Recep Kürkçü
Köşe Yazarı
Recep Kürkçü
 

ENERJİ TÜKETİMİ VE KİLO KONTROLÜ III

Enerji alımı ve kullanımı (harcaması) arasındaki dengesizlik, şişmanlık (obezite) olarak tanımlanır. Şişmanlık;  Vucuda besinlerle alınan fazla enerjinin vucut yağı olarak depolanması ve vucut yağ dokusunun artması sonucunda oluşan ancak tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır. Genellikle sağlıksız beslenme alışkanlıklarına sahip, fiziksel aktivitesi sınırlı, sedanter (hareketsizlik) yaşam tarzı olan bireylerde gorulur. Şişman bireylerin vucudunda deri altı ve iç organların cevresindeki yağ dokusu miktarının artması, sağlık risklerini artırır(1). Obezitenin yol açtığı sağlık problemleri; Tip 2 Şeker hastalığı Yüksek tansiyon Kalp  damar hastalıkları Karaciğer yağlanması Astım Solunum zorluğu Eklem kireçlenmesi Felç Uyku apnesi Ruhsal sorunlar Safra kesesi hastalıkları Bazı kanser türleri Kas ?iskelet sistemi problemleri Ameliyat risklerinin artması v.b. (2). OBEZİTENİN TEDAVİSİ 1. Diyet tedavisi, 2. Egzersiz tedavisi, 3. Davranış değişikliği tedavisi, 4. Farmakolojik tedavi, 5. Cerrahi tedavi 1. Diyet (Tıbbi Beslenme) tedavisi Obezitenin tedavisinde diyet  tedavisi anahtar rol oynamaktadır. -Vücut ağırlığı, boya göre olması gereken düzeye  indirilmeli -Diyet, bireye özgü uygulanmalı -Zayıflama diyeti yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalı -Diyet bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılmalı -Kaybedilen ağırlık korunmalıdır(2). 2.Egzersiz Yapılan kontrollü çalışmalarda diyet ve egzersiz kombinasyonu sadece diyet ile karşılaştırıldığında daha fazla kilo kaybı gözlenmiştir ve egzersiz kilo kaybının uzun süreli olmasına yardımcı olmaktadır(3). Başarılı egzersiz programlarının ortak özellikleri, sık profesyonel bağlantı ile birlikte denetlenmeyen, resmi bir kimlik taşımayan egzersizlerin ve egzersiz modu olarak yürümenin kullanılması, orta dereceli intensiteye sahip evde gerçekleştirilen egzersizleri temel almasıdır (4). Egzersiz kalori kullanımını gerektirir ve orta dereceli bir egzersiz bile hareketsizlikten iyidir. Bu nedenle insanlar boş zamanlarını pasif eylemler yerine hareketli geçirmeleri için teşvik edilmelidirler. Egzersiz yağsız vücut kütlesi kaybını azaltabilir. Diyetle kaybedilen kilonun %25 kadarı yağsız vücut kütlesidir. Aerobik çalışmalar ve dayanıklılık çalışmaları yağsız vücut kütlesindeki azalmayı en aza indirir. Egzersiz yapanlar, yapmayanlara göre belirgin olarak daha az viseral yağdokusu depolanması gösterilmiştir(3). 3.Davranış Tedavisi Çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen ve önemli bir sağlık sorunu olan obezite etyolojisinde organik etkenlerin yanında çevresel ve psikolojik etkenlerinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Sıklıkla uygulanan tedavi yeme tutumlarını değiştirmeye yönelik davranışçı tedavidir. Değerlendirme sürecinde ayrıntılı öykü alınması çok önemlidir. Tercih edilen yemek çeşitleri, tatlılara eğilim, aşırı yeme dönemlerinin ortaya çıktığı zaman, iştahın uyarıldığı çevresel koşullar, gece atıştırma, sosyal baskılar, stres etkenleri, eşlik eden depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar ile ilgili ayrıntılı öykü alınması gereklidir. Önemli olan aşırı yeme davranışını özendiren çevresel etkenleri kontrol edebilmektir. Standart davranışçı tedavi şu aşamaları içerir: 1. Yaşa uygun kalori/günlük diyetin uygulanması, 2. Tüketilen yiyeceklerin  düzenli bir şekilde kayıt edilmesi, 3. Hekim tarafından yapılan haftalık kilo takibi, 4. Yemekleri evde yemek ve bu sırada televizyon, radyo veya kitap okumak gibi dikkati başka yöne çeken uyaranların bulunmaması, 5. Yiyecekler arası atıştırmayı yasaklama, 6. Fiziksel aktiviteyi arttırma ve kilo kaybettikçe ödül uygulaması (5). 4.İlaç Tedavisi Vucut ağırlığının azaltılmasına yonelik pek cok girişim bulunmasına rağmen kilo kaybı sağlamanın ve kaybedilen kiloyu korumanın zorluğu; hem hekimlerin hem de hastaların farmakoterapiye buyuk ilgi duymasına yol acmış ve obezitenin ilacla tedavisi onemli bir sağlık konusu haline gelmiştir. İdeal bir obezite ilacı: -Dozla ilişkili kilo kaybı sağlamalı -Ulaşılan hedef kilonun devamlılığını sağlamalı - Uzun sureli kullanımında da guvenilir olmalı -Tolerans geliştirmemeli -Kotu kullanım ya da bağımlık yapmamalıdır Ne yazık ki gunumuze bu ozelliklerin tumunu birden karşılayan herhangi bir ilac bulunmamaktadır. Genetik alt yapısı tamamen ortadan kaldırılamamakla birlikte, son yıllarda obezite, tedavi edilebilir, kronik bir hastalık olarak kabul gormeye başlamıştır. Yaşam tarzı değişimi ile birlikte, tedavinin yaşam boyu sureceği ve kısa sureli ilac tedavisinden ziyade yaşam boyu ilac kullanılması gerekeceği hastaya soylenmelidir(6). 5.Cerrahi Tedavi Cerrahi tedavi için hasta seçim ölçütleri çeşitlilik göstermekle birlikte en sık kullanılan ölçütler şunlardır; 1. Masif obezite (ideal ağırlığın iki katından fazla ağırlık) bulunması 2. Masif obezitenin en az iki yıldır var olması 3.En az bir yıl süre ile diyet tedavisi uygulanması ve bu tedavinin yetersiz olduğunun klinisyenlerce belirlenmesi 4.Obeziteye yol açabilecek metabolik veya endokrin bir hastalık (Cushing Sendromu, hipotiroidizm) bulunmaması 5.Ameliyat riskini artırabilecek ek hastalık bulunmaması 6.Ameliyat sonrası yan etkiler ve komplikasyonlar anlatıldıktan sonra hastanın tedaviye istekli olması 7.Hastanın mental kapasitesinin ve emosyonel durumunun ameliyatı ve ameliyat sonrası oluşacak değişiklikleri tolere edebilecek düzeyde olması 8.Hastanın psikolojik olarak stabil olduğunun psikiyatristlerce belirlenmiş olması(7). Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Bariatrik cerrahi: Besinlerle alınan enerjinin azaltılması -Bypass, -gastroplasti, -gastrik bantlama, -gastrik balon vb. yöntemler Rekonstrüktif cerrahi: Vücutta lokalize olmuş yağ dokularının  uzaklaştırılması(2). 1-Turkiye Beslenme Rehberi TUBER 2015, T.C. Sağlık Bakanlığı Yayın No: 1031 , Ankara -2016. 2-Çakır, B. ?Obezite ve Fiziksel Aktivitenin Sağlık Üzerine  Etkileri? T.C.Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık H?zmetleri Genel Müdürlüğü  Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı, Ankara- 2016. 3-Atalay, A. ve Kutsal, Y.G.(2000). Pediatrik obezite ve egzersiz. Katkı Pediatri Dergisi,21(4). 4-Hillsdon, M., Thorogood, Mç, Anstiss, T. ve Morris, J.(1995). Randomised controlled trials of physical activity promotion: a review. Journal of Epidemiology and Community Health , 49, 5-Pehlivantürk, B.(2000). Çocuk ve ergenlerdeki obezitenin psikososyal yönleri. Katkı Pediatri Dergisi, 21(4). 6-Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu, Türkiye Endokrinoloji Ve Metabolizma Derneği ? Ankara- 2014. 7-Karnak, İ.(2000). Obezite tedavisinde cerrahinin yeri. Katkı Pediatri Dergisi,21(4).
Ekleme Tarihi: 29 Mayıs 2017 - Pazartesi

ENERJİ TÜKETİMİ VE KİLO KONTROLÜ III

Enerji alımı ve kullanımı (harcaması) arasındaki dengesizlik, şişmanlık (obezite) olarak tanımlanır.

Şişmanlık;  Vucuda besinlerle alınan fazla enerjinin vucut yağı olarak depolanması ve vucut yağ dokusunun artması sonucunda oluşan ancak tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır. Genellikle sağlıksız beslenme alışkanlıklarına sahip, fiziksel aktivitesi sınırlı, sedanter (hareketsizlik) yaşam tarzı olan bireylerde gorulur. Şişman bireylerin vucudunda deri altı ve iç organların cevresindeki yağ dokusu miktarının artması, sağlık risklerini artırır(1).

Obezitenin yol açtığı sağlık problemleri;

Tip 2 Şeker hastalığı

Yüksek tansiyon

Kalp  damar hastalıkları

Karaciğer yağlanması

Astım

Solunum zorluğu

Eklem kireçlenmesi

Felç

Uyku apnesi

Ruhsal sorunlar

Safra kesesi hastalıkları

Bazı kanser türleri

Kas ?iskelet sistemi problemleri

Ameliyat risklerinin artması v.b. (2).

OBEZİTENİN TEDAVİSİ

1. Diyet tedavisi,

2. Egzersiz tedavisi,

3. Davranış değişikliği tedavisi,

4. Farmakolojik tedavi,

5. Cerrahi tedavi

1. Diyet (Tıbbi Beslenme) tedavisi

Obezitenin tedavisinde diyet  tedavisi anahtar rol oynamaktadır.

-Vücut ağırlığı, boya göre olması gereken düzeye  indirilmeli

-Diyet, bireye özgü uygulanmalı

-Zayıflama diyeti yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalı

-Diyet bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılmalı

-Kaybedilen ağırlık korunmalıdır(2).

2.Egzersiz

Yapılan kontrollü çalışmalarda diyet ve egzersiz kombinasyonu sadece diyet ile karşılaştırıldığında daha fazla kilo kaybı gözlenmiştir ve egzersiz kilo kaybının uzun süreli olmasına yardımcı olmaktadır(3).

Başarılı egzersiz programlarının ortak özellikleri, sık profesyonel bağlantı ile birlikte denetlenmeyen, resmi bir kimlik taşımayan egzersizlerin ve egzersiz modu olarak yürümenin kullanılması, orta dereceli intensiteye sahip evde gerçekleştirilen egzersizleri temel almasıdır (4).

Egzersiz kalori kullanımını gerektirir ve orta dereceli bir egzersiz bile hareketsizlikten iyidir. Bu nedenle insanlar boş zamanlarını pasif eylemler yerine hareketli geçirmeleri için teşvik edilmelidirler. Egzersiz yağsız vücut kütlesi kaybını azaltabilir. Diyetle kaybedilen kilonun %25 kadarı yağsız vücut kütlesidir. Aerobik çalışmalar ve dayanıklılık çalışmaları yağsız vücut kütlesindeki azalmayı en aza indirir. Egzersiz yapanlar, yapmayanlara göre belirgin olarak daha az viseral yağdokusu depolanması gösterilmiştir(3).

3.Davranış Tedavisi

Çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen ve önemli bir sağlık sorunu olan obezite etyolojisinde organik etkenlerin yanında çevresel ve psikolojik etkenlerinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Sıklıkla uygulanan tedavi yeme tutumlarını değiştirmeye yönelik davranışçı tedavidir. Değerlendirme sürecinde ayrıntılı öykü alınması çok önemlidir. Tercih edilen yemek çeşitleri, tatlılara eğilim, aşırı yeme dönemlerinin ortaya çıktığı zaman, iştahın uyarıldığı çevresel koşullar, gece atıştırma, sosyal baskılar, stres etkenleri, eşlik eden depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar ile ilgili ayrıntılı öykü alınması gereklidir. Önemli olan aşırı yeme davranışını özendiren çevresel etkenleri kontrol edebilmektir.

Standart davranışçı tedavi şu aşamaları içerir:

1. Yaşa uygun kalori/günlük diyetin uygulanması,

2. Tüketilen yiyeceklerin  düzenli bir şekilde kayıt edilmesi,

3. Hekim tarafından yapılan haftalık kilo takibi,

4. Yemekleri evde yemek ve bu sırada televizyon, radyo veya kitap okumak gibi dikkati başka yöne çeken uyaranların bulunmaması,

5. Yiyecekler arası atıştırmayı yasaklama,

6. Fiziksel aktiviteyi arttırma ve kilo kaybettikçe ödül uygulaması (5).

4.İlaç Tedavisi

Vucut ağırlığının azaltılmasına yonelik pek cok girişim bulunmasına rağmen kilo kaybı sağlamanın ve kaybedilen kiloyu korumanın zorluğu; hem hekimlerin hem de hastaların farmakoterapiye buyuk ilgi duymasına yol acmış ve obezitenin ilacla tedavisi onemli bir sağlık konusu haline gelmiştir. İdeal bir obezite ilacı:

-Dozla ilişkili kilo kaybı sağlamalı

-Ulaşılan hedef kilonun devamlılığını sağlamalı

- Uzun sureli kullanımında da guvenilir olmalı

-Tolerans geliştirmemeli

-Kotu kullanım ya da bağımlık yapmamalıdır

Ne yazık ki gunumuze bu ozelliklerin tumunu birden karşılayan herhangi bir ilac bulunmamaktadır. Genetik alt yapısı tamamen ortadan kaldırılamamakla birlikte, son yıllarda obezite, tedavi edilebilir, kronik bir hastalık olarak kabul gormeye başlamıştır. Yaşam tarzı değişimi ile birlikte, tedavinin yaşam boyu sureceği ve kısa sureli ilac tedavisinden ziyade yaşam boyu ilac kullanılması gerekeceği hastaya soylenmelidir(6).

5.Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi için hasta seçim ölçütleri çeşitlilik göstermekle birlikte en sık kullanılan ölçütler şunlardır;

1. Masif obezite (ideal ağırlığın iki katından fazla ağırlık) bulunması

2. Masif obezitenin en az iki yıldır var olması

3.En az bir yıl süre ile diyet tedavisi uygulanması ve bu tedavinin yetersiz olduğunun klinisyenlerce belirlenmesi

4.Obeziteye yol açabilecek metabolik veya endokrin bir hastalık (Cushing Sendromu, hipotiroidizm) bulunmaması

5.Ameliyat riskini artırabilecek ek hastalık bulunmaması

6.Ameliyat sonrası yan etkiler ve komplikasyonlar anlatıldıktan sonra hastanın tedaviye istekli olması

7.Hastanın mental kapasitesinin ve emosyonel durumunun ameliyatı ve ameliyat sonrası oluşacak değişiklikleri tolere edebilecek düzeyde olması

8.Hastanın psikolojik olarak stabil olduğunun psikiyatristlerce belirlenmiş olması(7).

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır.

Bariatrik cerrahi: Besinlerle alınan enerjinin azaltılması

-Bypass,

-gastroplasti,

-gastrik bantlama,

-gastrik balon vb. yöntemler

Rekonstrüktif cerrahi: Vücutta lokalize olmuş yağ dokularının  uzaklaştırılması(2).

1-Turkiye Beslenme Rehberi TUBER 2015, T.C. Sağlık Bakanlığı Yayın No: 1031 , Ankara -2016.

2-Çakır, B. ?Obezite ve Fiziksel Aktivitenin Sağlık Üzerine  Etkileri? T.C.Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık H?zmetleri Genel Müdürlüğü  Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı, Ankara- 2016.

3-Atalay, A. ve Kutsal, Y.G.(2000). Pediatrik obezite ve egzersiz. Katkı Pediatri Dergisi,21(4).

4-Hillsdon, M., Thorogood, Mç, Anstiss, T. ve Morris, J.(1995). Randomised controlled trials of physical activity promotion: a review. Journal of Epidemiology and Community Health , 49,

5-Pehlivantürk, B.(2000). Çocuk ve ergenlerdeki obezitenin psikososyal yönleri. Katkı Pediatri Dergisi, 21(4).

6-Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu, Türkiye Endokrinoloji Ve Metabolizma Derneği ? Ankara- 2014.

7-Karnak, İ.(2000). Obezite tedavisinde cerrahinin yeri. Katkı Pediatri Dergisi,21(4).

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.