Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Ahmet Rauf Akay
Köşe Yazarı
Ahmet Rauf Akay
 

Köken Siyaseti

Rahmetli Erbakan'ın yol arkadaşlarından Oğuzhan Asiltürk öldü.  Öncelikle rahmet diliyorum. Her fani gibi Asiltürk'ün de arkasında müspet-menfi şeyler yazılacaktır.Nitekim daha cenazesi kaldırılmadan Milli Görüş hareketine yaptığı hizmetler yazılıp-çizilmeye başlandı. Yazılanlar arasında onu eleştirenler de vardı. Eleştiriler yaptıklarından çok etnik kökenine yönelikti. Bu yazılarda Asiltürk'ün Ermeni kökenli olduğu, gerçek adının Durmuş Durduyan  olduğu, ismini sonradan değiştirdiği iddia ediliyor. Necip Fazıl'ın da Asiltürk hakkında buna benzer çok sert ifadeleri var. Doğru mudur, yanlış mıdır bilemem. Ama kökenler üzerinden siyaset yapmak yanlıştır.Bir toplumu ufalayan,onun milletleşmesine mani olan en önemli etkenlerden biri budur. Bu hem toplumun yönetenlere olan güvenini sarsar, hem de o ülkeyi -etnik çekişmelerin- bir savaş alanına çevirir. İnsanları etnik aidiyetleri üzerinden değerlendirmek hep milliyetçilere isnat edilir. Gerekçe olarak da Türklük hassasiyeti gösterilir. Türklük bir etnik birimin adı değildir, bir milleti var eden, onun mensup olduğu kültürün adıdır. Millet, ete kemiğe, renge, ırka değil alınan terbiyeye, kültüre bakar. Onun için Ziya Gökalp, millet bir terbiye işidir, ben Türk terbiyesi ile yetiştim, Türküm der. Etnikçilik bu ülkede en çok ülkeyi etnik kompartımanlara ayırmak isteyenlerin baş vurduğu bir ayrıştırma biçimidir. Bu hastalığa en çok eski tüfek solcularla, siyasal İslamcılarda rastlanır. Mesela Soner Yalçın Galat-ı Meşhur isimli kitabında seceresini ve kuzenlerinin ismini vererek Bahçeli'nin bir koldan Ermeni kökenli olduğunu yazar. Bahçeli bugün MHP'nin genel başkanı ve Türk milliyetçisi.Türk olduğuna da şüphe yok. Çünkü Türklük ile etnik köken aynı şey değildir. Durup dururken bu tip hatırlatmalar yapmak, toplumda etnik duyarlılık uyandırmak,ayrıştırma tohumları serpmek  maksadına matuftur. CB Erdoğan, bir Gürcistan ziyaretinde Gürcü kökenli olduğunu söylemişti. Mehmet Ağar' da Gürcistan göçmeni siyasetçilerden biri. Kökenler milli aidiyetin karinesi değildir. Yıllardır bu coğrafyada etnikçilerin bilinçli olarak anlamak istemedikleri budur. Bugün kim sayın Erdoğan'ın, sayın Ağar'ın Türk olmadığını söyleyebilir? Atalarının o coğrafyalardan  bu coğrafyaya gelmesi bile bir tercihin ifadesi değil midir? Böyle Balkanlardan da gelen yüz binlerce insanımız var. Bunların hepsi Anadolu potasında Türklüğün bir parçası haline gelmişlerdir. Kökenleri, geçmişleri ne olursa olsun bu insanlar artık büyük Türk ağacının dalları, kolları, birer mütemmimcüzüdür. İnsanları sevmeyebilir, politik çizgilerini beğenmeyebilirsiniz. Bu onları etnik bir hapishaneye sokup, oraya mahkum etme ve onunla değerlendirme hakkını vermez.Etnik kalanlar millet olamazlar, bir barış ve anlaşma toplumu değil, çatışma toplumu olurlar. Müslümanlara bakıp Müslümanlıklarını görmek yerine mezhep, meşrep farklarını görmek ve mütemadiyen onları öne çıkarmak neyse, bu millete bakıp milleti görmeyerek etnik kökenleri görmek aynı şeydir.Kim her toplumda olabilecek farkları öne çıkarıyorsa o bu milleti dövüştürmek istiyor demektir. Bunu PKK yapıyor siz niye yapıyorsunuz?  Bu siyaset kimseye fayda vermez. Biz farklı yerlerden gelip aynı denize dökülen ırmaklar gibiyiz. Artık adımız döküldüğümüz denizin adıdır. Onun da adı Türk milletidir.
Ekleme Tarihi: 02 Ekim 2021 - Cumartesi

Köken Siyaseti

Rahmetli Erbakan'ın yol arkadaşlarından Oğuzhan Asiltürk öldü.  Öncelikle rahmet diliyorum.

Her fani gibi Asiltürk'ün de arkasında müspet-menfi şeyler yazılacaktır.Nitekim daha cenazesi kaldırılmadan Milli Görüş hareketine yaptığı hizmetler yazılıp-çizilmeye başlandı.

Yazılanlar arasında onu eleştirenler de vardı. Eleştiriler yaptıklarından çok etnik kökenine yönelikti. Bu yazılarda Asiltürk'ün Ermeni kökenli olduğu, gerçek adının Durmuş Durduyan  olduğu, ismini sonradan değiştirdiği iddia ediliyor. Necip Fazıl'ın da Asiltürk hakkında buna benzer çok sert ifadeleri var.

Doğru mudur, yanlış mıdır bilemem.

Ama kökenler üzerinden siyaset yapmak yanlıştır.Bir toplumu ufalayan,onun milletleşmesine mani olan en önemli etkenlerden biri budur. Bu hem toplumun yönetenlere olan güvenini sarsar, hem de o ülkeyi -etnik çekişmelerin- bir savaş alanına çevirir.

İnsanları etnik aidiyetleri üzerinden değerlendirmek hep milliyetçilere isnat edilir. Gerekçe olarak da Türklük hassasiyeti gösterilir. Türklük bir etnik birimin adı değildir, bir milleti var eden, onun mensup olduğu kültürün adıdır. Millet, ete kemiğe, renge, ırka değil alınan terbiyeye, kültüre bakar. Onun için Ziya Gökalp, millet bir terbiye işidir, ben Türk terbiyesi ile yetiştim, Türküm der.

Etnikçilik bu ülkede en çok ülkeyi etnik kompartımanlara ayırmak isteyenlerin baş vurduğu bir ayrıştırma biçimidir. Bu hastalığa en çok eski tüfek solcularla, siyasal İslamcılarda rastlanır. Mesela Soner Yalçın Galat-ı Meşhur isimli kitabında seceresini ve kuzenlerinin ismini vererek Bahçeli'nin bir koldan Ermeni kökenli olduğunu yazar. Bahçeli bugün MHP'nin genel başkanı ve Türk milliyetçisi.Türk olduğuna da şüphe yok. Çünkü Türklük ile etnik köken aynı şey değildir. Durup dururken bu tip hatırlatmalar yapmak, toplumda etnik duyarlılık uyandırmak,ayrıştırma tohumları serpmek  maksadına matuftur.

CB Erdoğan, bir Gürcistan ziyaretinde Gürcü kökenli olduğunu söylemişti. Mehmet Ağar' da Gürcistan göçmeni siyasetçilerden biri. Kökenler milli aidiyetin karinesi değildir. Yıllardır bu coğrafyada etnikçilerin bilinçli olarak anlamak istemedikleri budur. Bugün kim sayın Erdoğan'ın, sayın Ağar'ın Türk olmadığını söyleyebilir? Atalarının o coğrafyalardan  bu coğrafyaya gelmesi bile bir tercihin ifadesi değil midir? Böyle Balkanlardan da gelen yüz binlerce insanımız var. Bunların hepsi Anadolu potasında Türklüğün bir parçası haline gelmişlerdir. Kökenleri, geçmişleri ne olursa olsun bu insanlar artık büyük Türk ağacının dalları, kolları, birer mütemmimcüzüdür.

İnsanları sevmeyebilir, politik çizgilerini beğenmeyebilirsiniz. Bu onları etnik bir hapishaneye sokup, oraya mahkum etme ve onunla değerlendirme hakkını vermez.Etnik kalanlar millet olamazlar, bir barış ve anlaşma toplumu değil, çatışma toplumu olurlar. Müslümanlara bakıp Müslümanlıklarını görmek yerine mezhep, meşrep farklarını görmek ve mütemadiyen onları öne çıkarmak neyse, bu millete bakıp milleti görmeyerek etnik kökenleri görmek aynı şeydir.Kim her toplumda olabilecek farkları öne çıkarıyorsa o bu milleti dövüştürmek istiyor demektir.

Bunu PKK yapıyor siz niye yapıyorsunuz?

 Bu siyaset kimseye fayda vermez. Biz farklı yerlerden gelip aynı denize dökülen ırmaklar gibiyiz. Artık adımız döküldüğümüz denizin adıdır. Onun da adı Türk milletidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.