İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

Ben Her Şeyi Bilirim Siyasetinin Sonu

Ekonomistler, haftalardır döviz/faiz ilişkisine dikkat çekerek yeni faiz indiriminin ağır sonuçlar doğuracağını söylüyorlardı. Uyarılar dikkate alınmadı. Duvara konuşur gibi konuşmuş oldular. Saray faiz indiriminde ısrar edince Merkez Bankasına yapacak bir şey kalmadı. Bazıları hala şu gerçeğin farkında değil, mevcut sistemde –başkandan başka- hiç kimse bağımsız değildir. Cumhurbaşkanı her şeyin başıdır. Buna merkez bankası da dahildir. Ama bu her şeye müdahale anlamına gelmiyor, sembolik bir başkanlık. Fakat bizde böyle anlaşılmıyor. Sayın Erdoğan kendini her kurumun fiili başkanı sanıyor. Uzmanlık gerektiren konulara bile müdahale ediyor. Nitekim, sistem değiştikten sonra neredeyse her kuruma zincir vurularak tek adamın nefsine bağımlı hale getirildi. Bilgi, uzmanlık, her türlü donanım anlamsızlaştırıldı. Milli siyasetin yerini ben siyaseti aldı. Geçen ay da faiz indirimi yapılmış, dolar 8300’lerden 9.00 TL’nin üstüne çıkmıştı. Yeni bir indirimin daha büyük tahribat yapacağı biliniyordu.Normal olan, faiz indiriminden sonra meydana gelen değişime bakarak ona göre hareket etmekti. Döviz ben yükselirim diye bas bas bağırmasına rağmen aynı tutumda ısrar edildi, netice ortada. Bu beklenen bir sonuç olduğuna göre,bile bile yapılmış bir operasyon var. Saray, geçen ay faiz indiriminin sonuçlarını görmüş, buna rağmen devam dediğine göre dövizdeki bu çıkışı da kabullenmiş, hatta istemiş demektir. Zaten Sarayın bazı yazarları da meseleye böyle baktılar. AKP’li Cahit Özkan bile benzer yönde açıklamalar yaptı. Nasıl olsa her yanlışa dini kisve giydirip vatandaşa kabul ettiriyorlar.Faiz haramdır diyerek bunu da bir güzel yutturacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, bu ülkede din bazılarının uyanıklığı bazılarının uykusudur. Çalanların uyanıklığı, soyulanların uykusu. Bazı ekonomistler de, geçen ay yapılan faiz indirimini böyle yorumlamışlardı. Gerçekten böyle bir beklenti olabilir mi? Normal bir iktidarda bu sorunun cevabı hayırdır. Çünkü dövizin yükselişi her şeyin pahalanması demektir. Vatandaş kan ağlarken, onu daha da mağdur edecek bir operasyona rasyonel ölçülerle hareket eden hiçbir iktidar evet demez. Ama eğer hedefiniz döviz karşısında TL’yi zayıflatarak daha az dövizle daha çok iş yapacak bir zemin oluşturarak yabancı sermayeyi çekmekse, bu analiz çok da uçuk sayılmaz. İktidar çok yüksek faizlerle bile döviz bulamıyor. Çünkü uluslararası arenada inandırıcılığını kaybetti. Daha dün kara para aklayan ülke ilan edilerek, gri listeye alındı. Yatırımcı için önemli olan, bir yatırımın karı kadar, hukuki güvenliktir. Sürprizlerle karşılaşmamaktır. Yargının siyasallaştırılması, CB’nin her şeye müdahalesi bu güveni ortadan kaldırdı. Yabancı yatırımcı zar atmaz, garantili işlere girer. Kumar oynamaz. Dışarıda Türkiye’ye yatırım kumar oynamak gibi görülüyorsa siz kaynaklarınızı su fiyatına satsanız bile kimse kapınızı çalmaz. Eğer hedef TL ile 100 bin TL’ye yapılan bir yatırımı bir ay önce 12 bin dolara yaparken, bugün aynı yatırımı 10.400 Dolara çekerek yabancı yatırımcının dikkatini çekmekse bu doğru bir yol değil. Çünkü dövizin her yükselişinin faturası milletin sırtına biniyor. Yabancı yatırımcı için ay sonunu getiremeyen fukara bir halk feda edilemez. Halkı ihmal eden hiçbir siyasetin geleceği yoktur. Doğru olan geçmişe dönüp bakmaktır. 2 binli yılların AKP’si yabancı sermayeyi çekerken bugün niye çekmiyor? Dünün AKP’sine uluslararası camiada övgüler dizilirken bugün niçin ağır eleştiriler yöneltiliyor. İki dönem arasındaki fark, yapılması gerekenler hakkında da yeterince ipucu veriyor. Bu kibir, bu ben bilirim enaniyeti, bu halkın feryatlarına kayıtsızlık, bu hukuksuzluk, bu otokrat tutum devam ettikçe hiçbir şey düzelmez. Saray kaybettiği güveni bulma imkanını kaybetti. Bundan sonrası yeni bir kadro yeni bir iktidardır.
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2021 - Cumartesi

Ben Her Şeyi Bilirim Siyasetinin Sonu

Ekonomistler, haftalardır döviz/faiz ilişkisine dikkat çekerek yeni faiz indiriminin ağır sonuçlar doğuracağını söylüyorlardı.

Uyarılar dikkate alınmadı. Duvara konuşur gibi konuşmuş oldular. Saray faiz indiriminde ısrar edince Merkez Bankasına yapacak bir şey kalmadı.

Bazıları hala şu gerçeğin farkında değil, mevcut sistemde –başkandan başka- hiç kimse bağımsız değildir. Cumhurbaşkanı her şeyin başıdır. Buna merkez bankası da dahildir. Ama bu her şeye müdahale anlamına gelmiyor, sembolik bir başkanlık.

Fakat bizde böyle anlaşılmıyor. Sayın Erdoğan kendini her kurumun fiili başkanı sanıyor. Uzmanlık gerektiren konulara bile müdahale ediyor.

Nitekim, sistem değiştikten sonra neredeyse her kuruma zincir vurularak tek adamın nefsine bağımlı hale getirildi. Bilgi, uzmanlık, her türlü donanım anlamsızlaştırıldı. Milli siyasetin yerini ben siyaseti aldı.

Geçen ay da faiz indirimi yapılmış, dolar 8300’lerden 9.00 TL’nin üstüne çıkmıştı. Yeni bir indirimin daha büyük tahribat yapacağı biliniyordu.Normal olan, faiz indiriminden sonra meydana gelen değişime bakarak ona göre hareket etmekti. Döviz ben yükselirim diye bas bas bağırmasına rağmen aynı tutumda ısrar edildi, netice ortada.

Bu beklenen bir sonuç olduğuna göre,bile bile yapılmış bir operasyon var. Saray, geçen ay faiz indiriminin sonuçlarını görmüş, buna rağmen devam dediğine göre dövizdeki bu çıkışı da kabullenmiş, hatta istemiş demektir. Zaten Sarayın bazı yazarları da meseleye böyle baktılar. AKP’li Cahit Özkan bile benzer yönde açıklamalar yaptı. Nasıl olsa her yanlışa dini kisve giydirip vatandaşa kabul ettiriyorlar.Faiz haramdır diyerek bunu da bir güzel yutturacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, bu ülkede din bazılarının uyanıklığı bazılarının uykusudur. Çalanların uyanıklığı, soyulanların uykusu.

Bazı ekonomistler de, geçen ay yapılan faiz indirimini böyle yorumlamışlardı.

Gerçekten böyle bir beklenti olabilir mi? Normal bir iktidarda bu sorunun cevabı hayırdır. Çünkü dövizin yükselişi her şeyin pahalanması demektir. Vatandaş kan ağlarken, onu daha da mağdur edecek bir operasyona rasyonel ölçülerle hareket eden hiçbir iktidar evet demez.

Ama eğer hedefiniz döviz karşısında TL’yi zayıflatarak daha az dövizle daha çok iş yapacak bir zemin oluşturarak yabancı sermayeyi çekmekse, bu analiz çok da uçuk sayılmaz.

İktidar çok yüksek faizlerle bile döviz bulamıyor. Çünkü uluslararası arenada inandırıcılığını kaybetti. Daha dün kara para aklayan ülke ilan edilerek, gri listeye alındı. Yatırımcı için önemli olan, bir yatırımın karı kadar, hukuki güvenliktir. Sürprizlerle karşılaşmamaktır. Yargının siyasallaştırılması, CB’nin her şeye müdahalesi bu güveni ortadan kaldırdı. Yabancı yatırımcı zar atmaz, garantili işlere girer. Kumar oynamaz. Dışarıda Türkiye’ye yatırım kumar oynamak gibi görülüyorsa siz kaynaklarınızı su fiyatına satsanız bile kimse kapınızı çalmaz.

Eğer hedef TL ile 100 bin TL’ye yapılan bir yatırımı bir ay önce 12 bin dolara yaparken, bugün aynı yatırımı 10.400 Dolara çekerek yabancı yatırımcının dikkatini çekmekse bu doğru bir yol değil. Çünkü dövizin her yükselişinin faturası milletin sırtına biniyor. Yabancı yatırımcı için ay sonunu getiremeyen fukara bir halk feda edilemez. Halkı ihmal eden hiçbir siyasetin geleceği yoktur. Doğru olan geçmişe dönüp bakmaktır. 2 binli yılların AKP’si yabancı sermayeyi çekerken bugün niye çekmiyor? Dünün AKP’sine uluslararası camiada övgüler dizilirken bugün niçin ağır eleştiriler yöneltiliyor. İki dönem arasındaki fark, yapılması gerekenler hakkında da yeterince ipucu veriyor.

Bu kibir, bu ben bilirim enaniyeti, bu halkın feryatlarına kayıtsızlık, bu hukuksuzluk, bu otokrat tutum devam ettikçe hiçbir şey düzelmez. Saray kaybettiği güveni bulma imkanını kaybetti. Bundan sonrası yeni bir kadro yeni bir iktidardır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.