Mehmet Anıl Korkmaz
Köşe Yazarı
Mehmet Anıl Korkmaz
 

Sarma Sigara Enflasyonu Yüzde Yüz

Evet, sarma sigara dediğimiz aslında satılması yasak olan fakat neredeyse her sokakta açılan tütüncülerde satışı yapılan şu meretlerden bahsediyorum. Etrafımda geçen yıldan beridir artan sigara zamlarından dolayı bu sarma sigarayı kullananların sayısı arttı. Ben de merak ettim fiyatlarını bir sorayım dedim. 2021 Ocak ayında dört liraya satılan sarma sigara bu sene sekiz liraya satılmaya başlanmış. Tam yüzde yüz artan bir fiyat tablosu. Bu sarma sigarayı içen sınıf ekseri gelir seviyesi düşük vatandaşlar tercih ediyor. Yani alt gelir seviyesine sahip vatandaşların ne kadar sıkışmışlık içinde olduklarının bir göstergesi de bu oldu. Tabi bunun yanı sıra merkezi bütçenin gelir kaybı da buna paralel artacaktır. Nasıl mı? Bakın alkol fiyatlarının artışı da merkezi bütçenin gelir kaybını artıran bir unsurdur. Kaçağa yönelen (yöneltilen) vatandaş faturalı/fişli alım yapmadıkça hazineye vergi de girmemiş oluyor. Aslında tüketici ürün tercihini değiştirmiyor. Tütün ve alkolü alacak olan tüketici aldığı markayı ve alım yaptığı adresi değiştirmiş oluyor. Geçen bir araştırma yayımlandı alkol satışlarına dair. Alkol satışının oranında yüzde altmışlık bir düşme söz konusu olduğu yazıyor raporda. Bir başka araştırmada da alkol kullanımına dair yapılmış. Alkol kullanımı bir önceki yıla göre artış göstermiş. Her gün medyaya düşen ve düşmeyen kaçak alkol tüketimine bağlı ölümler de bunun göstergesi. Aslında çok sevdiğim fakat hocasından dolayı ilk birkaç yıl dersini vermekte zorlandığım iktisat ilmine göre buna Laffer Eğrisi adı verilmiş. Arthur Laffer 1974 yılında devrin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Reagan’ın ekonomi danışmanlığını yürütüyor. Bir akşam yemeğinde masadaki peçetenin üzerine çizerek anlattığı vergiler ile devlet gelirleri grafiğini Wall StreeetJournal yazarı JudeWanniski haberleştiriyor. Bana göre önemli bir dipnot da Arthur Laffer’in bu teorininİbn-i Haldun’a ait olduğunu belirtmesidir. Gerçekten de İbn-i Haldun üstadın Mukaddime adlı şaheserinde teorinin anlatıldığını okumak mümkün. Vatandaş eskisi gibi değil. Bir paket sigaradaki yirmi dalın on altı, on yedisinin vergi olduğunu biliyor. Alacağı yetmişlik rakının sadece bir dublesinin kendisine ait fakat kalan kadehlerin tamamının vergi olduğunu biliyor.  Konuyla alakalı Yeşilaycı okurlarımız “bana neci” olabilir ama unutulmasın ki devlet bütçede gelir hedefi koyduğu vergi kalemini illa bir şekilde gerçekleştirmeye çalışır. Bunun için de sevgili Yeşilaycı okurlarımızın faaliyetleri için lazım olan alet edevatlarının vergisini arttırma yoluna gidebilir. *** Anlayamıyorum… Marketlerin fiyat artışlarını teftiş edip kasiyeri azarlayanları… Görmek istiyorum… Elektrik ve doğalgazdaki fahiş fiyat artışını denetleyecek “milletin zabıtalarını…” *** Ankara üniversitesi öğrencilerinden bir grup temsilcisi mail atmış. Dönem sonu sınavlarına girecek öğrencilerden devamsızlık olanları hocaları daha sınav başlamadan salondan çıkarıyormuş; sınavı çok iyi geçtiği halde sınav sonrası öğrencilere “neden sınava geldiniz ki zaten kaldınız” diyormuş. Pandemi sürecinde bu olacak iş değildir. Devam zorunluluğu bir üniversite öğrencisine dayatılacak bir uygulama hiç değildir bence ama ne olursa olsun bu kural günde altmış yetmiş bin vakanın olduğu günlerde muhakkak esnetilmeliydi.  
Ekleme Tarihi: 12 Ocak 2022 - Çarşamba

Sarma Sigara Enflasyonu Yüzde Yüz

Evet, sarma sigara dediğimiz aslında satılması yasak olan fakat neredeyse her sokakta açılan tütüncülerde satışı yapılan şu meretlerden bahsediyorum. Etrafımda geçen yıldan beridir artan sigara zamlarından dolayı bu sarma sigarayı kullananların sayısı arttı. Ben de merak ettim fiyatlarını bir sorayım dedim. 2021 Ocak ayında dört liraya satılan sarma sigara bu sene sekiz liraya satılmaya başlanmış. Tam yüzde yüz artan bir fiyat tablosu. Bu sarma sigarayı içen sınıf ekseri gelir seviyesi düşük vatandaşlar tercih ediyor. Yani alt gelir seviyesine sahip vatandaşların ne kadar sıkışmışlık içinde olduklarının bir göstergesi de bu oldu. Tabi bunun yanı sıra merkezi bütçenin gelir kaybı da buna paralel artacaktır. Nasıl mı?

Bakın alkol fiyatlarının artışı da merkezi bütçenin gelir kaybını artıran bir unsurdur. Kaçağa yönelen (yöneltilen) vatandaş faturalı/fişli alım yapmadıkça hazineye vergi de girmemiş oluyor. Aslında tüketici ürün tercihini değiştirmiyor. Tütün ve alkolü alacak olan tüketici aldığı markayı ve alım yaptığı adresi değiştirmiş oluyor.

Geçen bir araştırma yayımlandı alkol satışlarına dair. Alkol satışının oranında yüzde altmışlık bir düşme söz konusu olduğu yazıyor raporda. Bir başka araştırmada da alkol kullanımına dair yapılmış. Alkol kullanımı bir önceki yıla göre artış göstermiş. Her gün medyaya düşen ve düşmeyen kaçak alkol tüketimine bağlı ölümler de bunun göstergesi.

Aslında çok sevdiğim fakat hocasından dolayı ilk birkaç yıl dersini vermekte zorlandığım iktisat ilmine göre buna Laffer Eğrisi adı verilmiş.

Arthur Laffer 1974 yılında devrin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Reagan’ın ekonomi danışmanlığını yürütüyor. Bir akşam yemeğinde masadaki peçetenin üzerine çizerek anlattığı vergiler ile devlet gelirleri grafiğini Wall StreeetJournal yazarı JudeWanniski haberleştiriyor. Bana göre önemli bir dipnot da Arthur Laffer’in bu teorininİbn-i Haldun’a ait olduğunu belirtmesidir. Gerçekten de İbn-i Haldun üstadın Mukaddime adlı şaheserinde teorinin anlatıldığını okumak mümkün.

Vatandaş eskisi gibi değil. Bir paket sigaradaki yirmi dalın on altı, on yedisinin vergi olduğunu biliyor. Alacağı yetmişlik rakının sadece bir dublesinin kendisine ait fakat kalan kadehlerin tamamının vergi olduğunu biliyor. 

Konuyla alakalı Yeşilaycı okurlarımız “bana neci” olabilir ama unutulmasın ki devlet bütçede gelir hedefi koyduğu vergi kalemini illa bir şekilde gerçekleştirmeye çalışır. Bunun için de sevgili Yeşilaycı okurlarımızın faaliyetleri için lazım olan alet edevatlarının vergisini arttırma yoluna gidebilir.

***

Anlayamıyorum… Marketlerin fiyat artışlarını teftiş edip kasiyeri azarlayanları…

Görmek istiyorum… Elektrik ve doğalgazdaki fahiş fiyat artışını denetleyecek “milletin zabıtalarını…”

***

Ankara üniversitesi öğrencilerinden bir grup temsilcisi mail atmış. Dönem sonu sınavlarına girecek öğrencilerden devamsızlık olanları hocaları daha sınav başlamadan salondan çıkarıyormuş; sınavı çok iyi geçtiği halde sınav sonrası öğrencilere “neden sınava geldiniz ki zaten kaldınız” diyormuş. Pandemi sürecinde bu olacak iş değildir. Devam zorunluluğu bir üniversite öğrencisine dayatılacak bir uygulama hiç değildir bence ama ne olursa olsun bu kural günde altmış yetmiş bin vakanın olduğu günlerde muhakkak esnetilmeliydi.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.