Ahmet Rauf Akay
Köşe Yazarı
Ahmet Rauf Akay
 

İradenin Zaferi

İYİ Parti  kuruluşunun dördüncü yıl dönümünü kutladı. Bir partinin dört yıl gibi kısa bir süre içinde yüzde 20'lere dayanması büyük başarıdır. Eşit rekabetin olduğu demokratik bir ülkede böyle bir başarı hikayesi yine önemlidir. Ama baskıcı bir yönetimin olduğu, muhalefete her türlü tuzağın kurulduğu, halka ulaşma imkanlarının kısıtlandığı bir ülkede bu başarı hikayesi çok daha önemlidir. İYİ Parti kurulurken iktidardan gelen suçlamaları, tehditleri hatırlayın. Sayın Akşener nelerle tehdit edilmedi ki, iftiralar atıldı, mesnetsiz suçlamalarda bulunuldu, hapishane ile korkutulmaya çalışıldı, hakkında uyduruk bir gerekçe ile soruşturma açıldı. Ama sayın Akşener bütün bu engelleri aşarak partisini sıfırdan yüzde 20 eşiğine getirdi. Çok irdelenmedi ama Akşener'in en önemli hamlelerinden biri CB yerine Başbakanlığa talip olmasıydı.Akşener'in Cumhurbaşkanlığına gitmesi demek partinin liderini kaybetmesi, parti içinde bir lider yarışının başlaması demekti.Başbakanlık hamlesi ile partinin başında kalacağını göstererek, partide bir lider sorunu olabileceğini düşünerek buna yatırım yapmak isteyenlerin oluşturabileceği gruplaşmaların önünü kesmiş oldu. İYİ Partinin bundan sonrası Akşener'in Başbakanlığı ve iktidardır. Haliç Kongre sarayına sığmayan on binlerin heyecanı böyle bir hedefin uçuk veya imkansız olmadığının açık bir göstergesiydi.Partileri iktidara liderlerin duruşu ve kitlelerin heyecanı taşır. İktidar olma, başarma gerilimini kaybetmiş bir topluluk hiçbir şeyi başaramaz. İYİ parti, sahne alıncaya kadar muhalefetin durumu tam da buydu. Yenilgiyi kabullenmiş, umudunu kaybetmiş milyonlar  İYİ parti ve liderinin üflediği ruhla üzerindeki ölü toprağını atarak bu korku siyasetini aşabileceğine inandı. Hayalini kaybetmiş insanlar yeniden hayal etmeye başladılar. Akşener umutsuzların umudu, korkanların yüreği oldu. Onun içinde gün gün büyüyor. Akşener, sadece heyecanını kaybetmiş kitleleri ayağa kaldırmadı, daha zorlu bir işe girişerek dağılan merkezi yeniden inşa etmeye soyundu. Son yirmi yıl, uç ve ideolojik siyasetin ülkeyi nereye götürdüğünün hikayesidir. Merkezin çöktüğü ülkelerde vatandaş uçlara kaymakta, uçlar arası rekabet toplumu birbirine hasım kompartımanlara bölmektedir. İdeolojik siyaset, biz ve onlar ayrımı üzerinden yürür. Merkez siyaset ise, "biz hepimiz" perspektifinden hareket eder.Merkez, uçlar arasında köprü görevi görür, onları yumuşatır,siyasetin kavga zeminine kaymasını engeller. Türkiye'de merkez siyaset sadece yolsuzluk iddialarının yarattığı güvensizliğin sonucu  çökmedi, iki merkez partinin kavgası ve merkezin dil ve üslubundan uzaklaşmaları sonucu çöktü. Akşener, bu gerçeği gördüğü için son derece olumlu, pozitif,karşıt üretmeyen bir dil kullanıyor. Hedefine toplumun bir kesimini değil, tamamını alıyor.Bunu yaparken içinden çıktığı milliyetçilikten uzaklaşmıyor, milliyetçiliği de bir parti ideolojisi olmaktan çıkararak  soldan sağa toplumun çoğunluğunun kabulleneceği bir bütünleşme duyarlılığı haline getiriyor.İYİ partide milliyetçilik, karşıtından veya karşıtlarından nemalanan bir ideoloji olarak değil, devlet ve millet bütünlüğümüzü pekiştirme ve sürdürme  duyarlılığı olarak ortaya çıkıyor. Herkesin "ben de bir parça milliyetçiyim" dediği, bu tip bir milliyetçiliği merkezleştirerek Türkiye'nin bugün en büyük sorunu olan ayrılıkçılığa karşı barışçı ama kararlı bir bütünleşme duyarlılığı oluşturuyor. Fakat İYİ parti ve Sayın Akşener sadece bu değil, hitap kitlesini bütün vatan sathı olarak belirliyor ve herkese ulaşacak bir politik çizgi izliyor. Kutlamalardaki görsel efektlerde, Akşener'in konuşmalarında bu bütüne hitap etme kaygısının ipuçlarını görmek mümkün. Hz.Ömer'le başlayan, Hz Hatice, Hz Ayşe, Halide Edip, Atatürk, Demirel, Özal ve Alparslan Türkeş'le verilen mesaj, herkesin içinde kendine ait bir şeyler bulabileceği bir mesajdı. Bu aynı zamanda tarihi bir kavga alanına çevirmek isteyenlere verilmiş bir cevaptı. Başkalarının üzerinde dövüştüğü tarihi bütünlüğü içinde sahiplenerek bütünlükçü siyasetini tarihe bakışta da ortaya koymuş oldu. Akşener,adalet, özgürlük, liyakat, vurgusu yaptı. Şucu bucu ayrımına son dedi.Sığınmacı sorununu çözme sözü verdi. Yap İşlet Devret modeli ile yapılan soygunlara dikkat çekerek buraya kadar dedi. HES'lerle talan edilen, yağmalanan ormanlara,pınarlara işaret ederek çevre duyarlılığını dile getirdi. Çiftçiye sahip çıkılacağını,üreticinin destekleneceğini söyledi. Kısacası günümüzün problemlerine çözüm getireceklerini, devleti yönetmeye hazır olduklarını  ve ucunda ölüm bile  olsa verdiği sözleri yerine getireceğini belirtti. İYİ Partiyi Akşener'in bu kararlılığı büyüttü. Yapamaz, edemez diyenler bile  Akşener'in liderliğini kabul etmek zorunda kaldılar. Bu iradenin zaferiydi. Haliç Kongre Salonundaki heyecan ve umut, İYİ Partinin bu noktada durmayacağını, bu yürüyüşün iktidarla taçlanacağının ayak sesleri gibiydi.  
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2021 - Çarşamba

İradenin Zaferi

İYİ Parti  kuruluşunun dördüncü yıl dönümünü kutladı. Bir partinin dört yıl gibi kısa bir süre içinde yüzde 20'lere dayanması büyük başarıdır.

Eşit rekabetin olduğu demokratik bir ülkede böyle bir başarı hikayesi yine önemlidir. Ama baskıcı bir yönetimin olduğu, muhalefete her türlü tuzağın kurulduğu, halka ulaşma imkanlarının kısıtlandığı bir ülkede bu başarı hikayesi çok daha önemlidir.

İYİ Parti kurulurken iktidardan gelen suçlamaları, tehditleri hatırlayın. Sayın Akşener nelerle tehdit edilmedi ki, iftiralar atıldı, mesnetsiz suçlamalarda bulunuldu, hapishane ile korkutulmaya çalışıldı, hakkında uyduruk bir gerekçe ile soruşturma açıldı. Ama sayın Akşener bütün bu engelleri aşarak partisini sıfırdan yüzde 20 eşiğine getirdi.

Çok irdelenmedi ama Akşener'in en önemli hamlelerinden biri CB yerine Başbakanlığa talip olmasıydı.Akşener'in Cumhurbaşkanlığına gitmesi demek partinin liderini kaybetmesi, parti içinde bir lider yarışının başlaması demekti.Başbakanlık hamlesi ile partinin başında kalacağını göstererek, partide bir lider sorunu olabileceğini düşünerek buna yatırım yapmak isteyenlerin oluşturabileceği gruplaşmaların önünü kesmiş oldu.

İYİ Partinin bundan sonrası Akşener'in Başbakanlığı ve iktidardır.

Haliç Kongre sarayına sığmayan on binlerin heyecanı böyle bir hedefin uçuk veya imkansız olmadığının açık bir göstergesiydi.Partileri iktidara liderlerin duruşu ve kitlelerin heyecanı taşır. İktidar olma, başarma gerilimini kaybetmiş bir topluluk hiçbir şeyi başaramaz. İYİ parti, sahne alıncaya kadar muhalefetin durumu tam da buydu. Yenilgiyi kabullenmiş, umudunu kaybetmiş milyonlar  İYİ parti ve liderinin üflediği ruhla üzerindeki ölü toprağını atarak bu korku siyasetini aşabileceğine inandı. Hayalini kaybetmiş insanlar yeniden hayal etmeye başladılar. Akşener umutsuzların umudu, korkanların yüreği oldu.

Onun içinde gün gün büyüyor.

Akşener, sadece heyecanını kaybetmiş kitleleri ayağa kaldırmadı, daha zorlu bir işe girişerek dağılan merkezi yeniden inşa etmeye soyundu.

Son yirmi yıl, uç ve ideolojik siyasetin ülkeyi nereye götürdüğünün hikayesidir. Merkezin çöktüğü ülkelerde vatandaş uçlara kaymakta, uçlar arası rekabet toplumu birbirine hasım kompartımanlara bölmektedir. İdeolojik siyaset, biz ve onlar ayrımı üzerinden yürür. Merkez siyaset ise, "biz hepimiz" perspektifinden hareket eder.Merkez, uçlar arasında köprü görevi görür, onları yumuşatır,siyasetin kavga zeminine kaymasını engeller.

Türkiye'de merkez siyaset sadece yolsuzluk iddialarının yarattığı güvensizliğin sonucu  çökmedi, iki merkez partinin kavgası ve merkezin dil ve üslubundan uzaklaşmaları sonucu çöktü. Akşener, bu gerçeği gördüğü için son derece olumlu, pozitif,karşıt üretmeyen bir dil kullanıyor. Hedefine toplumun bir kesimini değil, tamamını alıyor.Bunu yaparken içinden çıktığı milliyetçilikten uzaklaşmıyor, milliyetçiliği de bir parti ideolojisi olmaktan çıkararak  soldan sağa toplumun çoğunluğunun kabulleneceği bir bütünleşme duyarlılığı haline getiriyor.İYİ partide milliyetçilik, karşıtından veya karşıtlarından nemalanan bir ideoloji olarak değil, devlet ve millet bütünlüğümüzü pekiştirme ve sürdürme  duyarlılığı olarak ortaya çıkıyor. Herkesin "ben de bir parça milliyetçiyim" dediği, bu tip bir milliyetçiliği merkezleştirerek Türkiye'nin bugün en büyük sorunu olan ayrılıkçılığa karşı barışçı ama kararlı bir bütünleşme duyarlılığı oluşturuyor.

Fakat İYİ parti ve Sayın Akşener sadece bu değil, hitap kitlesini bütün vatan sathı olarak belirliyor ve herkese ulaşacak bir politik çizgi izliyor. Kutlamalardaki görsel efektlerde, Akşener'in konuşmalarında bu bütüne hitap etme kaygısının ipuçlarını görmek mümkün. Hz.Ömer'le başlayan, Hz Hatice, Hz Ayşe, Halide Edip, Atatürk, Demirel, Özal ve Alparslan Türkeş'le verilen mesaj, herkesin içinde kendine ait bir şeyler bulabileceği bir mesajdı. Bu aynı zamanda tarihi bir kavga alanına çevirmek isteyenlere verilmiş bir cevaptı. Başkalarının üzerinde dövüştüğü tarihi bütünlüğü içinde sahiplenerek bütünlükçü siyasetini tarihe bakışta da ortaya koymuş oldu.

Akşener,adalet, özgürlük, liyakat, vurgusu yaptı.

Şucu bucu ayrımına son dedi.Sığınmacı sorununu çözme sözü verdi.

Yap İşlet Devret modeli ile yapılan soygunlara dikkat çekerek buraya kadar dedi.

HES'lerle talan edilen, yağmalanan ormanlara,pınarlara işaret ederek çevre duyarlılığını dile getirdi.

Çiftçiye sahip çıkılacağını,üreticinin destekleneceğini söyledi.

Kısacası günümüzün problemlerine çözüm getireceklerini, devleti yönetmeye hazır olduklarını  ve ucunda ölüm bile  olsa verdiği sözleri yerine getireceğini belirtti.

İYİ Partiyi Akşener'in bu kararlılığı büyüttü. Yapamaz, edemez diyenler bile  Akşener'in liderliğini kabul etmek zorunda kaldılar. Bu iradenin zaferiydi. Haliç Kongre Salonundaki heyecan ve umut, İYİ Partinin bu noktada durmayacağını, bu yürüyüşün iktidarla taçlanacağının ayak sesleri gibiydi.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.