İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

İnat ve Devlet

İnatla devlet yönetilmez. Bir politika denersiniz başarılı olursa devam eder, başarısız olursa değiştirirsiniz. Benlik davası güderek o politikada ısrar etmezsiniz. CB Erdoğan, 20 aylık bir sürede dört merkez bankası başkanını değiştirdi. Gerekçesi, laf dinlememeleriydi. Merkez bankaları zaten laf dinlememeleri, siyasetin etkisinde kalmamaları için özerk hale getirilmiştir. İktidarın politikalarına alet olan merkez bankalarının ekonomiyi nasıl felce uğrattı görülmüş, tedbir olarak merkez bankaları özerkleştirilmiştir. Laf dinleyen merkez başkanı geldikten sonra Erdoğan'ın talebi ile faizler düşürüldü, sonuç malum. Kriz derinleştikçe Erdoğan her şeyin iyi gittiğini, hatta ekonominin kitabını yazdığını söylüyor. Olaylara ideolojik bakmak partileri de siyasetçileri de sosyal gerçeklikten koparır. Türkiye 1946 da çok partili hayata geçtiğinde İnönü'ye itirazlar olmuştu. Bazıları tek parti sisteminin devamından yanaydı. Ancak İnönü, toplumsal gerçekliğin CHP'nin ideolojik şablonlarını aştığını görmüş,  "Atatürk sağ olsaydı beş sene daha devam edemezdi,"diyerek  yaptığı şeyin doğru olduğunu savunmuştu. Aynı İnönü, vaktinde Serbest Fırka ile Terakkiperver Fırkanın kapatılmasının da yanlış olduğunu söylemişti. İnönü istese inat eder, devlet gücüne yaslanarak bir süre daha iktidarda kalabilirdi, ama bu toplum için de, CHP için de  daha tahrip edici olurdu. İnönü gerçeği görmüş ve onun icaplarına göre hareket ederek ülkeyi tek parti rejiminden  çok partili rejime taşımıştır. Demokrasiye taşımıştır diyemiyorum, çünkü kısa bir süre sonra güç tutkusu DP'yi esir alarak -tek parti- mantığı DP çatısı altında aynen devam etmiştir. İnönü'nün yıllar önce yaptığı dönüşümü bugün iktidarda olanlar yapamıyor. Sokağın feryadına rağmen yanlışlığı ortaya çıkmış ekonomi politikalarında ısrar ediliyor. Türk Lirasının değeri yükseltileceğine dövizin değeri yükseltiliyor. Türkiye kendi vatandaşı için pahalı bir ülke haline getirilirken, yabancılar için sudan ucuz bir hale getiriliyor. Milli bir devlet, önce milli parasını güçlendirir, vatandaşının alım gücünü artırır. Ne yazık ki hep tersi yapıldı. Hala da bir değişiklik belirtisi görünmüyor. Türkiye yetmiş beş yıl önce çok partili hayata geçmesine rağmen, siyasi kültür ve kodları buna uygun olmayan siyasetçiler yüzünden gerçek bir demokrasiye geçememiştir. Darbelerin, siyasi çatışmaların arkasında biraz da bu arafta kalma hali vardır.İki cami arasında kararsız kalmak, Türkiye'yi bir o yana bir bu yana götürmüş, netice olarak istikrar kazanmış bir sistem kurulamamıştır. Siyasi bir sistem, ancak toplumun büyük çoğunluğunun belli konularda mutabakata varması ile mümkün hale gelir. Bunun için de çatışan bir toplum yerine konuşan bir toplumun varlığı gereklidir. Dövüşen bir toplumu bir araya getirip, aynı masa etrafında buluşturmak  zordur. Birinin talebi ötekinin itirazı olur, duygusal kopuş güven duygusunu yok ettiğinden  ortak kriterlerde buluşmak bile psikolojik barikatları aşmaya imkan vermez. Bu inat ve kutuplaştırma siyasetinin bırakılması lazım. Kafamızdaki fikirlerin ne kadarının doğru veya yanlış olduğu ancak hayatla test edildiğinde anlaşılır.Faiz politikası test edildi, geri tepti, artık aynı politikada inat etmek niye?  Erdoğan'ın ısrarı hem kendine, hem topluma zarar veriyor.Siyasetin miyarı halkın tepkileridir.Halk bu inat siyasetine cevaz vermiyor, bunu görmek, bu inadı bırakmak lazım.
Ekleme Tarihi: 17 Kasım 2021 - Çarşamba

İnat ve Devlet

İnatla devlet yönetilmez. Bir politika denersiniz başarılı olursa devam eder, başarısız olursa değiştirirsiniz. Benlik davası güderek o politikada ısrar etmezsiniz.

CB Erdoğan, 20 aylık bir sürede dört merkez bankası başkanını değiştirdi.

Gerekçesi, laf dinlememeleriydi. Merkez bankaları zaten laf dinlememeleri, siyasetin etkisinde kalmamaları için özerk hale getirilmiştir. İktidarın politikalarına alet olan merkez bankalarının ekonomiyi nasıl felce uğrattı görülmüş, tedbir olarak merkez bankaları özerkleştirilmiştir.

Laf dinleyen merkez başkanı geldikten sonra Erdoğan'ın talebi ile faizler düşürüldü, sonuç malum. Kriz derinleştikçe Erdoğan her şeyin iyi gittiğini, hatta ekonominin kitabını yazdığını söylüyor.

Olaylara ideolojik bakmak partileri de siyasetçileri de sosyal gerçeklikten koparır.

Türkiye 1946 da çok partili hayata geçtiğinde İnönü'ye itirazlar olmuştu. Bazıları tek parti sisteminin devamından yanaydı. Ancak İnönü, toplumsal gerçekliğin CHP'nin ideolojik şablonlarını aştığını görmüş,  "Atatürk sağ olsaydı beş sene daha devam edemezdi,"diyerek  yaptığı şeyin doğru olduğunu savunmuştu. Aynı İnönü, vaktinde Serbest Fırka ile Terakkiperver Fırkanın kapatılmasının da yanlış olduğunu söylemişti.

İnönü istese inat eder, devlet gücüne yaslanarak bir süre daha iktidarda kalabilirdi, ama bu toplum için de, CHP için de  daha tahrip edici olurdu. İnönü gerçeği görmüş ve onun icaplarına göre hareket ederek ülkeyi tek parti rejiminden  çok partili rejime taşımıştır. Demokrasiye taşımıştır diyemiyorum, çünkü kısa bir süre sonra güç tutkusu DP'yi esir alarak -tek parti- mantığı DP çatısı altında aynen devam etmiştir.

İnönü'nün yıllar önce yaptığı dönüşümü bugün iktidarda olanlar yapamıyor. Sokağın feryadına rağmen yanlışlığı ortaya çıkmış ekonomi politikalarında ısrar ediliyor. Türk Lirasının değeri yükseltileceğine dövizin değeri yükseltiliyor. Türkiye kendi vatandaşı için pahalı bir ülke haline getirilirken, yabancılar için sudan ucuz bir hale getiriliyor.

Milli bir devlet, önce milli parasını güçlendirir, vatandaşının alım gücünü artırır. Ne yazık ki hep tersi yapıldı. Hala da bir değişiklik belirtisi görünmüyor.

Türkiye yetmiş beş yıl önce çok partili hayata geçmesine rağmen, siyasi kültür ve kodları buna uygun olmayan siyasetçiler yüzünden gerçek bir demokrasiye geçememiştir. Darbelerin, siyasi çatışmaların arkasında biraz da bu arafta kalma hali vardır.İki cami arasında kararsız kalmak, Türkiye'yi bir o yana bir bu yana götürmüş, netice olarak istikrar kazanmış bir sistem kurulamamıştır.

Siyasi bir sistem, ancak toplumun büyük çoğunluğunun belli konularda mutabakata varması ile mümkün hale gelir. Bunun için de çatışan bir toplum yerine konuşan bir toplumun varlığı gereklidir. Dövüşen bir toplumu bir araya getirip, aynı masa etrafında buluşturmak  zordur. Birinin talebi ötekinin itirazı olur, duygusal kopuş güven duygusunu yok ettiğinden  ortak kriterlerde buluşmak bile psikolojik barikatları aşmaya imkan vermez.

Bu inat ve kutuplaştırma siyasetinin bırakılması lazım. Kafamızdaki fikirlerin ne kadarının doğru veya yanlış olduğu ancak hayatla test edildiğinde anlaşılır.Faiz politikası test edildi, geri tepti, artık aynı politikada inat etmek niye?  Erdoğan'ın ısrarı hem kendine, hem topluma zarar veriyor.Siyasetin miyarı halkın tepkileridir.Halk bu inat siyasetine cevaz vermiyor, bunu görmek, bu inadı bırakmak lazım.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
A.
(17.11.2021 09:22 - #323)
Devlet hükmedemez ama Abd hukmederse okey
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Osman Lafçı
(17.11.2021 22:15 - #324)
Haklısın
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Osman Lafçı
(17.11.2021 22:15 - #325)
Haklısın
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.