Mehmet Anıl Korkmaz
Köşe Yazarı
Mehmet Anıl Korkmaz
 

Gelecek Partisi’nin Saha Siyaseti

Dün Kızılcahamam’a ve Kahramankazan’a gittim. Gelecek Partisi Feramuz Üstün Beyefendi sözcülüğünde tüm sokakları arşınladı, tüm dükkânları gezdi ve abartmıyorum her kahvehanede bir çay içti. Siyaset budur arkadaş. Dünkü adım adıma, adam adama siyaset çok hoşuma gitti. Sadece benim değil, ziyaret edilen vatandaşların da çok hoşuna gitti. Ziyaretlerde en dikkatimi çeken unsur vatandaşların teveccühü oldu. Kahramankazanlı vatandaşlar Ali Babacan’a ve Deva Partisi ekibine karşı yapılan saygısızlıktan ötürü Gelecek Partisi ekibine karşı mahcuptular. Herkes bir şeyler ikram ediyor ve Sayın Davutoğlu’na selamlar iletilmesini rica ediyorlardı. Heyetle yürüyüş halindeyken üçü Yozgatlı ikisi Kahramankazanlı beş kişi heyeti durdurdu. Yozgatlı vatandaşlar heyet söze başlamadan “Oyumuz Davutoğlu’na” demezler mi? Ben de gayri ihtiyari –normalde çok söze girmem- “neden hemen Davutoğlu diyorsunuz, heyeti bir dinleseydiniz?” diye sorunca beriki söze girdi. Artık aylık ile iki hafta geçindiklerini, kalan son iki hafta eve utandığı için çocuklar uyuduktan sonra girdiğini söyledi. O beyefendi, geçinebildiği son devrin Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı dönemi olduğunu belirtti. “Adam gibi adama yanlış yaptılar, o an memleket batacak dedim ve şimdi memleket battı” dedi. Gözleri dolunca başımı çevirdim, çok etkilendim. Etkilendiğim bir diğer husus Kahramankazan’ın yerlisi iki amcanın sohbetinde oldu. Etkilendim derken şaşırdım. Amcalar öyle bir konuşuyordu ki, “hani nerde belge, ispat” diyor; heyetteki arkadaş ispat edince, belge sununca “bu sahtedir” diyor. Ben tabi sordum, “ya amca gördüğüm en çetin ceviz Ak Partili sen çıktın, hayırdır nedir seni bu kadar savunmaya iten” dedim. Amca ne dese beğenirsiniz. Amcam MHP’liymiş. Düşünün, Ak Partililer Ak Parti’den vazgeçiyor; MHP’liler Recep Tayyip Erdoğan’ı sorgusuz destekliyor. Bunun sebeplerini partililer iyi irdeleyip strateji kurabilirlerse Cumhur İttifakının oylarının düştüğü durumu düşünmek bile istemiyorum. *** Siirt, Kürdistan’ın değildir. Batman, Kürdistan’ın değildir. Hakkari, Kürdistan’ın değildir. Vatan toprağında Edirne’den Kars’a her yer Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Siz bakamayın bu vatanın camilerinde Atatürk’ün anılmadığına, siz bakmayın anma törenlerinde Atatürk’ün resimleriyle ve Türk Bayrağı’na hakaretler edildiğine. “İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” demiş yıllar önce Atatürk. Sıkıntı yok yani. Biz içinde bulunduğumuz durumun imkân ve şeraitini düşünenlerden değiliz. *** Ne diyeceğim bakın… Cuma günü öğleden sonra Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Temel Karamollaoğlu bir araya gelse, basına ortak demeç verse ve en sonunda el ele bir selam verseler… Yetinmesinler ve İç Anadolu’da her ilde ortak konferanslar verseler ve deseler ki; “Ey Ak Partili kararsız kardeşim, sakin ol ve oyunu millet ittifakının adayından yana kullan. Oyunun ve hayat tarzının teminatı biziz.” deseler Millet İttifakının oyu bir anda yüzde on iki artar, ittifakın adayı da Cumhurbaşkanlığını şimdiden garanti altına alır. *** Sevgili okurlar, Suriye’ye dikkat. Suriye’nin kuzeyine ayrı dikkat. Hatay sınırımıza apayrı dikkat edelim.
Ekleme Tarihi: 31 Ekim 2021 - Pazar

Gelecek Partisi’nin Saha Siyaseti

Dün Kızılcahamam’a ve Kahramankazan’a gittim. Gelecek Partisi Feramuz Üstün Beyefendi sözcülüğünde tüm sokakları arşınladı, tüm dükkânları gezdi ve abartmıyorum her kahvehanede bir çay içti. Siyaset budur arkadaş. Dünkü adım adıma, adam adama siyaset çok hoşuma gitti. Sadece benim değil, ziyaret edilen vatandaşların da çok hoşuna gitti.

Ziyaretlerde en dikkatimi çeken unsur vatandaşların teveccühü oldu. Kahramankazanlı vatandaşlar Ali Babacan’a ve Deva Partisi ekibine karşı yapılan saygısızlıktan ötürü Gelecek Partisi ekibine karşı mahcuptular. Herkes bir şeyler ikram ediyor ve Sayın Davutoğlu’na selamlar iletilmesini rica ediyorlardı.

Heyetle yürüyüş halindeyken üçü Yozgatlı ikisi Kahramankazanlı beş kişi heyeti durdurdu. Yozgatlı vatandaşlar heyet söze başlamadan “Oyumuz Davutoğlu’na” demezler mi? Ben de gayri ihtiyari –normalde çok söze girmem- “neden hemen Davutoğlu diyorsunuz, heyeti bir dinleseydiniz?” diye sorunca beriki söze girdi. Artık aylık ile iki hafta geçindiklerini, kalan son iki hafta eve utandığı için çocuklar uyuduktan sonra girdiğini söyledi. O beyefendi, geçinebildiği son devrin Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı dönemi olduğunu belirtti. “Adam gibi adama yanlış yaptılar, o an memleket batacak dedim ve şimdi memleket battı” dedi. Gözleri dolunca başımı çevirdim, çok etkilendim.

Etkilendiğim bir diğer husus Kahramankazan’ın yerlisi iki amcanın sohbetinde oldu. Etkilendim derken şaşırdım. Amcalar öyle bir konuşuyordu ki, “hani nerde belge, ispat” diyor; heyetteki arkadaş ispat edince, belge sununca “bu sahtedir” diyor. Ben tabi sordum, “ya amca gördüğüm en çetin ceviz Ak Partili sen çıktın, hayırdır nedir seni bu kadar savunmaya iten” dedim. Amca ne dese beğenirsiniz. Amcam MHP’liymiş. Düşünün, Ak Partililer Ak Parti’den vazgeçiyor; MHP’liler Recep Tayyip Erdoğan’ı sorgusuz destekliyor. Bunun sebeplerini partililer iyi irdeleyip strateji kurabilirlerse Cumhur İttifakının oylarının düştüğü durumu düşünmek bile istemiyorum.

***

Siirt, Kürdistan’ın değildir. Batman, Kürdistan’ın değildir. Hakkari, Kürdistan’ın değildir. Vatan toprağında Edirne’den Kars’a her yer Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Siz bakamayın bu vatanın camilerinde Atatürk’ün anılmadığına, siz bakmayın anma törenlerinde Atatürk’ün resimleriyle ve Türk Bayrağı’na hakaretler edildiğine. “İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” demiş yıllar önce Atatürk. Sıkıntı yok yani. Biz içinde bulunduğumuz durumun imkân ve şeraitini düşünenlerden değiliz.

***

Ne diyeceğim bakın… Cuma günü öğleden sonra Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Temel Karamollaoğlu bir araya gelse, basına ortak demeç verse ve en sonunda el ele bir selam verseler… Yetinmesinler ve İç Anadolu’da her ilde ortak konferanslar verseler ve deseler ki; “Ey Ak Partili kararsız kardeşim, sakin ol ve oyunu millet ittifakının adayından yana kullan. Oyunun ve hayat tarzının teminatı biziz.” deseler Millet İttifakının oyu bir anda yüzde on iki artar, ittifakın adayı da Cumhurbaşkanlığını şimdiden garanti altına alır.

***

Sevgili okurlar, Suriye’ye dikkat. Suriye’nin kuzeyine ayrı dikkat. Hatay sınırımıza apayrı dikkat edelim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.