İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

Etnik Sorun Aslında Nedir?

Muhayyel bir toprağa kendini isnat eden her etnik hareket bölücüdür. Daha açık söylemek gerekirse bir terör, etnik bölücülük veya adına ne derseniz deyin bir Kürt sorunu varsa bu bir Kürdistan iddiası var olduğu için vardır. Bir hareket kendini bir toprak parçasına dayandırmıyor, bir vatan iddiası taşımıyorsa varlık nedenini de kaybeder. Bu bakımdan Kürt sorunu dedikleri şey aslında Kürdistan diye bir toprak parçasının varlığı iddiasından neşet eden bir sorundur. Etnik bölücü çevrelerin her fırsatta bu coğrafyanın bir kısmına Kürdistan demelerinin nedeni budur.Bir toprak parçasında iddianız yoksa neyin davasını güdecek, neyin peşinden koşacaksınız? Kürtçülük ancak bir Kürdistan iddiası ile var olabilir. O yoksa öteki de anlamsızlaşır, yok olur. Ne yazık ki bu gerçek bu ülkenin siyasetçisi, aydını, sanatçısı tarafından bile kavranamamıştır. Dün dediğimiz bir tarihte bu ifadenin  hangi sonuçlara müncer olacağını düşünmeden bu coğrafyada Kürdistan, Lazistan olduğunu söyleyenler çıkmadı mı? Etnik sorunlar, hep toprak iddiası ile yola çıkar, taleplerini bu iddia ile temellendirirler. Onun için öncelikle onların elinden bu silahın alınması gerekir. Bunun yolu da bu kavramı yaygınlaştırarak, zihinlerde zaten bu topraklar Türklerin değildi kanaati uyandırmak isteyenlere bu fırsatı vermemek, toplumu bu tarz iddialara karşı uyanık hale getirmektir. Çünkü bir toprak parçasını muhafaza etmenin biricik yolu onun bize ait olduğuna dair şuuru muhafaza etmektir. Bu bize aidiyet bilinci kaybolursa o toprak parçasını muhafaza etmek de zorlaşır. Bu tip tanımlar, betimlemeler vatan toprağını yabancılaştırmak,toplumun büyük kısmıyla gönül bağını kesmek için yapılır. Bu başarıldı mı, o hareketin önünde durmak zorlaşır.Kendi vatanınıza bir yabancı toprak parçasına bakar gibi bakmaya başladığınız gün onu kaybetmiş olursunuz. Anadolu coğrafyasında bir Kürdistan yoktur. 1848 Vilayet kanunnamesi ile Diyarbakır, Van gibi bölgeler kısa bir süre Kürdistan olarak isimlendirilmiş, sonra bunun yanlışlığı anlaşılarak 1864'te vazgeçilmiş, bölge yine Diyarbakır vilayeti olarak adlandırılmıştır. Kürdistan adlandırması ise bir aidiyet ifadesi olarak değil, tamamen idari bir isimlendirme olarak verilmiştir. Bugün ayrılıkçı çevrelerin, Öcalan'ın istismar ettiği bu kısa süreli adlandırmadır. Bazıları yer isimleri ile etnik iddialar arasındaki münasebete dair iddialarımızı yerinde bulmayabilir. Fakat sadece şu örnek bile kafi, PKK Diyarbakır'ı Amed diye adlandırır. Niye Diyarbakır değil de Amed? Çünkü Diyarbakır bu bölgeyi fethe gelen beni Bekr kabilesinden(Diyar-ı Bekir) adını alır.Arap kabilesinden ismini alan bir yer üzerinde Kürt aidiyeti ileri sürmek abes kaçacağı için ısrarla Amed adını kullanırlar. Amed, Farsça'da gelmek, varmak anlamında bir kelimedir.Bizanslıların bu bölgeye Amida dedikleri, ismin buradan geldiği de iddia edilmiştir.Geçmişte Diyarbakır'da Amid, Kara amid isimli dergiler de çıkarılmıştır. Ama etnik bölücüler bu ismi Farsça ile ilişkisinden dolayı kullanarak, onun güya Araplarla ilişkisini kesmeye çalışırlar. Hülasa bu vatan toprağında siyasi bir coğrafya olarak Kürdistan yoktur. Etnik isimledirmelere alet olmak etnik iddiaları güçlendirmekten başka işe yaramaz. Siyasetçiler birbirlerini damgalamaya çalışacaklarına, himmet ve gayretlerini bu gerçeğe teksif etmelidirler.Dikkatleri PKK ve uzantılarının amaçlarına yöneltmek yerine birbirini suçlamaya yöneltmek, etnik ayrılıkçıların ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramaz.
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2021 - Çarşamba

Etnik Sorun Aslında Nedir?

Muhayyel bir toprağa kendini isnat eden her etnik hareket bölücüdür. Daha açık söylemek gerekirse bir terör, etnik bölücülük veya adına ne derseniz deyin bir Kürt sorunu varsa bu bir Kürdistan iddiası var olduğu için vardır. Bir hareket kendini bir toprak parçasına dayandırmıyor, bir vatan iddiası taşımıyorsa varlık nedenini de kaybeder. Bu bakımdan Kürt sorunu dedikleri şey aslında Kürdistan diye bir toprak parçasının varlığı iddiasından neşet eden bir sorundur.

Etnik bölücü çevrelerin her fırsatta bu coğrafyanın bir kısmına Kürdistan demelerinin nedeni budur.Bir toprak parçasında iddianız yoksa neyin davasını güdecek, neyin peşinden koşacaksınız? Kürtçülük ancak bir Kürdistan iddiası ile var olabilir. O yoksa öteki de anlamsızlaşır, yok olur.

Ne yazık ki bu gerçek bu ülkenin siyasetçisi, aydını, sanatçısı tarafından bile kavranamamıştır. Dün dediğimiz bir tarihte bu ifadenin  hangi sonuçlara müncer olacağını düşünmeden bu coğrafyada Kürdistan, Lazistan olduğunu söyleyenler çıkmadı mı?

Etnik sorunlar, hep toprak iddiası ile yola çıkar, taleplerini bu iddia ile temellendirirler. Onun için öncelikle onların elinden bu silahın alınması gerekir. Bunun yolu da bu kavramı yaygınlaştırarak, zihinlerde zaten bu topraklar Türklerin değildi kanaati uyandırmak isteyenlere bu fırsatı vermemek, toplumu bu tarz iddialara karşı uyanık hale getirmektir. Çünkü bir toprak parçasını muhafaza etmenin biricik yolu onun bize ait olduğuna dair şuuru muhafaza etmektir. Bu bize aidiyet bilinci kaybolursa o toprak parçasını muhafaza etmek de zorlaşır.

Bu tip tanımlar, betimlemeler vatan toprağını yabancılaştırmak,toplumun büyük kısmıyla gönül bağını kesmek için yapılır. Bu başarıldı mı, o hareketin önünde durmak zorlaşır.Kendi vatanınıza bir yabancı toprak parçasına bakar gibi bakmaya başladığınız gün onu kaybetmiş olursunuz.

Anadolu coğrafyasında bir Kürdistan yoktur. 1848 Vilayet kanunnamesi ile Diyarbakır, Van gibi bölgeler kısa bir süre Kürdistan olarak isimlendirilmiş, sonra bunun yanlışlığı anlaşılarak 1864'te vazgeçilmiş, bölge yine Diyarbakır vilayeti olarak adlandırılmıştır. Kürdistan adlandırması ise bir aidiyet ifadesi olarak değil, tamamen idari bir isimlendirme olarak verilmiştir. Bugün ayrılıkçı çevrelerin, Öcalan'ın istismar ettiği bu kısa süreli adlandırmadır.

Bazıları yer isimleri ile etnik iddialar arasındaki münasebete dair iddialarımızı yerinde bulmayabilir. Fakat sadece şu örnek bile kafi, PKK Diyarbakır'ı Amed diye adlandırır. Niye Diyarbakır değil de Amed? Çünkü Diyarbakır bu bölgeyi fethe gelen beni Bekr kabilesinden(Diyar-ı Bekir) adını alır.Arap kabilesinden ismini alan bir yer üzerinde Kürt aidiyeti ileri sürmek abes kaçacağı için ısrarla Amed adını kullanırlar. Amed, Farsça'da gelmek, varmak anlamında bir kelimedir.Bizanslıların bu bölgeye Amida dedikleri, ismin buradan geldiği de iddia edilmiştir.Geçmişte Diyarbakır'da Amid, Kara amid isimli dergiler de çıkarılmıştır. Ama etnik bölücüler bu ismi Farsça ile ilişkisinden dolayı kullanarak, onun güya Araplarla ilişkisini kesmeye çalışırlar.

Hülasa bu vatan toprağında siyasi bir coğrafya olarak Kürdistan yoktur. Etnik isimledirmelere alet olmak etnik iddiaları güçlendirmekten başka işe yaramaz. Siyasetçiler birbirlerini damgalamaya çalışacaklarına, himmet ve gayretlerini bu gerçeğe teksif etmelidirler.Dikkatleri PKK ve uzantılarının amaçlarına yöneltmek yerine birbirini suçlamaya yöneltmek, etnik ayrılıkçıların ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramaz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Musa demir
(04.11.2021 15:38 - #178)
Kaleminize sağlık değerli abim selamlar sevgiler saygılar sunarım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.