretim artacak, büyüme artacak, refah artacak, işsizlik kalkacak, tüm dünya Türkiye’yi kıskanacak!...

Vatandaş  faiz canavarına ezdirilmeyecek, faizin kolu kanadı kırılacak hatta tamamen ortadan kaldırılacak, kalleş düşman!...

Almanya, İngiltere, Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; iş adamları ve bilim adamları Türkiye’ye akın edecekler!...

Bundan gayrı Türkiye, mutlu insanların refah içerisinde yaşadıkları ülke haline getirilecek…

Hatta bu yeni ekonomik modelin telif haklarından dolayı milyarlarca Dolar kazanacağız!...

Haydi, bakalım gözümüz aydın abiciğim...

Niçin 19 yıl beklediler diye de sakın sorma, bu işler kolay mı?Uğur Şahin ve Özlem TüreciBiontech aşısını bir günde mi buldular, yıllardır üzerinde çalışıyorlardı. İşte bu geliştirilen, dünyanın hayretle takip ettiği ve yıllarca üzerinde çalışılan bir ekonomik model olduğu söyleniyor!...

Haydi yüzünüz gülsün biraz, iyisiniz yine abiciğim!...

 -Rıfkı sen benimle dalga mı geçiyorsun, şaka mı yapıyorsun? Size geceyi gündüz diye yutturuyorlar, senin gibileri Man kurtlaştırmak çok zor olmamış gibi gözüküyor. Türkiye alev alev yanıyor sen neden bahsediyorsun Rıfkı?

-Yabancı paraların aşırı değer kazanması niçin kötü olsun, bak Bulgarlar bile mallarımıza hücum ediyorlar, ihracatımız artmayacak mı?

-Önce şunu düzeltelim Rıfkı, yabancı parlar değer kazanmıyor, dünyadaki tüm paralar karşısında Türk Lirası aşırı değer kaybediyor. Türkiye Dolar 2 lira iken ürettiği malları satmakta zorluk mu çekiyordu? Yani; buğday, mercimek, nohut hatta saman ürettin de satamadın mı? Otomobil, bilgisayar, çamaşır makinası, vs ürettin de satamadın mı? Tarım ülkesi Türkiye; buğdayı, samanı, nohutu, mercimeği, mısırı Dolar’la dışarıdan alıyor. Tüm Avrupa’yı doyurabilecek kapasiteye sahip olan Türkiye’nin düştüğü şu hali göremiyor musun?

-‘Ben ekonomiyi iyi bilirim, ekonominin kitabını yazdık’ diyorlar demek ki ekonomiyi bizimkiler çok iyi biliyorlar.

-Bir ülkenin parasının değeri ürettiği kadardır, 19 yıl boyunca ülkenin kaynakları betona gömülmüş, hâlbuki kendinden önceki 56 hükümet yani 80 yıl boyunca kullanılan kaynağın, 19 yılda 3 katına yakın kaynak kullanılmış. Bu kaynaklar üretime aktarılsaydı bugünlerde kişi başına düşen milli gelir 10 bin Dolarlardan 4 bin Dolarlara düşmez aksine 20 bin Dolarlara çıkardı.

Rıfkı ’çığım, şimdi bu faiz yüzde 14, hatta sıfırlanacak diyor ya sizinkiler, enflasyon yani yıllık ortalama fiyat artışı da bağımsız kuruluşlara göre yüzde 58, hükümetimize göre yüzde 21 değil mi?”

-Evet abi…

-Bak şimdi, benim arabamın lastikleri eskimiş, dört lastik 2000 lira dediler. Sen geldin benden bir yıllığına borç para istedin. Ben de lastikler bir yıl daha idare edebilir diyerek bir kenarda duran lastik paramı sana borç verdim.

-Ben senden ne zaman borç para istedim abi?

- Mesela diyorum Rıfkı, biliyorum sizde para çoktur…

-Peki devam et abi..

-İki sene sonra sen borcunu 2000 lira olarak ödedin, eyvallah… Ben de parayı alır almaz iyice eskimiş olan lastiklerimi değiştirmek için soluğu lastikçide aldım. Lastikçi ne dese beğenirsin, ‘beyim lastikler3000 bin lira oldu.’ Yani lastiklerin tanesi 500 lira iken 750 lira olmuş, üçüncü lastiği bile alamıyorum. Sorum şu Rıfkı, bu hesaba göre bankalar kredi verse, yani sıfır faiz veya enflasyonun çok altında bir oranla, ertesi sene bütün bankalar batmaz mı, Türkiye’de bir finans krizi çıkmaz mı?

-Bu soruyu geçelim, ben öyle finanstan filan anlamam abi, başka sor.

-Ne oldu Rıfkı, bu soru işine gelmedi değil mi? Neyse, liramızın hali ne olacak, bütün yabancı paralar karşısında değer kaybetmiş, yerlerde sürünüyor, ne olacak şimdi, sen bu konuları iyi bilirsin reisiniz gibideğil mi?

-Türkiye’de ihracat patlaması olacak dedik ya, bu nedenle paranın değeri düşürülüyor.

-Nasıl olacak, şunu etraflı bir şekilde anlat bakalım Rıfkı… Şu derin ekonomik sisteminizi biz de öğrenelim, belki biraz rahatlarız…

-Bak şimdi abi, Dolar Cumhurbaşkanlığı sistemi kabul edildiğinde 5 liraydı değil mi? İhracatçı 100 Dolarlık mal sattığında cebine 500 lira giriyordu, Dolar 15 lira olunca vatandaşın cebine 1500 lira para girecek değil mi? Bu arada dışarıdan 500 liraya aldıklarımızın maliyeti 1500 liraya çıktığı için alamayacağız. Alamadığımız için de üreteceğiz, buna üretim ekonomisi denir abi!...Gülme abi ya gülme, peşin parayı görünce gülersin tabi…”

-Yok, Rfkıcığım sana gülmüyorumsen tam mankurtlaşmışsın neyine güleceğim, sadece üzülüyorum. Sen bunları anlatırken Nasrettin Hoca’nın hikâyesi aklıma geldi de ona güldüm, senin anlattıkların da pek farklı değil de…

-Neymiş o Nasrettin Hoca’nın hikâyesi anlat biz de gülelim abi?

-Peki, anlatayım Rıfkı, ancak bugün beni çok yordun bu konuyu ve sizinkilerin tarım politikasını sonra konuşuruz. Nasrettin Hocanın fıkrası ile bu sohbeti bitirelim.

Nasreddin Hoca bir ahbabından borç almış. Elde avuçta olsa Hoca hemen ödeyecek ama yoksulluğun iki gözü  kör olsun. Daha vadesi gelmeden adam alacağı için Hoca’nın kapısını aşındırmaya başlamış. Bir böyle iki böyle derken yine bir gün adam borcunu istediğinde;

– Şu anda yok ama, demiş, çok yakında ödeyeceğim,

Böylesi düşman başına, adam yüzsüz mü yüzsüz:

– Söyle Hoca, ne zaman vereceksin, kimden bulup vereceksin!
– Evin önüne çalı ektim!
– Niye?
– Koyun sürüsü geçerken yünleri çalıya takılacak.
– Sonra?
– Bizim hatun bu yünleri toplayacak, yıkayacak, tarayacak, eğirecek, dokuyacak, ben de götürüp satacağım.
– Eee?
– Ne e’si be adam, sordun ya, senin paranı o zaman öyle ödeyeceğim.

Buna kim gülmez; adam da kasıklarını tuta tuta gülünce Hoca:

– Gidi hâlden bilmez, demiş, peşin parayı gördün ya gül bakalım!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.