İşin aslı, sistemin kuruluş felsefesi Yağma Hasan. 
Mesela diyelim…
Hindistan’ın fakir fukara Müslümanları hilafetin kurtarılması için Anadolu’ya gönderdikleri altınların bir kısmı ile İş Bankası kurulmuş, bir kısmını da Mustafa Kemal şahsı tasarruflarda kullanmak üzere kendine ayırmıştır.
 1935’lerde millet çarık bulup giyemezken, devlet başkanları içerisinde en varlıklısı Mustafa Kemal’dir. Hem maaşı en yüksek.
Merak eden olursa, hem mal varlığını hem de maaşını internetten girsin baksın. Bu gün bile onun kadar zengin ve yüksek maaş alan devlet başkanı yoktur. Sorabiliriz… Mustafa Kemal, nihayetinde devletin maaşlı bir subayı… 
Sırf maaşla o kadar yüklü varlığı nasıl elde etti?..
    …
Demek kiii..
Düzenin karakter yapısında, devlet adamını zengin kılmak zihniyeti var.
Değirmenin suyu nereden mi?
Tabi ki trilyonluk ihaleleri saymıyoruz.
 Süreklilik taşıyanlar, yönetim kurulu üyelikleriyle belediyeler.
Yanı bir nevi kılıflı arpalıklar…  
Belediye başkanı veya encümen üyesi olup da imar oyunlarından nasiplenmeyen pek azdır. Dün yumurta satarak geçinen, bugün Karun olmuş.

Fransa’dan inkılâp diye ithal ettiğimiz belediyeler.
Diğer adı mahalli idareler… 
Hem ülkede aynı görevi yapan bakanlıklar varken belediyelere gerek var mıydı? Hesaplamalara göre devletin sırtında kambur, yük, problem.

Çevre bakanlığı çevreye bakar…
Alt yapı bakanlığı da alt yapıya bakar.
Kaymakamlığı ile valilikleri de var…

Bir işe iki sorumlu, bir kadına iki koca demektir.

Bir babayiğit iktidar bu arpalıkları kaldırıp atsa, devletin bütçesi ikiye katlanır. Beş gemi yapama yerine bin gemi yapılır… Çalıştırılan binlerce eleman yarının yarılarına düşer.  Cari açıklar kapanır, yüzümüz güler.

Dahası yönetim kurulu üyelikleri…
Kayırma kollama arpalıkları… Hem yüksek derecede emekli maaşı, hem milletvekili maaşı, hem de yönetim kurulu maaşı… Bankanın besinden anlamayan yönetim kuruluna üyesi oluyor. Dün de öyle idi bu gün de öyledir.

Düzenin Yağma Hasan’ı bitmiyor ki…
Danışmanlık, müşavirlik, merkez valiliği gibi dolmalık görevler var.
Adı danışman görevi volta!
Bu millete yazıktır günahtır…
… 
Klasik gidişatın altını kalın çizgilerle çizelim:
Demokrasiye bağlıyız…
Laiklik prensibinden şaşmayız.
Kemalizm’e övgüler…
Aynı zamanda “cami cemaat” karışımı popülist manevralar artık karın doyurmuyor, aksine uyutuyor. Öyle geldi diye öyle de gitmesin… 
Yağma Hasan dönemine son verecek, yeni bir devrim yapmaya karakter yapısı uygun vatan evlatları aranıyor… Taliplisi olan varsa çıksın söylesin da biz de görelim. Lafla peynir gemisi yürümüyor beyim! 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.