Göktan Ay
Köşe Yazarı
Göktan Ay
 

Sn. Erdoğan; Enerjimizi teksif edeceğimiz alan, kültür ve sanattır

Geçen yazımızda ödül sahiplerine kısa teşekkür konuşması için söz verilmemesini eleştirmiş ve iletişim hatası olarak görmüştük. Bu konuya Şefik Kahramankaptan’da değinmiş; “Ödül Sahiplerinin Konuşamadığı Bir Tören...” https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/odul-sahiplerinin-konusamadigi-bir-toren/2671/ Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ndeki konuşmasında dedi ki; “Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz. Kültür ve sanatta yapacağımız atılımla, ruhumuzu esaretten kurtaracağız ki bedenimizi de özgür kılabilelim. İşte bunun için medeniyetimizi yeniden yükseltmek istiyorsak, öncelikle bakacağımız, vaktimizi, enerjimizi, kabiliyetimizi teksif edeceğimiz alan, kültür ve sanattır.” AY: O zaman geçen 20 yılda “kültür ve sanat” alanında, biz kültür insanlarının, oğlu Bilal Erdoğan’ın röportajdaki söylemleri (Hürriyet/Fatih Çekirge) ve iktidarı destekleyen “köşe yazarlarının” belirttiği gibi  başarılı olunamadığı anlaşılıyor. (Bkz. Bir önceki yazımız) Elbette, sanatçı özgür olmalıdır ki, eser üretebilsin… Ecdadımızın bize miras bıraktığı kültür/sanat değerlerine, üstüne koyarak medeniyet içinde yer alabilmeliyiz. Bunun için “şeker, yağ, un var” ama, yıllardır “helva” yapılamıyor, sorun burada.. CB: “Geçtiğimiz 19 yılda demokrasi ve kalkınma alanında gerçekleştirdiğimiz büyük atılım, gerçekten tarihe geçecek bir başarının ifadesidir. Bundan sonra artık kültür-sanat ve onun nesillerden nesillere aktarıcısı olan eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor ve yoğunlaşıyoruz. Bunun fiziki mekânlarını, şu anda inşa, imar ve ihya ettiğimiz gibi, bu fiziki mekânların içini de her yönüyle doldurmamız gerekiyor. Bu, yetiştireceğimiz insanlarla da bağımlı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına atfettiğimiz 2023 hedeflerimiz, daha çok maddi kalkınma unsurlarımızdan müteşekkildi.” AY: “Bundan sonra artık kültür-sanat ve onun nesillerden nesillere aktarıcısı olan eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor ve yoğunlaşıyoruz.” cümlesi de, kültür/sanatta istenene yaklaşılamadığının bir göstergesi. Bunun sebeplerini bir önceki yazımızda belirtmiştik. Kısaca top yine Sn. Cumhurbaşkanımızda; Kültür Bakanlığı’nı bağımsız yapmak, liyakatlı isimlerden yöneticiler atamak. CB Kabine Sisteminde, Sn. M.Ersoy’un turizmci olması ile,  turizm kültürü ezmiş ve yok etmiştir. İki tane güzel bina (Ankara CSO-İstanbul AKM) yapmakla övünmek yeterli olmasa gerek. “…… çocuklarını yurtdışında türlü özverilerle okutan aileler bu sürecin altından çocuklarının mesleki hayallerine zarar vermeksizin nasıl kalkacaklarının hesabını yaparken, ülkede yurtdışında müzik kurumlarına burs veren vakıfların sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, bizim şu anda “ucuz işgücüyle nasıl kalkınırız”ın ötesine geçip “elimizdeki yetenekli insan sermayesini nasıl beyin göçüne uğramaksızın elimizde tutup katma değer yaratırız” projesi üzerinde düşünmemiz gerekiyor.” (Menekşe Tokyay/Gazete Duvar/22.12.2021) Sn. Cumhurbaşkanımızın; “…Bu, yetiştireceğimiz insanlarla da bağımlı” cümlesi ile “yetiştirmede de sorunlarımız olduğunu” dile getirmiş oluyor ki katılıyoruz. Siyasi tercihlerle pıtırak gibi çoğalan; “Anadolu GSL (105), Konservatuvar (48), Güzel Sanatlar Fakültesi (85), Sanat ve Tasarım Dak.(15), Eğitim Fak. GSE Böl. (25), Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fak. (5), Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (1-ki ismine hala katılmıyoruz, Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi olması, Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin ayrıca yapılandırılmasıdır.), Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi (2)” ülkemize çok fazladır, gereksizdir. “İnsan yetiştirmek” konusunda Bilal Erdoğan ile birleşiyor ki, eğitim/kültür ve sanatın en büyük sorunu “kaliteli eleman” yetiştirilmemesidir. Bunun sebebi de kurumlardaki enflasyondur. Ayrıca, Bilal Erdoğan, “insan yetiştirmenin merkezine” Vakıfları ve İbn Haldun Üniversitesi’ni  koymuştur ki, buna katılamıyoruz. Devletin resmi kurumları insan yetiştirme de öncelik almalıdır. Ve, önemli olan sistemdir… “…Konfüçyüs öğretisinde müziğe verilen özel önemin de ilham kaynağı olduğu söz konusu “Çin modeli” aşamalı ve bilinçli bir şekilde inşa edildi. Kendi öğrencilerini Batı’dan müziğin tekniğini öğrenmek üzere Avrupa ve ABD’ye gönderen Çin, iki yönlü bir etkileşimde bulunarak birçok Batılı akademisyeni de Çin’e bilimsel ziyaretlere davet etti ve kültürler-arası köprü inşasında önemli bir adım atmış oldu. Ülke genelinde çağdaş müzik salonlarının inşa edilmesi de ülkenin yumuşak gücünün mimari bir yansımasıydı….” (Menekşe Tokyay/Gazete Duvar/22.12.2021) CB: "Türkiye'nin 81 vilayetinde faaliyete geçirdiğimiz kültür merkezlerini, kütüphaneleri, müzeleri ve daha nice eserleri, medeniyetimizin üzerinde yükseleceği sütunlar olarak tasarladık. İnşallah çok kısa bir zaman içerisinde, tarihi Rami Kışlası'nı da bu tür eserlerden bir tanesi olarak bitiriyoruz….. Aynı şekilde farklı kültür-sanat dallarında pek çok başarılı vatandaşın dünyanın dört bir yanında Türkiye'yi temsil ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bu güzel iklimi, sürekli güçlendirerek devam ettireceğiz" dedi. AY: Son paragrafa katılamıyoruz. Çünkü, ülkemizi yurt dışında  temsil eden sanatçı dostlarımızla sürekli konuşuyor ve çalıştaylar yapıyoruz. Bakanlık bünyesinde sürekli aynı isimler, koro/orkestra/toplulukların görevlendirildiği, makamdakilerin makamları “kendi menfaatleri” için kullandığı, bunun müzik icra kurumları içinde huzursuzluk yarattığını biliyoruz. Kadrolu olmayan arkadaşlarımızın da “Bakanlık destekleriyle” değil, “kendi imkanları/bağlantıları/popülerlikleri ile konser/etkinlik ayarladıklarını” yakından biliyoruz. Bu konuda Bakanlığın gerekli desteği vermesi hususunda talimatlandırma yapılması gerekli görülmektedir. Gerçi, bu üst kadro ,le mümkün değildir.  CB: “İnşallah 2053 vizyonumuzun ana taşıyıcısı eğitim ve kültür olacaktır. Kültür-sanat insanlarının her birinden 2053 vizyonunu şekillendirecek somut teklifler, projeler bekliyoruz. Bu, herkesin ve sonraki nesillerin ortak geleceğinin meselesidir.” AY: Sn. Cumhurbaşkanımız bu konuda Bilal Erdoğan’dan farklı düşünüyor ve alanda çalışan herkesi göreve çağırıyor. Ancak, “….2053 vizyonunu şekillendirecek….” Söylemi ile, yine kültür-sanat  atılımı 2053’e bırakılacak gibi bir düşünceye kapıldım. İnşallah metni hazırlayanların gözünden kaçmıştır. Çünkü, kültür-sanat da çok geç kalındı, koşmak gerek… Biz, müsterihiz, kültür-sanat-eğitim alanında sorunlar ve çözümleri açıklayan onlarca yazım var… Bakılırsa, çözüme hızla gidilebilir…..  
Ekleme Tarihi: 26 Aralık 2021 - Pazar

Sn. Erdoğan; Enerjimizi teksif edeceğimiz alan, kültür ve sanattır

Geçen yazımızda ödül sahiplerine kısa teşekkür konuşması için söz verilmemesini eleştirmiş ve iletişim hatası olarak görmüştük. Bu konuya Şefik Kahramankaptan’da değinmiş; “Ödül Sahiplerinin Konuşamadığı Bir Tören...”

https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/odul-sahiplerinin-konusamadigi-bir-toren/2671/

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ndeki konuşmasında dedi ki; “Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz. Kültür ve sanatta yapacağımız atılımla, ruhumuzu esaretten kurtaracağız ki bedenimizi de özgür kılabilelim. İşte bunun için medeniyetimizi yeniden yükseltmek istiyorsak, öncelikle bakacağımız, vaktimizi, enerjimizi, kabiliyetimizi teksif edeceğimiz alan, kültür ve sanattır.”

AY: O zaman geçen 20 yılda “kültür ve sanat” alanında, biz kültür insanlarının, oğlu Bilal Erdoğan’ın röportajdaki söylemleri (Hürriyet/Fatih Çekirge) ve iktidarı destekleyen “köşe yazarlarının” belirttiği gibi  başarılı olunamadığı anlaşılıyor. (Bkz. Bir önceki yazımız) Elbette, sanatçı özgür olmalıdır ki, eser üretebilsin… Ecdadımızın bize miras bıraktığı kültür/sanat değerlerine, üstüne koyarak medeniyet içinde yer alabilmeliyiz. Bunun için “şeker, yağ, un var” ama, yıllardır “helva” yapılamıyor, sorun burada..

CB: “Geçtiğimiz 19 yılda demokrasi ve kalkınma alanında gerçekleştirdiğimiz büyük atılım, gerçekten tarihe geçecek bir başarının ifadesidir. Bundan sonra artık kültür-sanat ve onun nesillerden nesillere aktarıcısı olan eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor ve yoğunlaşıyoruz. Bunun fiziki mekânlarını, şu anda inşa, imar ve ihya ettiğimiz gibi, bu fiziki mekânların içini de her yönüyle doldurmamız gerekiyor. Bu, yetiştireceğimiz insanlarla da bağımlı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına atfettiğimiz 2023 hedeflerimiz, daha çok maddi kalkınma unsurlarımızdan müteşekkildi.”

AY: “Bundan sonra artık kültür-sanat ve onun nesillerden nesillere aktarıcısı olan eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor ve yoğunlaşıyoruz.” cümlesi de, kültür/sanatta istenene yaklaşılamadığının bir göstergesi. Bunun sebeplerini bir önceki yazımızda belirtmiştik. Kısaca top yine Sn. Cumhurbaşkanımızda; Kültür Bakanlığı’nı bağımsız yapmak, liyakatlı isimlerden yöneticiler atamak. CB Kabine Sisteminde, Sn. M.Ersoy’un turizmci olması ile,  turizm kültürü ezmiş ve yok etmiştir. İki tane güzel bina (Ankara CSO-İstanbul AKM) yapmakla övünmek yeterli olmasa gerek.

“…… çocuklarını yurtdışında türlü özverilerle okutan aileler bu sürecin altından çocuklarının mesleki hayallerine zarar vermeksizin nasıl kalkacaklarının hesabını yaparken, ülkede yurtdışında müzik kurumlarına burs veren vakıfların sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, bizim şu anda “ucuz işgücüyle nasıl kalkınırız”ın ötesine geçip “elimizdeki yetenekli insan sermayesini nasıl beyin göçüne uğramaksızın elimizde tutup katma değer yaratırız” projesi üzerinde düşünmemiz gerekiyor.” (Menekşe Tokyay/Gazete Duvar/22.12.2021)

Sn. Cumhurbaşkanımızın; “…Bu, yetiştireceğimiz insanlarla da bağımlı” cümlesi ile “yetiştirmede de sorunlarımız olduğunu” dile getirmiş oluyor ki katılıyoruz. Siyasi tercihlerle pıtırak gibi çoğalan; “Anadolu GSL (105), Konservatuvar (48), Güzel Sanatlar Fakültesi (85), Sanat ve Tasarım Dak.(15), Eğitim Fak. GSE Böl. (25), Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fak. (5), Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (1-ki ismine hala katılmıyoruz, Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi olması, Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin ayrıca yapılandırılmasıdır.), Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi (2)” ülkemize çok fazladır, gereksizdir.

“İnsan yetiştirmek” konusunda Bilal Erdoğan ile birleşiyor ki, eğitim/kültür ve sanatın en büyük sorunu “kaliteli eleman” yetiştirilmemesidir. Bunun sebebi de kurumlardaki enflasyondur.

Ayrıca, Bilal Erdoğan, “insan yetiştirmenin merkezine” Vakıfları ve İbn Haldun Üniversitesi’ni  koymuştur ki, buna katılamıyoruz. Devletin resmi kurumları insan yetiştirme de öncelik almalıdır. Ve, önemli olan sistemdir…

“…Konfüçyüs öğretisinde müziğe verilen özel önemin de ilham kaynağı olduğu söz konusu “Çin modeli” aşamalı ve bilinçli bir şekilde inşa edildi. Kendi öğrencilerini Batı’dan müziğin tekniğini öğrenmek üzere Avrupa ve ABD’ye gönderen Çin, iki yönlü bir etkileşimde bulunarak birçok Batılı akademisyeni de Çin’e bilimsel ziyaretlere davet etti ve kültürler-arası köprü inşasında önemli bir adım atmış oldu. Ülke genelinde çağdaş müzik salonlarının inşa edilmesi de ülkenin yumuşak gücünün mimari bir yansımasıydı….” (Menekşe Tokyay/Gazete Duvar/22.12.2021)

CB: "Türkiye'nin 81 vilayetinde faaliyete geçirdiğimiz kültür merkezlerini, kütüphaneleri, müzeleri ve daha nice eserleri, medeniyetimizin üzerinde yükseleceği sütunlar olarak tasarladık. İnşallah çok kısa bir zaman içerisinde, tarihi Rami Kışlası'nı da bu tür eserlerden bir tanesi olarak bitiriyoruz….. Aynı şekilde farklı kültür-sanat dallarında pek çok başarılı vatandaşın dünyanın dört bir yanında Türkiye'yi temsil ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bu güzel iklimi, sürekli güçlendirerek devam ettireceğiz" dedi.

AY: Son paragrafa katılamıyoruz. Çünkü, ülkemizi yurt dışında  temsil eden sanatçı dostlarımızla sürekli konuşuyor ve çalıştaylar yapıyoruz. Bakanlık bünyesinde sürekli aynı isimler, koro/orkestra/toplulukların görevlendirildiği, makamdakilerin makamları “kendi menfaatleri” için kullandığı, bunun müzik icra kurumları içinde huzursuzluk yarattığını biliyoruz. Kadrolu olmayan arkadaşlarımızın da “Bakanlık destekleriyle” değil, “kendi imkanları/bağlantıları/popülerlikleri ile konser/etkinlik ayarladıklarını” yakından biliyoruz.

Bu konuda Bakanlığın gerekli desteği vermesi hususunda talimatlandırma yapılması gerekli görülmektedir. Gerçi, bu üst kadro ,le mümkün değildir.

 CB: “İnşallah 2053 vizyonumuzun ana taşıyıcısı eğitim ve kültür olacaktır. Kültür-sanat insanlarının her birinden 2053 vizyonunu şekillendirecek somut teklifler, projeler bekliyoruz. Bu, herkesin ve sonraki nesillerin ortak geleceğinin meselesidir.”

AY: Sn. Cumhurbaşkanımız bu konuda Bilal Erdoğan’dan farklı düşünüyor ve alanda çalışan herkesi göreve çağırıyor. Ancak, “….2053 vizyonunu şekillendirecek….” Söylemi ile, yine kültür-sanat  atılımı 2053’e bırakılacak gibi bir düşünceye kapıldım. İnşallah metni hazırlayanların gözünden kaçmıştır. Çünkü, kültür-sanat da çok geç kalındı, koşmak gerek…

Biz, müsterihiz, kültür-sanat-eğitim alanında sorunlar ve çözümleri açıklayan onlarca yazım var…

Bakılırsa, çözüme hızla gidilebilir…..

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.