Mustafa Toygar
Köşe Yazarı
Mustafa Toygar
 

Atatürk’ü Rahmetle Anarken….

İngiliz Muhipler Cemiyeti artıkları, Atatürk’ün ismini duydukça tüyleri diken diken oluyor, ürperiyor, sararıp soluyorlar. Biraz kendilerine geldiklerinde karalama kampanyasına katılıyorlar. Biliyorsunuz İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Kurtuluş Savaşı öncesi kurulan veİngiltere’den “Kavmi Necip” (soylu millet)olarak bahseden bir cemiyettir. Milyonlarca Müslümanı sömürgesi altına alan bu devletin dost olduğunu belirtmiş, İngiliz mandacılığını savunan, İstanbul Hükümeti’ne bağlı bir cemiyettir. Şimdi bu cemiyet artıklarının en hafif eleştirileri; “Atatürk  tek başına mı kazandı Kurtuluş Savaşını yani!!!...” diyorlar. Evet, tek başına kazanmadı elbette. O vakit sorulara devam edelim: Fatih Sultan Mehmet tek başına mı fethetti İstanbul’u? Sultan Alparslan tek başına mı kazandı Malazgirt Meydan Muharebesini? Mohaç Meydan Muharebesini, Kanuni Sultan Süleyman tek başına mı kazandı? Preveze Deniz Savaşını Barbaros Hayrettin Paşa tek başına mı kazandı? Ya da Napolyon, Waterloo Savaşını tek başına mı kaybetti de adamı sürgüne gönderdiler sürgünde öldü. Her alanda liderlik önemlidir ancak askeri alanda liderlik-komutanlık diğerleriyle mukayese edilemeyecek kadar kat-kat hayati öneme haizdir. Sevr Antlaşması imzalanmış sonrasında orduları dağıtılmış, başkenti dahil vatan toprakları işgal edilmiş, adeta kolu kanadı kırılmış bir devlet vardı, Osmanlı… Doğuda, silahları elinden alınmamış bir tek kurulu ordu vardı, komutanı Kazım Karabekir Paşa… Mustafa Kemal Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’a gelir ve gizli bir görüşme yapar. Tabi ki o vakitler İstanbul İşgal altındadır. Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya; “Ordumla emrindeyim, milli mücadelenin başında senin olman gerekir” Milli mücadele başlarken bölgesel olarak o kadar çok cemiyet kurulmuştur ki bu cemiyetleri tek çatı altında toplamak dahi, deha gerektirecek bir liderliğe-komutanlığa ihtiyaç gösterir. Bu cemiyetler içinde milli müdafaaya hizmet edenleri var; Trakya-PaşaeliMüdâfaa-i Hukuk Cemiyeti,Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti,Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti, İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti,Kilikyalılar Cemiyeti, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti gibi yararlı cemiyetleri yanında yıkıcı ve mandacı, milli mücadeleye zarar veren cemiyetler de kurulmuştu.  Bunlardan da örnek verecek olursak; Kürt Teali Cemiyeti,İngiliz Muhipler Cemiyeti,Teali-i İslam Cemiyeti,Hürriyet ve İtilaf Fırkası,Wilson Prensipleri Cemiyeti gibilerini sayabiliriz. Bu şartlarda milli güçleri bir araya getirmek dahi çok büyük liderlik-komutanlık olduğunu kabul etmek gerekir. Kaldı ki, en son Sakarya Meydan Muharebesi ile sonuçlanan Kurtuluş Savaşı muharebelerinin çoğunda askeri alanda dâhiyane taktiklerin uygulanarak kazanıldığını da belirtmeliyiz. Belgelere baktığımızda, karşımızdaki düşmanın asker ve silah olarak bizden çok daha güçlü olduğunu görüyoruz. En son Sakarya Meydan Muharebesini her an kaybetme ihtimali de söz konusuydu. Bu savaş; ‘var olma- yok olma’ savaşıydı. Atatürk’ün, Çanakkale Savaşlarında; “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diye seslenebilen dirayetli liderliği olmasaydı bu savaşı kazanma ihtimali de yoktu. Kaybetseydik dün bizim olan Selanik ve Atina gibi İzmir ve tüm Ege Bölgesi Polatlı’ya kadar Yunan’ın olacaktı. Diğer bölgeler de Sevr Antlaşmasına göre paylaşılacaktı. Elbette; İstanbul’un fethi Fatih Sultan Mehmet’e, Malazgirt Meydan Muharebesi Zaferi Sultan Alparslan’a, Kurtuluş Savaşı-Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi de Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya yazar. Ölüm yıldönümünde Atatürk’ü rahmetle, minnetle anarken yukarıdaki hatırlatmaları da yapma ihtiyacı hissettim. Sağlıcakla kalın.
Ekleme Tarihi: 10 Kasım 2021 - Çarşamba

Atatürk’ü Rahmetle Anarken….

İngiliz Muhipler Cemiyeti artıkları, Atatürk’ün ismini duydukça tüyleri diken diken oluyor, ürperiyor, sararıp soluyorlar. Biraz kendilerine geldiklerinde karalama kampanyasına katılıyorlar.

Biliyorsunuz İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Kurtuluş Savaşı öncesi kurulan veİngiltere’den “Kavmi Necip” (soylu millet)olarak bahseden bir cemiyettir. Milyonlarca Müslümanı sömürgesi altına alan bu devletin dost olduğunu belirtmiş, İngiliz mandacılığını savunan, İstanbul Hükümeti’ne bağlı bir cemiyettir.

Şimdi bu cemiyet artıklarının en hafif eleştirileri; “Atatürk  tek başına mı kazandı Kurtuluş Savaşını yani!!!...” diyorlar.

Evet, tek başına kazanmadı elbette. O vakit sorulara devam edelim:

Fatih Sultan Mehmet tek başına mı fethetti İstanbul’u?

Sultan Alparslan tek başına mı kazandı Malazgirt Meydan Muharebesini?

Mohaç Meydan Muharebesini, Kanuni Sultan Süleyman tek başına mı kazandı?

Preveze Deniz Savaşını Barbaros Hayrettin Paşa tek başına mı kazandı?

Ya da Napolyon, Waterloo Savaşını tek başına mı kaybetti de adamı sürgüne gönderdiler sürgünde öldü.

Her alanda liderlik önemlidir ancak askeri alanda liderlik-komutanlık diğerleriyle mukayese edilemeyecek kadar kat-kat hayati öneme haizdir.

Sevr Antlaşması imzalanmış sonrasında orduları dağıtılmış, başkenti dahil vatan toprakları işgal edilmiş, adeta kolu kanadı kırılmış bir devlet vardı, Osmanlı… Doğuda, silahları elinden alınmamış bir tek kurulu ordu vardı, komutanı Kazım Karabekir Paşa… Mustafa Kemal Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’a gelir ve gizli bir görüşme yapar. Tabi ki o vakitler İstanbul İşgal altındadır. Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya; “Ordumla emrindeyim, milli mücadelenin başında senin olman gerekir”

Milli mücadele başlarken bölgesel olarak o kadar çok cemiyet kurulmuştur ki bu cemiyetleri tek çatı altında toplamak dahi, deha gerektirecek bir liderliğe-komutanlığa ihtiyaç gösterir.

Bu cemiyetler içinde milli müdafaaya hizmet edenleri var; Trakya-PaşaeliMüdâfaa-i Hukuk Cemiyeti,Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti,Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti, İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti,Kilikyalılar Cemiyeti, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti gibi yararlı cemiyetleri yanında yıkıcı ve mandacı, milli mücadeleye zarar veren cemiyetler de kurulmuştu.  Bunlardan da örnek verecek olursak; Kürt Teali Cemiyeti,İngiliz Muhipler Cemiyeti,Teali-i İslam Cemiyeti,Hürriyet ve İtilaf Fırkası,Wilson Prensipleri Cemiyeti gibilerini sayabiliriz.

Bu şartlarda milli güçleri bir araya getirmek dahi çok büyük liderlik-komutanlık olduğunu kabul etmek gerekir. Kaldı ki, en son Sakarya Meydan Muharebesi ile sonuçlanan Kurtuluş Savaşı muharebelerinin çoğunda askeri alanda dâhiyane taktiklerin uygulanarak kazanıldığını da belirtmeliyiz.

Belgelere baktığımızda, karşımızdaki düşmanın asker ve silah olarak bizden çok daha güçlü olduğunu görüyoruz. En son Sakarya Meydan Muharebesini her an kaybetme ihtimali de söz konusuydu. Bu savaş; ‘var olma- yok olma’ savaşıydı.

Atatürk’ün, Çanakkale Savaşlarında; “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diye seslenebilen dirayetli liderliği olmasaydı bu savaşı kazanma ihtimali de yoktu. Kaybetseydik dün bizim olan Selanik ve Atina gibi İzmir ve tüm Ege Bölgesi Polatlı’ya kadar Yunan’ın olacaktı. Diğer bölgeler de Sevr Antlaşmasına göre paylaşılacaktı.

Elbette; İstanbul’un fethi Fatih Sultan Mehmet’e, Malazgirt Meydan Muharebesi Zaferi Sultan Alparslan’a, Kurtuluş Savaşı-Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi de Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya yazar.

Ölüm yıldönümünde Atatürk’ü rahmetle, minnetle anarken yukarıdaki hatırlatmaları da yapma ihtiyacı hissettim.

Sağlıcakla kalın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
1
(16.11.2021 02:21 - #262)
1
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
1
(16.11.2021 02:21 - #263)
1
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
1
(16.11.2021 02:21 - #264)
1
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.