Ahmet Rauf Akay
Köşe Yazarı
Ahmet Rauf Akay
 

Riyakar Tepkiler

Lütfü Türkkan'ın kullandığı çirkin ifadeler üzerinden fırtınalar koparılıyor. Birden bire bazıları şehit ailelerinin muhibbi oldu. Eskilerin kullandığı bir söz var, "hubbu ali'den ziyade buğzu Muaviye," derler. Yani Ali'yi sevmekten çok Muaviye'ye karşı olmak. Söz, tasvip etmekten değil, karşıt olmaktan dolayı bir tarafı tutmayı ifade eder. Bu da öyle bir şey. Dertleri şehitler veya aileleri değil. Hele şehitlerimiz için toplanan paraların hesabını veremeyenler için hiç değil. Şehit aileleri başımızın tacı, ama Tahir Gümren gibiler hariç. Şehit yakını olmak kimseye önüne gelene hakaret etme, aşağılama, küfretme hakkı vermez. Böylelerini şehit yakını olmaktan ayırmak gerekir. Bir politikacı eğer biraz akıl, izan ve vicdan taşıyorsa küfür kelimelerini asla ağzına almamalıdır. İnsan olana yakışmaz,bunun istisnası yoktur. Kötü bir kelime sadece şehit yakınlarına değil, hiç kimseye karşı kullanılmamalıdır. Şöyle bir intiba uyandırılıyor. Sanki Lütfü Türkkan, Tahir Gürmen isimli şahsın şehit yakını olduğunu bilerek veya bunu hedefleyerek küfür etmiş. Bingöl'ün yabancısı bir kişinin, tanımadığı bir muhitte yüzlerce insan içinde Gümren'in kimin yakını olduğunu bilmesi mümkün değil. Türkkan  bir şehit yakınına değil, kalabalık içinde taşkınlık yapan herhangi bir kişiye karşı o çirkin ifadeyi kullandı. Şimdi siyasi iktidar ve destekçileri o sözlerin üzerinde tepiniyor. Güya bunu ahlaklılık ve milliyetçilik  adına yapıyorlar. Oysa  sabıka kayıtlarına baktığınızda Litfü Türkkan gibiler yanlarında masum kalır.Bugün ortalığı velveleye verenlerin sabıkaları o kadar çok ki. Daha dün diyebileceğimiz bir tarihte PKK ile masa kurulmadı mı? İmralı ikinci bir hükümet merkezi haline getirilmedi mi? Öcalan'a barışı seçti, heykeli dikilmeli gibi laflar edilmedi mi? İdris Naim şahin, PKK'ya şirin görünmek için İçişleri bakanlığından alınmadı mı? Akil adam adı altında ne kadar sakil adam varsa memlekete salınıp PKK'nın terör örgütü değil, Kürt Milli Kurtuluş ordusu bizzat bu şahısların bazıları tarafından propaganda edilmedi mi? Teröristler karakolların önünden geçerken asker susmaya, acısını içine gömmeye mecbur bırakılmadı mı? Türk yargısı Habur'a teröristlerin ayağına götürülmedi mi? Apo'ya teşekkür eden valiler çıkmadı mı? Mektupları Diyarbakır meydanında okunmadı mı? Öcalan büyük filozof edasıyla barış için şartlarını sayıp, koruculuk kaldırılmalı derken bugün Türkkan'ın sözleri üzerinde tepinenlerin çoğu buna destek vermedi mi? Hatta korucuların vatandaşa baskı yaptığı, köylerde terör estirdiği, birer güvenlik sorunu haline geldiğine dair bir sürü yazı yazılmadı mı? Kardeşi şehit olan Yarbay Mehmet Alkan, çözüm süreci ile ilgili bir çift laf etti diye mahkeme mahkeme süründürülmedi mi? Yegenini 15 Temmuz ihanetinde kaybeden Selçuk Özdağ şehit yakını değil miydi? Ona saldıranlardan biri ödüllendirilip Ülkü Ocağı başkanı yapılmadı mı? Bütün bunlara sesini çıkarmayan veya destek olanlar şimdi birden bire şehit yakınlarının sevdalısı kesildiler. Dertleri şehit aileleri değil, milli duygular üzerinden kayan koltuklarını tutmak. Daha birkaç hafta önce,"Apo başkan PKK şampiyon" diyen bayan gazeteci TRT yönetim kuruluna getirildi. Binlerce şehidi olan bir ülkede haysiyetli bir tepki yükselmedi. Bugün ortalığı birbirine katanlar küçük dillerini yuttular. AKP iktidarı dini, imanı, şehidi, gaziyi, her şeyi istismar etti. Bu ülkeye yaptığı en büyük kötülük, siyasi mücadelede vicdanı, merhameti, ahlakı yok etmesidir.Siyasi mücadelede ahlak olmaz fikri en çok bu dönemde  yaygınlaştı.  Her şeyin içini boşalttılar. Hedef, İYİ Partiyi savunmaya zorlayıp, korkuların, tepkilerin yönettiği bir parti haline getirmek. Sn Akşener,iktidarın sabıka kaydını çıkararak bu tuzağa düşmeyeceğini gösterdi.Bu riyakar tepiler de ters tepecektir.
Ekleme Tarihi: 10 Kasım 2021 - Çarşamba

Riyakar Tepkiler

Lütfü Türkkan'ın kullandığı çirkin ifadeler üzerinden fırtınalar koparılıyor. Birden bire bazıları şehit ailelerinin muhibbi oldu.

Eskilerin kullandığı bir söz var, "hubbu ali'den ziyade buğzu Muaviye," derler. Yani Ali'yi sevmekten çok Muaviye'ye karşı olmak.

Söz, tasvip etmekten değil, karşıt olmaktan dolayı bir tarafı tutmayı ifade eder.

Bu da öyle bir şey.

Dertleri şehitler veya aileleri değil.

Hele şehitlerimiz için toplanan paraların hesabını veremeyenler için hiç değil.

Şehit aileleri başımızın tacı, ama Tahir Gümren gibiler hariç. Şehit yakını olmak kimseye önüne gelene hakaret etme, aşağılama, küfretme hakkı vermez. Böylelerini şehit yakını olmaktan ayırmak gerekir.

Bir politikacı eğer biraz akıl, izan ve vicdan taşıyorsa küfür kelimelerini asla ağzına almamalıdır. İnsan olana yakışmaz,bunun istisnası yoktur. Kötü bir kelime sadece şehit yakınlarına değil, hiç kimseye karşı kullanılmamalıdır.

Şöyle bir intiba uyandırılıyor. Sanki Lütfü Türkkan, Tahir Gürmen isimli şahsın şehit yakını olduğunu bilerek veya bunu hedefleyerek küfür etmiş. Bingöl'ün yabancısı bir kişinin, tanımadığı bir muhitte yüzlerce insan içinde Gümren'in kimin yakını olduğunu bilmesi mümkün değil. Türkkan  bir şehit yakınına değil, kalabalık içinde taşkınlık yapan herhangi bir kişiye karşı o çirkin ifadeyi kullandı.

Şimdi siyasi iktidar ve destekçileri o sözlerin üzerinde tepiniyor. Güya bunu ahlaklılık ve milliyetçilik  adına yapıyorlar. Oysa  sabıka kayıtlarına baktığınızda Litfü Türkkan gibiler yanlarında masum kalır.Bugün ortalığı velveleye verenlerin sabıkaları o kadar çok ki.

Daha dün diyebileceğimiz bir tarihte PKK ile masa kurulmadı mı?

İmralı ikinci bir hükümet merkezi haline getirilmedi mi? Öcalan'a barışı seçti, heykeli dikilmeli gibi laflar edilmedi mi?

İdris Naim şahin, PKK'ya şirin görünmek için İçişleri bakanlığından alınmadı mı?

Akil adam adı altında ne kadar sakil adam varsa memlekete salınıp PKK'nın terör örgütü değil, Kürt Milli Kurtuluş ordusu bizzat bu şahısların bazıları tarafından propaganda edilmedi mi?

Teröristler karakolların önünden geçerken asker susmaya, acısını içine gömmeye mecbur bırakılmadı mı?

Türk yargısı Habur'a teröristlerin ayağına götürülmedi mi?

Apo'ya teşekkür eden valiler çıkmadı mı? Mektupları Diyarbakır meydanında okunmadı mı?

Öcalan büyük filozof edasıyla barış için şartlarını sayıp, koruculuk kaldırılmalı derken bugün Türkkan'ın sözleri üzerinde tepinenlerin çoğu buna destek vermedi mi? Hatta korucuların vatandaşa baskı yaptığı, köylerde terör estirdiği, birer güvenlik sorunu haline geldiğine dair bir sürü yazı yazılmadı mı?

Kardeşi şehit olan Yarbay Mehmet Alkan, çözüm süreci ile ilgili bir çift laf etti diye mahkeme mahkeme süründürülmedi mi?

Yegenini 15 Temmuz ihanetinde kaybeden Selçuk Özdağ şehit yakını değil miydi? Ona saldıranlardan biri ödüllendirilip Ülkü Ocağı başkanı yapılmadı mı?

Bütün bunlara sesini çıkarmayan veya destek olanlar şimdi birden bire şehit yakınlarının sevdalısı kesildiler. Dertleri şehit aileleri değil, milli duygular üzerinden kayan koltuklarını tutmak. Daha birkaç hafta önce,"Apo başkan PKK şampiyon" diyen bayan gazeteci TRT yönetim kuruluna getirildi. Binlerce şehidi olan bir ülkede haysiyetli bir tepki yükselmedi. Bugün ortalığı birbirine katanlar küçük dillerini yuttular.

AKP iktidarı dini, imanı, şehidi, gaziyi, her şeyi istismar etti. Bu ülkeye yaptığı en büyük kötülük, siyasi mücadelede vicdanı, merhameti, ahlakı yok etmesidir.Siyasi mücadelede ahlak olmaz fikri en çok bu dönemde  yaygınlaştı.  Her şeyin içini boşalttılar. Hedef, İYİ Partiyi savunmaya zorlayıp, korkuların, tepkilerin yönettiği bir parti haline getirmek. Sn Akşener,iktidarın sabıka kaydını çıkararak bu tuzağa düşmeyeceğini gösterdi.Bu riyakar tepiler de ters tepecektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.