google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında, isim yapmış ve fakat çok genç yaşta vefat etmiş üç isimden, hangisinin adı anılsa bugün, içim burkulur benim. Bunlardan İlki, kısa hikâyeleriyle tanınan Ömer Seyfettin’dir.(36) Diğerleri; şair Muzaffer Tayyip Uslu(24) ile şair Orhan Veli’dir.(36) Orhan Veli, beyin kanamasından, diğer ikisi, halkın “ince hastalık” dediği veremden ölmüştür.

Ömer Seyfettin,1884 te Gönen’de doğmuş, 6 Mart 1920 de İstanbul’da vefat etmiştir. Kabri, zincirli kuyu mezarlığındadır.

Bu yıl, Ömer Seyfettin’in vefatının 100. yılıdır. Bu yazıyı kaleme aldığım gün, 6 Mart 2020, bir tevafuk sonucu olarak tam da vefat gününe denk geldi.

Edebiyatımızın önde gelen bir hikâyecisi olan Ömer Seyfettin, bu kısacık ömrüne onlarca hikâyeyi sığdırdı. O, Cumhuriyet döneminde, kısa hikâye(öykü) yazmanın öncü kalemlerindendir.

Kalem deyince, Selanik’te 1911 de çıkmaya başlayan “Genç Kalemler dergisinin de kurucuları ve yazarları arasındadır. Bu derginin asıl kurucusu, şair ve Millet Vekili olan Ali Canip Yöntemdir. Diğeri, sosyolog ve Türkçülüğün babası sayılan Ziya Gökalp’tır. Bu derginin yazı kadrosunda başka şair ve yazarlar da vardı. Şair Mehmet Emin Yurdakul gibi. Genç Kalemler dergisi, edebiyatımızda ‘Milliyetçi Akım’ın öncü isimlerini yetiştirmiştir.

Bu derginin yazı kadrosu, dilde sadeleşme tezini savunuyordu. İşte Ömer Seyfettin’in dili sade olan kısa hikâyeleri, bu dergide yayınlanıyordu. Dilde özleşme ve sadeleşmenin öncüsü olan bu kadronun tezleri, cumhuriyet döneminin ‘Milli Edebiyat’ tezini oluşturuyordu. Bu bağlamda diyebiliriz ki Ömer Seyfettin, Türkiye kısa öykücülüğünün ilk kurucu ismidir.

Edebiyat ve fikir dergileri, değişik fikirlerin yeşerip boy attığı birer kültür ve sanat zeminleridir. Yakın dönem fikir adamlarımızdan Cemil Meriç, ’Dergiler, hür tefekkürün kaleleridir.’ derken dergileri, özgün ve özgür düşünmenin ve yazmanın en doğal zemini olarak görmektedir. Cumhuriyet döneminde yetişen düşünce ve sanat adamlarımızın büyük çoğunluğu bu dergilerin sayfalarından yetişmişlerdir. Cemil Meriç (Hisar),Necip Fazıl(Büyük Doğu) Nurettin Topçu(Hareket), Sezai Karakoç(Diriliş) gibi..

Ömer Seyfettin’in bütün hikâye ve romanları, birçok yayınevi tarafından defalarca basılıp yayınlanmıştır. Bunlar; dili sade, anlaşılması kolay hikâyelerdir. Hikâyelerin çoğu gerçek hayattan alınmadır. Bu açıdan da Ömer Seyfettin realist bir hikâyecidir.

Eserleri: Kaşağı, Yalnız Efe(roman),Pembe İncili Kaftan, Efruz Bey(roman), Beyaz lale, Falaka, Yüksek Ökçeler, Forsa

Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfettin’i, vefatının 100. Yılında rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ortaya koyduğu eserleriyle aramızda yaşamaya devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.