İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

Yoksul Değil, Yolunan Ülkeyiz

Sayın Akşener doğru söylüyor, biz yoksul bir ülke değiliz, yoksullaştırılan bir ülkeyiz. Bu ülke doğru yönetilse, kaynakları heba edilmese, israf ve rüşvetin önü alınabilseydi bugün kişi başına düşen milli gelir 7.500 dolar değil, 20 bin dolar olurdu. Batı'da gazeteler, son yirmi yılda Türkiye'de yapılan ihalelerde 200 milyar dolar rüşvet dağıtıldığını yazıyor. Bu sadece buzdağının görünen kısmı, bir de görünmeyen ondan daha büyük kısmı var. İsraf, yanlış yatırımlar, kötü yönetim, kar eden kurumların bilinçli olarak zarar ettirilip sudan ucuz fiyata satılması, tarımın yok edilerek ülkenin dışarı muhtaç edilmesi gibi faktörler de buna ilave edilince ortaya çok korkunç bir tablo çıkıyor. Çok değil bundan yirmi yıl önce bu ülkede dünyanın en kaliteli tütünü üretiliyordu. Bize ait Bafra, Samsun,Yenice gibi onlarca marka sigara vardı. Tekel özelleştirildi, tütüncülük bitti, şimdi sigarayı fahiş fiyatlarla dışarıdan alıyoruz. Şeker fabrikaları satıldı, şeker ihtiyacımızın bir kısmını ABD'li firmalardan alıyoruz. Peşkeş usulü ihalelerle beş liraya yapılacak işleri on liraya yaptırarak millete harcanacak paraları müteahhitlerin dibi delik ceplerine boca ettik. Üretime yatırım yapmak yerine betona yatırım yaparak dünyaya satacak hiç bir şey üretmedik. Bilinçli fakirleştirme ve borçlandırma ile vatandaşı iktidara bağımlı hale getirdik. Hazineyi garantili yollar, köprüler, hastaneler ve hava alanlarının ödemesi ile müteahhitlere bağladık. Mali disiplini terk ederek merkez bankasını iktidarın aparatı haline getirdik. İş yapmak yerine vatandaşı dünya bizi kıskanıyor hapları ile uyumayı tercih ettik. Bütün bu yanlış yatırımlar, girişimler, rüşvet iddiaları olmasaydı heder edilen milyarlar milletin hizmetine aktarılacaktı. Refah yaygınlaşacak ülkenin bir kısmı Cibuti gibi yaşarken bir kısmı İsveç-Norveç gibi olmayacaktı. Bugün ülke sınırları içinde yaşam tarzları birbirinden farklılaşmış bir tarafında sefalet akan, bir başka tarafında lüks ve ihtişam akan gruplaşmalar olmayacaktı. Bazıları bir Türkiye resmi çizerken hep o mutlu  ve doymaz azınlığı göstererek bir Türkiye tablosu çizmeye çalışıyor. Oysa iki Türkiye var, bir tarafta ay sonunu getiremeyen, karnını doyurmakta güçlük çeken, günlük yaşayan milyonlar, öte tarafta bir eli yağda, bir eli balda olan, vatandaşın sancılarına kulağı ve vicdanı tıkalı on binler. Bir tarafta Saray'ın beslemeleri, bir tarafta unuttukları. Türkiye bu ekonomik olarak bölünmüş tabloyu elbette aşabilir. Bunun yolu ülkenin doğru yönetilmesi, kaynaklarının heba edilmemesi, israfın, yolsuzluğun, arsızlığın, hırsızlığın adaletsizliğin, önlenmesidir. Yani ahlaklı ve liyakatli olanların yönetimidir. Bunu gerçekleştirmek çok zor değil, yeter ki sandık önümüze geldiğinde doğru karar verebilelim. Biz yoksul bir ülke değiliz, soyulan, yolunan  bir ülkeyiz.
Ekleme Tarihi: 01 Temmuz 2021 - Perşembe

Yoksul Değil, Yolunan Ülkeyiz

Sayın Akşener doğru söylüyor, biz yoksul bir ülke değiliz, yoksullaştırılan bir ülkeyiz. Bu ülke doğru yönetilse, kaynakları heba edilmese, israf ve rüşvetin önü alınabilseydi bugün kişi başına düşen milli gelir 7.500 dolar değil, 20 bin dolar olurdu.

Batı'da gazeteler, son yirmi yılda Türkiye'de yapılan ihalelerde 200 milyar dolar rüşvet dağıtıldığını yazıyor. Bu sadece buzdağının görünen kısmı, bir de görünmeyen ondan daha büyük kısmı var. İsraf, yanlış yatırımlar, kötü yönetim, kar eden kurumların bilinçli olarak zarar ettirilip sudan ucuz fiyata satılması, tarımın yok edilerek ülkenin dışarı muhtaç edilmesi gibi faktörler de buna ilave edilince ortaya çok korkunç bir tablo çıkıyor.

Çok değil bundan yirmi yıl önce bu ülkede dünyanın en kaliteli tütünü üretiliyordu. Bize ait Bafra, Samsun,Yenice gibi onlarca marka sigara vardı. Tekel özelleştirildi, tütüncülük bitti, şimdi sigarayı fahiş fiyatlarla dışarıdan alıyoruz.

Şeker fabrikaları satıldı, şeker ihtiyacımızın bir kısmını ABD'li firmalardan alıyoruz.

Peşkeş usulü ihalelerle beş liraya yapılacak işleri on liraya yaptırarak millete harcanacak paraları müteahhitlerin dibi delik ceplerine boca ettik.

Üretime yatırım yapmak yerine betona yatırım yaparak dünyaya satacak hiç bir şey üretmedik.

Bilinçli fakirleştirme ve borçlandırma ile vatandaşı iktidara bağımlı hale getirdik. Hazineyi garantili yollar, köprüler, hastaneler ve hava alanlarının ödemesi ile müteahhitlere bağladık. Mali disiplini terk ederek merkez bankasını iktidarın aparatı haline getirdik. İş yapmak yerine vatandaşı dünya bizi kıskanıyor hapları ile uyumayı tercih ettik.

Bütün bu yanlış yatırımlar, girişimler, rüşvet iddiaları olmasaydı heder edilen milyarlar milletin hizmetine aktarılacaktı. Refah yaygınlaşacak ülkenin bir kısmı Cibuti gibi yaşarken bir kısmı İsveç-Norveç gibi olmayacaktı. Bugün ülke sınırları içinde yaşam tarzları birbirinden farklılaşmış bir tarafında sefalet akan, bir başka tarafında lüks ve ihtişam akan gruplaşmalar olmayacaktı. Bazıları bir Türkiye resmi çizerken hep o mutlu  ve doymaz azınlığı göstererek bir Türkiye tablosu çizmeye çalışıyor. Oysa iki Türkiye var, bir tarafta ay sonunu getiremeyen, karnını doyurmakta güçlük çeken, günlük yaşayan milyonlar, öte tarafta bir eli yağda, bir eli balda olan, vatandaşın sancılarına kulağı ve vicdanı tıkalı on binler. Bir tarafta Saray'ın beslemeleri, bir tarafta unuttukları.

Türkiye bu ekonomik olarak bölünmüş tabloyu elbette aşabilir. Bunun yolu ülkenin doğru yönetilmesi, kaynaklarının heba edilmemesi, israfın, yolsuzluğun, arsızlığın, hırsızlığın adaletsizliğin, önlenmesidir. Yani ahlaklı ve liyakatli olanların yönetimidir. Bunu gerçekleştirmek çok zor değil, yeter ki sandık önümüze geldiğinde doğru karar verebilelim. Biz yoksul bir ülke değiliz, soyulan, yolunan  bir ülkeyiz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.