İnfaz yasa tasarısının eli kulağında, bugün yarın mecliste geçerek kanunlaşacak. Muhalefetin baştan beri çekince ve eleştirileri var. Sadece muhalefetin değil, önemli ceza hukukçuları da taslağın Ceza Hukukunun bütünlüğünü iyice bozacağını ve bu şekliyle kanunlaşırsa AYM'den geri döneceğini söylüyorlar.   

Muhalefet adil bir yasa istiyor. Söz gelimi düşünce suçları ile cebir-şiddet unsuru olmayan örgüt suçlarının da kapsama alınmasını istiyor. Gaspçısı, hırsızı, rüşvetçisi bırakılırken yazılarından dolayı  tutuklananların kapsam dışı tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını söylüyor. Bu taleplere toplumun büyük kesiminin de katıldığını düşünüyorum. Ne var ki, AKP gurup başkan vekili Özlem Zengin muhalefetin bu taleplerine, "katillerin affını mı istiyorsunuz, PKK'lıların affını mı istiyorsunuz, DHKP-C'lilerin affını mı istiyorsunuz "diye cevapladı. Oysa hiç bir muhalefet partisinden bu sayılanları affedin diye bir talep, hatta bir ima bile gelmedi. Ama siyaset  gayeleştirilince her türlü yalan, çarpıtma mübah hale gelebiliyor. Üstelik bu suçlamaları bir hanım gurup başkan vekili yapıyor.  Bu hale gelmiş bir siyasetten adalet beklenebilir mi?  
 
ESKİ OCAK BAŞKANLARINA İHRAÇ 


MHP ülkü ocakları eski başkanları Servet avcı,Suat Başaran ve Harun Öztürk’ü ihraç etti. Bazıları hayretini dile getiriyor. Doğrusu ben de hayret edenlere hayret ediyorum. En başta o ocak başkanlarının bugüne kadar MHP'de kalmaları yanlıştı. Ocak ruhu ile MHP siyaseti arasında bir bağ kalmış mıydı ki bugüne kadar orada kalmaya devam ettiler? İkincisi,Ülkücülük hesapsız, beklentisiz bir davanın peşinde koşmaktır. Bu beklentisizlik insana özgürlük verir, inandığını söyleme, inanmadığına karşı çıkma rahatlığı sunar. AKP şemsiyesi altında  ülkücülük yapılmaz. Milliyetçiliği ayaklar altına alanlar kimseye kendi şemsiyeleri altında milliyetçilik yaptırır mı? Bu isimlerin her biri karakter sahibi, davası, derdi olan, hareketin ruhu, hafızası olan insanlar. Olur ki ülküsüzlüğümüzü, çıkarcılığımızı yüzümüze vururlar diye düşünmüş olmalılar ki tasfiye ettiler. Çünkü onları kendilerine benzetemeyeceklerini biliyorlardı.İhraçlar bu isimler için bir nakise değil bir şereftir. 
 
MİLLİYETÇİ BİR GAZETE NİYE YOK? 


Türk milliyetçilerinin asıl buna kafa yorması lazım. Onca acı, onca mücadele ,onca kahıra rağmen Türk Milliyetçilerinin doğru dürüst bir gazetesi yok. Milliyetçiliğin yükseldiği, din istismarcısı siyasete tepkilerin arttığı bir dönemde böyle bir gazete neler yapmazdı ki?  Bugün milliyetçiler ile vatandaş arasında köprü işlevi görecek bir yayın organı yok. Olanlar da ülkücülerin hissiyatına dokunamıyor. Bazılarının adını değiştirip başına Cumhuriyet Gazetesi diye yazsanız sırıtmaz. Zaten bir bakıyorsunuz Cumhuriyette yazan milliyetçilik iddiasında olan bu gazetelerde yazıyor, bir başka gün bu gazetelerde yazanları Cumhuriyette görebiliyorsunuz. Aralarında neredeyse hiç bir mesafe kalmamış durumda. Cumhurriyet Gazetesi ülkücü hassasiyetleri ne kadar yansıtıyorsa bunlar da o kadar yansıtıyor. 
Diğer bazılarının görevi ise ülkücüler/milliyetçiler arasında hain arayarak ispiyonculuk yapmak, hedef göstermek, lider dalkavukluğu yapmak. Bir gün hareketin içindeki ispiyoncuların tarihi yazıldığında ne cevherler çıktığını, adam yerine konulan kimilerinin bir kemik parçası için neler yaptığı ortaya çıkacak. Hülasa, ülkücü hareket dilsiz bir harekete döndü. Medyası olmayan bir hareket dilsiz bir harekettir. Kendi konuşur kendi dinler. Türk milliyetçiliği adım adım tasfiye edilerek yerine ulusalcılık ikame edilmeye çalışılıyor.Buna dur demenin yolu medyada var olabilmektir.Bir gazete her şeyi değiştirir. Gelin bu oyunu bozalım. Türk milliyetçiliğinin tasfiyesi milli devletin tasfiyesidir. 
 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.