İrfan Sönmez
Köşe Yazarı
İrfan Sönmez
 

Akla Çağrı

Bugün muhalefetin verebileceği en etkili mesaj; akla, sağduyuya çağrıdır. Çünkü  son aylarda izlenen ekonomi politikaları akıldan ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor. Siyaset, uzlaşmalar, esnemeler alanıdır. Kategorik davranmak siyasetin tabiatına uymaz. Katı siyaset, sahibini hem mahcup eder, hem de  hareket edemez hale getirir. CB'nin -nas var- diye savunduğu faiz politikası da böyle. Bir politikacı nas var dediği zaman artık kendini o politikaya mahkum eder, istese de dönemez. Günün birinde CB Erdoğan'ın bu politikadan döndüğünü düşünün, bu defa kendi içtihadı ile nassı çiğnemiş olacak. İslam faizi yasaklamıştır ama hangi faizi? Faiz yasağı ile ilgili birbirinden farklı onlarca yorum var. Doğru olan Kuran'ı, yaşadığımız dünyayı , faizin dünle bugünkü dünya arasındaki uygulama biçimlerini mukayese edebilecek ehliyete sahip din alimlerinin bunu değerlendirmesidir. Sayın Erdoğan'ın ne eğitimi ne bilgisi bu meselede söz söylemeye imkan vermez. Başarısız politikaları nassa bağlamak, sorumluluğu nassa yıkmaktır. Beni değil, nassı yargılayın demektir. Bu, bir politikaya saplanıp kalmaktan daha vahim bir durum. CB Erdoğan'ın geçmişte çok kararlı göründüğü bir çok politikadan döndüğünü, bundan da rahatlıkla rücu edebileceğini düşünenler olabilir. Nitekim, 15 Temmuz darbesini Birleşik Arap Emirliği'nin desteğine bağlayan Erdoğan, her şeyi unutup BAE ile 10 milyar dolarlık bir yatırım anlaşması yaptı. MHP lideri ile karşılıklı olarak birbirlerine söylenmedik laf bırakmamışlardı, ama AKP tam kaybederken birden bire müttefik oldular. Öyle ki, Erdoğan'a yönelik eleştirileri AKP'lilerden önce sayın Devlet Bahçeli  karşılıyor. AKP'nin savunamadığı politikaları o savunuyor. Fakat nas meselesi o kadar basit değil, dinle ilişkili bir şey söyleyip sonra da onu yutmak kolay kolay izah edilemez. Çünkü yıllardır giyilen bir İslamcılık elbisesi var. Onu çıkarıp atmak 20 yılın hikayesini bir anda tersyüz etmek anlamına gelir. AKP hala o çeşmeden besleniyor, halkı hala o musluktan şerbetliyor. Çok yazdım, bundan sonra daha çok Müslümanlık satacaklardır. Peki bu ne demek? Bu Erdoğan'ın bu akıl dışı politikaya devam edeceği, döviz ile TL arasındaki makasın daha da açılacağı, vatandaşın sıkıntılarının anlatılmaz derecede artacağı anlamına geliyor.Akıl çağrısı işte bunun için önemli. Ekonomistler, uygulanan faiz politikası için örneği yok diyorlar.Şunu da söylemek gerekir, piyasadan soyutlanmış ayrı bir İslam ekonomisi veya sistemi yok. Bu yöndeki çabalar bir inanç, ahlak rehberi olan Kuran'ı zorlama yorumlarla bir iktisat kitabı, İslam'ı da iktisadi bir nizama indirgemek olur.Din, her alanda ahlak, dürüstlük,doğruluk,adalet,aşırılıktan kaçınma ister.Temel ölçüleri verir. Ayrı bir ekonomik sistem önermez, sistem ne olursa olsun o ölçülerin terbiyesinden geçmesini  ister. İslam'ı ekonomik bir düzen gibi görmek ne kadar yanlışsa, onu  bu gibi meselelerde sözü olmayan bir din gibi görmek daha yanlıştır. İslam'ın genel hükümleri kapsayıcıdır. Hayatın her alanına bakan yönleri vardır. Külli kaidelerle eşya ve olaylara nüfuz eder.Bu kaidelerle zihinleri yoğurur.Düşünce evreni Müslümanlaşan insanın davranışlarında, hayat pratiklerinde tecelli eder. Tekrar faize dönersek, paranın alım gücünün düştüğü her yerde faiz olur ve bu bir nevi telafi mekanizması olarak ortaya çıkar. Bu tip bir faiz para kazanmak değil, parayı değerinde tutmak, bir başka ifadeyle ederini korumaktır. Bazı alimlerin enflasyon miktarıyla sınırlı faize cevaz vermeleri bundandır. İktidarın derdi faize karşı olmak değil, yabancılar için bu ülkenin varlıkları ucuzlatılırken, vatandaşın da dövize bağlı malların pahalılaşması karşısında oluşabilecek hoşnutsuzluk veya tepkilerinin -nasla- susturulmasıdır. Dini bu tarz kullanmak "dini bir afyon/uyutucu" olarak gören Karl Marx'ı doğrulamaktır. Oysa yabancı sermayenin gelmemesinin sebebi bu değildir. Yabancı sermaye, bu ülkede hukuk güvenliği kalmadığı,  demokrasiden uzaklaşıldığı, keyfiliğin, yolsuzluğun, rüşvetin, kayırmacılığın yaygınlaştığını gördüğü için gelmiyor. Mesele TL'yi ucuzlatmak değil, Türkiye'ye adaletle, demokrasi ile, kuvvetler ayrılığı ile itibar kazandırmaktır. Akla çağrı dediğim budur!
Ekleme Tarihi: 26 Kasım 2021 - Cuma

Akla Çağrı

Bugün muhalefetin verebileceği en etkili mesaj; akla, sağduyuya çağrıdır. Çünkü  son aylarda izlenen ekonomi politikaları akıldan ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor.

Siyaset, uzlaşmalar, esnemeler alanıdır. Kategorik davranmak siyasetin tabiatına uymaz. Katı siyaset, sahibini hem mahcup eder, hem de  hareket edemez hale getirir.

CB'nin -nas var- diye savunduğu faiz politikası da böyle. Bir politikacı nas var dediği zaman artık kendini o politikaya mahkum eder, istese de dönemez. Günün birinde CB Erdoğan'ın bu politikadan döndüğünü düşünün, bu defa kendi içtihadı ile nassı çiğnemiş olacak.

İslam faizi yasaklamıştır ama hangi faizi? Faiz yasağı ile ilgili birbirinden farklı onlarca yorum var. Doğru olan Kuran'ı, yaşadığımız dünyayı , faizin dünle bugünkü dünya arasındaki uygulama biçimlerini mukayese edebilecek ehliyete sahip din alimlerinin bunu değerlendirmesidir. Sayın Erdoğan'ın ne eğitimi ne bilgisi bu meselede söz söylemeye imkan vermez.

Başarısız politikaları nassa bağlamak, sorumluluğu nassa yıkmaktır. Beni değil, nassı yargılayın demektir. Bu, bir politikaya saplanıp kalmaktan daha vahim bir durum.

CB Erdoğan'ın geçmişte çok kararlı göründüğü bir çok politikadan döndüğünü, bundan da rahatlıkla rücu edebileceğini düşünenler olabilir. Nitekim, 15 Temmuz darbesini Birleşik Arap Emirliği'nin desteğine bağlayan Erdoğan, her şeyi unutup BAE ile 10 milyar dolarlık bir yatırım anlaşması yaptı. MHP lideri ile karşılıklı olarak birbirlerine söylenmedik laf bırakmamışlardı, ama AKP tam kaybederken birden bire müttefik oldular. Öyle ki, Erdoğan'a yönelik eleştirileri AKP'lilerden önce sayın Devlet Bahçeli  karşılıyor. AKP'nin savunamadığı politikaları o savunuyor.

Fakat nas meselesi o kadar basit değil, dinle ilişkili bir şey söyleyip sonra da onu yutmak kolay kolay izah edilemez. Çünkü yıllardır giyilen bir İslamcılık elbisesi var. Onu çıkarıp atmak 20 yılın hikayesini bir anda tersyüz etmek anlamına gelir. AKP hala o çeşmeden besleniyor, halkı hala o musluktan şerbetliyor. Çok yazdım, bundan sonra daha çok Müslümanlık satacaklardır.

Peki bu ne demek? Bu Erdoğan'ın bu akıl dışı politikaya devam edeceği, döviz ile TL arasındaki makasın daha da açılacağı, vatandaşın sıkıntılarının anlatılmaz derecede artacağı anlamına geliyor.Akıl çağrısı işte bunun için önemli.

Ekonomistler, uygulanan faiz politikası için örneği yok diyorlar.Şunu da söylemek gerekir, piyasadan soyutlanmış ayrı bir İslam ekonomisi veya sistemi yok. Bu yöndeki çabalar bir inanç, ahlak rehberi olan Kuran'ı zorlama yorumlarla bir iktisat kitabı, İslam'ı da iktisadi bir nizama indirgemek olur.Din, her alanda ahlak, dürüstlük,doğruluk,adalet,aşırılıktan kaçınma ister.Temel ölçüleri verir. Ayrı bir ekonomik sistem önermez, sistem ne olursa olsun o ölçülerin terbiyesinden geçmesini  ister.

İslam'ı ekonomik bir düzen gibi görmek ne kadar yanlışsa, onu  bu gibi meselelerde sözü olmayan bir din gibi görmek daha yanlıştır. İslam'ın genel hükümleri kapsayıcıdır. Hayatın her alanına bakan yönleri vardır. Külli kaidelerle eşya ve olaylara nüfuz eder.Bu kaidelerle zihinleri yoğurur.Düşünce evreni Müslümanlaşan insanın davranışlarında, hayat pratiklerinde tecelli eder.

Tekrar faize dönersek, paranın alım gücünün düştüğü her yerde faiz olur ve bu bir nevi telafi mekanizması olarak ortaya çıkar. Bu tip bir faiz para kazanmak değil, parayı değerinde tutmak, bir başka ifadeyle ederini korumaktır. Bazı alimlerin enflasyon miktarıyla sınırlı faize cevaz vermeleri bundandır.

İktidarın derdi faize karşı olmak değil, yabancılar için bu ülkenin varlıkları ucuzlatılırken, vatandaşın da dövize bağlı malların pahalılaşması karşısında oluşabilecek hoşnutsuzluk veya tepkilerinin -nasla- susturulmasıdır. Dini bu tarz kullanmak "dini bir afyon/uyutucu" olarak gören Karl Marx'ı doğrulamaktır. Oysa yabancı sermayenin gelmemesinin sebebi bu değildir. Yabancı sermaye, bu ülkede hukuk güvenliği kalmadığı,  demokrasiden uzaklaşıldığı, keyfiliğin, yolsuzluğun, rüşvetin, kayırmacılığın yaygınlaştığını gördüğü için gelmiyor. Mesele TL'yi ucuzlatmak değil, Türkiye'ye adaletle, demokrasi ile, kuvvetler ayrılığı ile itibar kazandırmaktır. Akla çağrı dediğim budur!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Vedat
(26.11.2021 18:55 - #340)
Akıl çoktan tatile çıktı geri dönmemeye kararlı...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ömer Nuri ÇAĞLAR
(27.11.2021 08:45 - #342)
Akı Bilim Hukuk Demokrasi liyakat İnsan hak Hürriyetleri Kâmil Manada Özümseme diği Sürece Ahlaklı Erdemli Yönetici İdareci İşinin Ehli İnsan Aranmaz sa Hamaset le Vatan Millet Din İman Kutsal Değerler Siyasete Alet Edilip Kullanılırsa Senden Benden Dinle Allah la Aldatma Sevgili Ağabeyim Ömrüne Bereket Saygı ve Hürmetle Allaha Amanet olunuz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ömer Nuri ÇAĞLAR
(27.11.2021 08:45 - #343)
Akı Bilim Hukuk Demokrasi liyakat İnsan hak Hürriyetleri Kâmil Manada Özümseme diği Sürece Ahlaklı Erdemli Yönetici İdareci İşinin Ehli İnsan Aranmaz sa Hamaset le Vatan Millet Din İman Kutsal Değerler Siyasete Alet Edilip Kullanılırsa Senden Benden Dinle Allah la Aldatma Sevgili Ağabeyim Ömrüne Bereket Saygı ve Hürmetle Allaha Amanet olunuz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.