Göktan Ay
Köşe Yazarı
Göktan Ay
 

Eski ‘Yeni YÖK’ün Sonuçsuz Kalan Rektör Seçimleri!..

YÖK Eski Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç (2016) açıklamıştı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Ekim'deki OHAL KHK'sı ile kaldırılan rektör seçimlerinin yerine YÖK yeni bir sistem başlatacaktı.. Buna göre; YÖK üyeleri; “üniversitelere gidecek, öğrenci ve öğretim üyelerinin yanı sıra ilin valisi, sanayi ve ticaret odası başkanları, kalkınma ajansı temsilcileri ile de görüşerek” rektör adayını belirleyecek. En nihayet; o üniversite için bir “rektör profili” ortaya çıkacak. Bu profile göre başvuru yapan adaylar arasında bir seçim yapacağız" demişti. Gittiler mi? Hayır! Görüş aldılar mı? Hayır? Rektör profili çıkarıldı mı? Hayır! İkinci yılının sonunda rektörlerin performansını da değerlendirecekti. Değerlendirildi mi? Hayır! Ne 2 yılı, 4 yılı bile değerlendirmediler, sadece Külliye’den gelecek ışığa baktılar maalesef… Başka  ne yaptılar?   Sıcak yuvalarından çıkmayıp, biz büyüğüz, YÖK üyesiyiz, siz rektör adayısınız v.b. olsa gerek, adayları ayaklarına çağırdılar ve 3 dk. Projelerini tanıtmalarını istediler. Yani, herşey kağıtta kaldı. Ülkemizin en büyük şanssızlığı, uygulama eksikliği, yönetenlerin işlerini doğru yapmamalarıdır. TıpkI DOKTORLARIN 3 DK. BİR HASTAYA BAKMALARI ZORUNLUĞU GİBİ. Elbette, ayrı komisyonlar görüştüğü için bütünlük/birlik ağlanamadı Ama, olsun zaten bu görüşmelerin önemi de yoktu..Rektör çoktan belliydi, sadece şeklen oyun oynanıyordu. Ya kaybedilen zaman, para, vicdan v.b. Alt her zaman üst tarafından ezilmeliydi? Zaten sistem yıllardır şöyle çalışıyordu; YÖK Başkanı YÖK Üyeleri’ne, YÖK Başkanı ve YÖK  Üyeleri rektörlere, rektörler dekan/müdürlere, Dekan/Müdürler Bölüm Başkanları’na …. Prof.lar Doç. ve Dr.Öğr.Üy.ne baskı yapıp duruyor, mobbing uyguluyordu. Eski Başkan Y. Saraç, rektörlük seçiminin kaldırılmasına rağmen sistemi, "rektörlük seçimlerinde değişikliğe gidilmesi" diye niteleyerek, kararı yerinde bulduklarını da söylüyordu. Ah, şu makamlar! Cumhurbaşkanımızın talimatından sonra, Y.Saraç,  yıllarca uyguladığı sistemi birden kötülemeye başladı; “Rektörlük seçimleri üniversitelerde gerginliğe yol açtı. Hocalar arasında husumet oluşturdu.” Hatta demişti ki; "Gerçekten hoca profilini doldurabilecek bazı adayların niye az oy aldığını kendilerine sorduğumuzda şu cevaplarla karşılaşıyorduk sıklıkla, 'Bu üniversitenin atama yükseltme kriterleri yok. Bu sorunu çözeceğiz dedik. Bundan dolayı, oy vermedi kimse bize' veya 'Bu üniversitenin hocalarının pek çoğu bu ilde kalmıyorlar. Komşu ilden geliyor derslerini verip gidiyorlar. Öğrencileriyle hemhal olamıyor, onlarla ilgilenemiyorlar. Biz bu sorunu çözeceğiz dedik, kimse bize oy vermedi' şeklinde pek çok şikayetler söz konusuydu." Y. Saraç, şunları söylemişti: "2 yılın sonunda rektörümüz gelsin, üniversitesinde başta koymuş olduğu hedeflerin ne kadarına ulaştı, bölgesine ne katkı sağladı, bilimsel açıdan üniversiteyi ne derece yükseltti, bunlarla ilgili bize bilgi versin ve rapor sunsun. YÖK de durumu değerlendirip Cumhurbaşkanlığı makamına rektörün performansına dair bir rapor arz etsin, istiyoruz." Pardon da YÖK’teki Prof. lar kim? Çok üstün çalışmaları mı var? Üniversitelerine/ülkemize bir buluş, patent mi üretmişler? Nasıl atanmışlar? Hepsi liyakatlı mı? Emekli valilerin/CB danışmanının ne işi var?  Rektör olan Nihat Hatipoğlu neden kurulda? Ya da neden rektör? Nasıl yetişiyor? Cevapsız sorular… Bu paragrafı da atlamayalım;. “Performansını olumsuz buldukları rektörü ise önce yönlendirme ve uyarı mekanizmasının devreye gireceğini belirtti. Ayrıca belli bir süre için mevcut rektörle yeni rektörün tecrübe aktarması için birlikte çalışmasını isteyeceğiz” Bu paragraftaki üstten bakışı seziyor musunuz; yönlendirme ve uyarı mekanizmasını çalıştıracaklarmış… Allah aşkına, hiç eski rektörle yeni rektörün birlikte çalıştığını gördünüz mü? Oldu mu? Hayır? Y.Saraç, döneminde şikayet edilen, mobbing uygulayan, akademisyenlere kadro vermeyen v.b. hangi rektöre soruşturma açtı, görevden aldı? Hiç!... Türkiye'de böyle olur işler…Onun için, en zayıflar, liyakatsızlar  katakulli ile  yükselmeye bakıyor… Ve, maalesef başarıyorlar da!...  
Ekleme Tarihi: 21 Aralık 2021 - Salı

Eski ‘Yeni YÖK’ün Sonuçsuz Kalan Rektör Seçimleri!..

YÖK Eski Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç (2016) açıklamıştı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Ekim'deki OHAL KHK'sı ile kaldırılan rektör seçimlerinin yerine YÖK yeni bir sistem başlatacaktı.. Buna göre; YÖK üyeleri; “üniversitelere gidecek, öğrenci ve öğretim üyelerinin yanı sıra ilin valisi, sanayi ve ticaret odası başkanları, kalkınma ajansı temsilcileri ile de görüşerek” rektör adayını belirleyecek. En nihayet; o üniversite için bir “rektör profili” ortaya çıkacak. Bu profile göre başvuru yapan adaylar arasında bir seçim yapacağız" demişti.

Gittiler mi?

Hayır!

Görüş aldılar mı?

Hayır?

Rektör profili çıkarıldı mı?

Hayır!

İkinci yılının sonunda rektörlerin performansını da değerlendirecekti.

Değerlendirildi mi?

Hayır! Ne 2 yılı, 4 yılı bile değerlendirmediler, sadece Külliye’den gelecek ışığa baktılar maalesef…

Başka  ne yaptılar?  

Sıcak yuvalarından çıkmayıp, biz büyüğüz, YÖK üyesiyiz, siz rektör adayısınız v.b. olsa gerek, adayları ayaklarına çağırdılar ve 3 dk. Projelerini tanıtmalarını istediler.

Yani, herşey kağıtta kaldı. Ülkemizin en büyük şanssızlığı, uygulama eksikliği, yönetenlerin işlerini doğru yapmamalarıdır.

TıpkI DOKTORLARIN 3 DK. BİR HASTAYA BAKMALARI ZORUNLUĞU GİBİ.

Elbette, ayrı komisyonlar görüştüğü için bütünlük/birlik ağlanamadı Ama, olsun zaten bu görüşmelerin önemi de yoktu..Rektör çoktan belliydi, sadece şeklen oyun oynanıyordu. Ya kaybedilen zaman, para, vicdan v.b.

Alt her zaman üst tarafından ezilmeliydi?

Zaten sistem yıllardır şöyle çalışıyordu; YÖK Başkanı YÖK Üyeleri’ne, YÖK Başkanı ve YÖK  Üyeleri rektörlere, rektörler dekan/müdürlere, Dekan/Müdürler Bölüm Başkanları’na …. Prof.lar Doç. ve Dr.Öğr.Üy.ne baskı yapıp duruyor, mobbing uyguluyordu.

Eski Başkan Y. Saraç, rektörlük seçiminin kaldırılmasına rağmen sistemi, "rektörlük seçimlerinde değişikliğe gidilmesi" diye niteleyerek, kararı yerinde bulduklarını da söylüyordu. Ah, şu makamlar!

Cumhurbaşkanımızın talimatından sonra, Y.Saraç,  yıllarca uyguladığı sistemi birden kötülemeye başladı; “Rektörlük seçimleri üniversitelerde gerginliğe yol açtı. Hocalar arasında husumet oluşturdu.”

Hatta demişti ki; "Gerçekten hoca profilini doldurabilecek bazı adayların niye az oy aldığını kendilerine sorduğumuzda şu cevaplarla karşılaşıyorduk sıklıkla, 'Bu üniversitenin atama yükseltme kriterleri yok. Bu sorunu çözeceğiz dedik. Bundan dolayı, oy vermedi kimse bize' veya 'Bu üniversitenin hocalarının pek çoğu bu ilde kalmıyorlar. Komşu ilden geliyor derslerini verip gidiyorlar. Öğrencileriyle hemhal olamıyor, onlarla ilgilenemiyorlar. Biz bu sorunu çözeceğiz dedik, kimse bize oy vermedi' şeklinde pek çok şikayetler söz konusuydu."

Y. Saraç, şunları söylemişti:

"2 yılın sonunda rektörümüz gelsin, üniversitesinde başta koymuş olduğu hedeflerin ne kadarına ulaştı, bölgesine ne katkı sağladı, bilimsel açıdan üniversiteyi ne derece yükseltti, bunlarla ilgili bize bilgi versin ve rapor sunsun. YÖK de durumu değerlendirip Cumhurbaşkanlığı makamına rektörün performansına dair bir rapor arz etsin, istiyoruz."

Pardon da YÖK’teki Prof. lar kim?

Çok üstün çalışmaları mı var?

Üniversitelerine/ülkemize bir buluş, patent mi üretmişler?

Nasıl atanmışlar?

Hepsi liyakatlı mı?

Emekli valilerin/CB danışmanının ne işi var?

 Rektör olan Nihat Hatipoğlu neden kurulda? Ya da neden rektör? Nasıl yetişiyor?

Cevapsız sorular…

Bu paragrafı da atlamayalım;. “Performansını olumsuz buldukları rektörü ise önce yönlendirme ve uyarı mekanizmasının devreye gireceğini belirtti. Ayrıca belli bir süre için mevcut rektörle yeni rektörün tecrübe aktarması için birlikte çalışmasını isteyeceğiz”

Bu paragraftaki üstten bakışı seziyor musunuz; yönlendirme ve uyarı mekanizmasını çalıştıracaklarmış…

Allah aşkına, hiç eski rektörle yeni rektörün birlikte çalıştığını gördünüz mü?

Oldu mu?

Hayır?

Y.Saraç, döneminde şikayet edilen, mobbing uygulayan, akademisyenlere kadro vermeyen v.b. hangi rektöre soruşturma açtı, görevden aldı?

Hiç!...

Türkiye'de böyle olur işler…Onun için, en zayıflar, liyakatsızlar  katakulli ile  yükselmeye bakıyor…

Ve, maalesef başarıyorlar da!...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.