Recep Kürkçü
Köşe Yazarı
Recep Kürkçü
 

ENERJİ TÜKETİMİ VE KİLO KONTROLÜ-II

İnsanlar, dengeli beslenmeye gayret etmelerine rağmen, hiç farkında olmadan kilo almaya başlarlar. Normalde 70-75 kilo olan bir kişi hareketsiz yaşam ve beslenme dengesizliği sonucu 20-25 kilo yağlanırsa, kişinin günlük enerji gereksinimi 500 kilokalori artar. Bu da daha fazla yemek yeme sonucu insanı şişmanlatır. Şişmanlık (obezite), vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen enerji metabolizması bozukluğudur. Obezite, genetik ve çevresel etkileşimleri olan; ciddi ve kronik bir hastalıktır. Vücutta normalden fazla miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişir. Şişmanlık, alınan enerji miktarının kullanılan enerji miktarından fazla olması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bir insanın kilosunun boyuna göre normal olup olmadığın belirlenmesinde birçok yöntem kullanılmasına rağmen, pratik olduğu için sık kullanılan en geçerli yöntemler beden kitle indeksi (BKİ) hesaplanması, bel ve kalça çevresi ölçümüdür.  Beden kitle endeksi, vücut ağırlığınızın boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir. Sonuç olarak elde edilen değer yani beden kitle endeksi aşağıdaki aralıklarda değerlendirilir. Beden kitle indeksi 0-18.4: arasında olan kişi, zayıf olarak değerlendirilir. Bu kişi boyuna göre uygun ağırlıkta olmadığını, zayıf olduğunu gösterir. Zayıflık, bazı hastalıklar için risk oluşturan ve istenmeyen bir durumdur. Beden kitle indeksi 18.5-24.9: arasında olan kişi, normal olarak değerlendirilir. Boyuna göre uygun ağırlıkta olduğunuzu gösterir. 25.0-29.9: arasında olan kişi, Fazla Kilolu olarak değerlendirilir.  Fazla Kilolu, boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu gösterir. Fazla kilolu olma durumu gerekli önlemler alınmadığı takdirde pek çok hastalık için risk faktörü olan obeziteye (şişmanlık) yol açar. 30.0-34.9: arasında olan kişi, I.Sınıf Şişman (Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. 35.0-44.9: arasında olan kişi, II. Sınıf Şişman (Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. 45.0 ve üstü: olan kişi, III. Sınıf Aşırı Şişman (Aşırı Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür. Obezitenin değerlendirilmesinde yapılan ölçümlerde, bel kalça oranının erkeklerde 1?in altında, kadınlarda ise 0, 85?in altında olması gerekir. Bel çevresi ölçümleri obezite tanısı için oldukça pratik bir yöntemdir. Bu doğrultuda erkeklerin bel çevresinin 102 cm?den, kadınların ise 88 cm?den büyük olması şişmanlığın göstergesidir. Son yıllarda tüm dünyada obezitenin görülme sıklığı giderek artmaktadır Ve Tedavi edilmesi gereken bir hastalık, bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Obezitenin nedenleri tam olarak belirlenemese de, birkaç konu başlığı altında toplanabilir. Aşırı ve yanlış beslenme obezitenin en başlıca sebebidir. Günümüzde artan yanlış beslenme alışkanlıkları ülkemizde obezitenin artmasına sebep olmuştur. Trans yağlar ile beslenme ve aşırı beslenme nedeniyle kilo problemi yaşamayan bireyler bile obezite hastalığına yakalanmaktadır. Aşırı beslenme ve yanlış beslenmenin dışında fiziksel aktivite yetersizliği de obeziteye neden olmaktadır. Hareketsiz bir yaşama sahip olan bireyler uzun vadede kilo alımı ile obezite hastalığına yakalanabilirler. Daha çok iş hayatında bulunan ve oturarak çalışmak zorunda kalan bireylerde fiziksel aktivite yetersizliği görülmektedir. Fiziksel hareket azlığından dolayı obezite hastalığına yakalanmak istemeyen bireylerin mutlaka yürüyüş veya spor yapmaları gerekmektedir. Her gün yapılacak 40 dakikalık yürüyüşler bireylerin aşırı kilo alımını engellemektedir.  Genetik nedenler ise kişilerin önüne geçemediği bir obezite hastalığına neden olabilir. Kişinin elinde olmadan gelişen genetik obezite türleri, doğru bir tedavi ile atlatılabilmektedir. Obezite nedenlerinin tümünü bu konu başlıkları altında toplayabiliriz:  Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları Yetersiz fiziksel aktivite Yaş Cinsiyet Eğitim düzeyi Sosyo ? kültürel etmenler Gelir durumu Hormonal ve metabolik etmenler Genetik etmenler Psikolojik problemler Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama Sigara- alkol kullanma durumu Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.) Doğum sayısı ve doğumlar arası süre  Tüm bu etmenleri göz önüne alarak, bireylerin doğumdan itibaren ilk 3 yıllarının da çok önemli olduğunu belirtebiliriz. Çocukluk döneminde aşırı şeker ve çikolata dönemi ileriki dönemlerde yaşanacak obezite sorunlarının kaynağı olmaktadır. Burada ebeveynlere oldukça büyük sorumluluk düşmektedir. Bebeğinizin kilo ve beslenme kontrolünü ilk yıllarda sağlamalı ve yanlış beslenmeden uzak tutmalısınız.
Ekleme Tarihi: 14 Nisan 2017 - Cuma

ENERJİ TÜKETİMİ VE KİLO KONTROLÜ-II

İnsanlar, dengeli beslenmeye gayret etmelerine rağmen, hiç farkında olmadan kilo almaya başlarlar. Normalde 70-75 kilo olan bir kişi hareketsiz yaşam ve beslenme dengesizliği sonucu 20-25 kilo yağlanırsa, kişinin günlük enerji gereksinimi 500 kilokalori artar. Bu da daha fazla yemek yeme sonucu insanı şişmanlatır. Şişmanlık (obezite), vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen enerji metabolizması bozukluğudur. Obezite, genetik ve çevresel etkileşimleri olan; ciddi ve kronik bir hastalıktır. Vücutta normalden fazla miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişir. Şişmanlık, alınan enerji miktarının kullanılan enerji miktarından fazla olması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

Bir insanın kilosunun boyuna göre normal olup olmadığın belirlenmesinde birçok yöntem kullanılmasına rağmen, pratik olduğu için sık kullanılan en geçerli yöntemler beden kitle indeksi (BKİ) hesaplanması, bel ve kalça çevresi ölçümüdür.

 Beden kitle endeksi, vücut ağırlığınızın boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir. Sonuç olarak elde edilen değer yani beden kitle endeksi aşağıdaki aralıklarda değerlendirilir.

Beden kitle indeksi 0-18.4: arasında olan kişi, zayıf olarak değerlendirilir.

Bu kişi boyuna göre uygun ağırlıkta olmadığını, zayıf olduğunu gösterir. Zayıflık, bazı hastalıklar için risk oluşturan ve istenmeyen bir durumdur.

Beden kitle indeksi 18.5-24.9: arasında olan kişi, normal olarak değerlendirilir. Boyuna göre uygun ağırlıkta olduğunuzu gösterir.

25.0-29.9: arasında olan kişi, Fazla Kilolu olarak değerlendirilir.  Fazla Kilolu, boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu gösterir. Fazla kilolu olma durumu gerekli önlemler alınmadığı takdirde pek çok hastalık için risk faktörü olan obeziteye (şişmanlık) yol açar.

30.0-34.9: arasında olan kişi, I.Sınıf Şişman (Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür.

35.0-44.9: arasında olan kişi, II. Sınıf Şişman (Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür.

45.0 ve üstü: olan kişi, III. Sınıf Aşırı Şişman (Aşırı Obez) olarak değerlendirilir. Boyuna göre vücut ağırlığının fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olduğunun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon v.b. kronik hastalıklar için risk faktörüdür.

Obezitenin değerlendirilmesinde yapılan ölçümlerde, bel kalça oranının erkeklerde 1?in altında, kadınlarda ise 0, 85?in altında olması gerekir. Bel çevresi ölçümleri obezite tanısı için oldukça pratik bir yöntemdir. Bu doğrultuda erkeklerin bel çevresinin 102 cm?den, kadınların ise 88 cm?den büyük olması şişmanlığın göstergesidir.

Son yıllarda tüm dünyada obezitenin görülme sıklığı giderek artmaktadır Ve Tedavi edilmesi gereken bir hastalık, bir halk sağlığı problemi olarak

kabul edilmeye başlanmıştır. Obezitenin nedenleri tam olarak belirlenemese de, birkaç konu başlığı altında toplanabilir. Aşırı ve yanlış beslenme obezitenin en başlıca sebebidir. Günümüzde artan yanlış beslenme alışkanlıkları ülkemizde obezitenin artmasına sebep olmuştur. Trans yağlar ile beslenme ve aşırı beslenme nedeniyle kilo problemi yaşamayan bireyler bile obezite hastalığına yakalanmaktadır. Aşırı beslenme ve yanlış beslenmenin dışında fiziksel aktivite yetersizliği de obeziteye neden olmaktadır. Hareketsiz bir yaşama sahip olan bireyler uzun vadede kilo alımı ile obezite hastalığına yakalanabilirler. Daha çok iş hayatında bulunan ve oturarak çalışmak zorunda kalan bireylerde fiziksel aktivite yetersizliği görülmektedir. Fiziksel hareket azlığından dolayı obezite hastalığına yakalanmak istemeyen bireylerin mutlaka yürüyüş veya spor yapmaları gerekmektedir. Her gün yapılacak 40 dakikalık yürüyüşler bireylerin aşırı kilo alımını engellemektedir.  Genetik nedenler ise kişilerin önüne geçemediği bir obezite hastalığına neden olabilir. Kişinin elinde olmadan gelişen genetik obezite türleri, doğru bir tedavi ile atlatılabilmektedir. Obezite nedenlerinin tümünü bu konu başlıkları altında toplayabiliriz: 

Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları

Yetersiz fiziksel aktivite

Yaş

Cinsiyet

Eğitim düzeyi

Sosyo ? kültürel etmenler

Gelir durumu

Hormonal ve metabolik etmenler

Genetik etmenler

Psikolojik problemler

Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama

Sigara- alkol kullanma durumu

Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.)

Doğum sayısı ve doğumlar arası süre 

Tüm bu etmenleri göz önüne alarak, bireylerin doğumdan itibaren ilk 3 yıllarının da çok önemli olduğunu belirtebiliriz. Çocukluk döneminde aşırı şeker ve çikolata dönemi ileriki dönemlerde yaşanacak obezite sorunlarının kaynağı olmaktadır. Burada ebeveynlere oldukça büyük sorumluluk düşmektedir. Bebeğinizin kilo ve beslenme kontrolünü ilk yıllarda sağlamalı ve yanlış beslenmeden uzak tutmalısınız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.