İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

Bu Cılız Tepki Niye?

Biden, Ermeni tehcirine soy kırım dedi. Muhalefet haklı olarak sert bir tepki gösterdi. Fakat iktidardan aynı sertlikte bir tepki gelmedi. Basit kınamalar, hala stratejik ortaklık yalanında kalmış ifadelerle iktifa edildi. Halbuki bazıları Saray iktidarından daha sert bir tepki bekliyordu. Bu aslında on sekiz buçuk yıllık iktidarı okuyamamaktan kaynaklanan bir beklenti idi. Saygın bir devlet, ileride tüm ilişkilerini etkileyecek, başına büyük gaileler açabilecek böyle bir karara soyut beyanlarla sınırlı bir tepkide kalamaz. Türkiye’nin de elinde caydırıcı olabilecek estrümanlar var. En başta sn Akşener’in ifade ettiği İncirlik üsleri. Madem öyle, Türkiye de, ben bu üsleri kapatıyorum diyebilirdi. Geçmişte MC hükümetleri döneminde Demirel, Türkeş ve Erbakan, bazı ABD üslerini kapatmış, siyasal İslamcıların –yerli/milli- kategorisine koymadıkları Ecevit  ise silah ambargosuna büyük tepki göstermişti.Şimdi yapamıyoruz, çünkü Biden bu kararı alırken Türkiye’nin –gevezelikten- başka bir şey yapamayacağını biliyordu. Nitekim ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü John Kirby yaptığı açıklamada gayet emin bir şekilde İncirlik Üslerinin kapanmayacağını söyledi. Kirby, bu güveni nereden alıyor acaba? İki şık var ya milli ve yerli iktidarımız önceden böyle bir kapatma olamayacağına dair söz verdi, yahut Kirby bunların kuyruğu elimizde hiçbir tarafa kıpırdayamazlar güveni ile konuşuyor. Şurası kesin, suça bulaşmış, uluslararası hukuku çiğnemiş, defosu olan siyasetçiler ülke ve halklarının menfaatlerini koruyamazlar. Bununla şu veya bu siyasetçi suça bulaşmış gibi bir iddia içinde değilim, lakin uluslararası camiada bir kısım Türk siyasetçisine –halkını soyan- insanlar gözüyle bakılıyor. Onun için de hiçbir saygınlıkları yok. Şimdi herkes asıl soykırım Türklere yapıldı diye sayıp döküyor. Evet gerçekten de Ermeni mezaliminin asıl mağduru Türk milletidir. Fakat bunu bizim bize anlatmamızın ne faydası var? Bunu zamanında uluslararası topluma, stratejik ortağımıza(!?) anlatmamız daha doğru olmaz mıydı? Şu iktidar sadece Zarrab’ın itiraflarını bertaraf etmek için harcadığı çabanın onda birini Ermeni ihanetini ve zulmünü anlatmak için harcasaydı bugün bu sonuçla karşılaşmazdık. AKP ve lideri sn Erdoğan on sekiz buçuk yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Ermeni zulmü ile ilgili kaç uluslararası sempozyum veya panel düzenlendi, kaç broşür hazırlandı, kaç filim yapıldı? Keşke Erdoğan’la özdeşleştirmek için yapılan yalan-yanlışlarla dolu Abdülhamit filmi gibi bir iki filim de Ermeni zulmü için yapılsaydı. Yapılmaması bir yana iki yıl önce sn Erdoğan tehcirin yıl dönümünde Ermenilerin acılarını paylaşan bir açıklama yapmadı mı? İktidar sözcülerinin ağzından Doğu’da karnı deşilen, rahminden çocuğu çıkarılıp süngülenen analarla ilgili bir söz duydunuz mu? Ya kazığa geçirilen erkeleri, camilerde, samanlıklarda diri diri yakılanları?Bunlar ne zaman konuşuldu, ne zaman dünyaya anlatıldı? Milli mücadele dönemini hatırlayın, Sultan vahdettin İngilizlerin esiri gibiydi. Koltuğunu korumak için her şeyi yaptı, milli mücadelenin karşısında yer aldı. Eskiden yöneticiler ordular gönderilerek, üzerlerine silah doğrultularak esir alınıyorlardı. Şimdi dünya değişti, siyasetçiler açıkları, malları, akçalı işleri üzerinden esir alınıp deprenemez hale getiriliyorlar. Kendilerini korumayı ülkelerinin çıkarlarını korumanın önüne alıyorlar.  Bu da ülkeleri için büyük bir –güvenlik sorununa- neden oluyor. Bizde de böyleleri var mıdır bilemeyiz lakin Kirby’nin “İncirlik kapatılmaz”  rahatlığı, insanı rahatsız ediyor.
Ekleme Tarihi: 27 Nisan 2021 - Salı

Bu Cılız Tepki Niye?

Biden, Ermeni tehcirine soy kırım dedi. Muhalefet haklı olarak sert bir tepki gösterdi. Fakat iktidardan aynı sertlikte bir tepki gelmedi. Basit kınamalar, hala stratejik ortaklık yalanında kalmış ifadelerle iktifa edildi.

Halbuki bazıları Saray iktidarından daha sert bir tepki bekliyordu.

Bu aslında on sekiz buçuk yıllık iktidarı okuyamamaktan kaynaklanan bir beklenti idi. Saygın bir devlet, ileride tüm ilişkilerini etkileyecek, başına büyük gaileler açabilecek böyle bir karara soyut beyanlarla sınırlı bir tepkide kalamaz.

Türkiye’nin de elinde caydırıcı olabilecek estrümanlar var. En başta sn Akşener’in ifade ettiği İncirlik üsleri. Madem öyle, Türkiye de, ben bu üsleri kapatıyorum diyebilirdi. Geçmişte MC hükümetleri döneminde Demirel, Türkeş ve Erbakan, bazı ABD üslerini kapatmış, siyasal İslamcıların –yerli/milli- kategorisine koymadıkları Ecevit  ise silah ambargosuna büyük tepki göstermişti.Şimdi yapamıyoruz, çünkü Biden bu kararı alırken Türkiye’nin –gevezelikten- başka bir şey yapamayacağını biliyordu. Nitekim ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü John Kirby yaptığı açıklamada gayet emin bir şekilde İncirlik Üslerinin kapanmayacağını söyledi.

Kirby, bu güveni nereden alıyor acaba? İki şık var ya milli ve yerli iktidarımız önceden böyle bir kapatma olamayacağına dair söz verdi, yahut Kirby bunların kuyruğu elimizde hiçbir tarafa kıpırdayamazlar güveni ile konuşuyor.

Şurası kesin, suça bulaşmış, uluslararası hukuku çiğnemiş, defosu olan siyasetçiler ülke ve halklarının menfaatlerini koruyamazlar. Bununla şu veya bu siyasetçi suça bulaşmış gibi bir iddia içinde değilim, lakin uluslararası camiada bir kısım Türk siyasetçisine –halkını soyan- insanlar gözüyle bakılıyor. Onun için de hiçbir saygınlıkları yok.

Şimdi herkes asıl soykırım Türklere yapıldı diye sayıp döküyor. Evet gerçekten de Ermeni mezaliminin asıl mağduru Türk milletidir. Fakat bunu bizim bize anlatmamızın ne faydası var? Bunu zamanında uluslararası topluma, stratejik ortağımıza(!?) anlatmamız daha doğru olmaz mıydı? Şu iktidar sadece Zarrab’ın itiraflarını bertaraf etmek için harcadığı çabanın onda birini Ermeni ihanetini ve zulmünü anlatmak için harcasaydı bugün bu sonuçla karşılaşmazdık.

AKP ve lideri sn Erdoğan on sekiz buçuk yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Ermeni zulmü ile ilgili kaç uluslararası sempozyum veya panel düzenlendi, kaç broşür hazırlandı, kaç filim yapıldı? Keşke Erdoğan’la özdeşleştirmek için yapılan yalan-yanlışlarla dolu Abdülhamit filmi gibi bir iki filim de Ermeni zulmü için yapılsaydı. Yapılmaması bir yana iki yıl önce sn Erdoğan tehcirin yıl dönümünde Ermenilerin acılarını paylaşan bir açıklama yapmadı mı? İktidar sözcülerinin ağzından Doğu’da karnı deşilen, rahminden çocuğu çıkarılıp süngülenen analarla ilgili bir söz duydunuz mu? Ya kazığa geçirilen erkeleri, camilerde, samanlıklarda diri diri yakılanları?Bunlar ne zaman konuşuldu, ne zaman dünyaya anlatıldı?

Milli mücadele dönemini hatırlayın, Sultan vahdettin İngilizlerin esiri gibiydi. Koltuğunu korumak için her şeyi yaptı, milli mücadelenin karşısında yer aldı. Eskiden yöneticiler ordular gönderilerek, üzerlerine silah doğrultularak esir alınıyorlardı. Şimdi dünya değişti, siyasetçiler açıkları, malları, akçalı işleri üzerinden esir alınıp deprenemez hale getiriliyorlar. Kendilerini korumayı ülkelerinin çıkarlarını korumanın önüne alıyorlar.  Bu da ülkeleri için büyük bir –güvenlik sorununa- neden oluyor. Bizde de böyleleri var mıdır bilemeyiz lakin Kirby’nin “İncirlik kapatılmaz”  rahatlığı, insanı rahatsız ediyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.