O ülkücülerin ablasıydı…

Edebiyat dünyamızın, özellikle roman alanında son yarım asrın en önemli şahsiyetlerinin başında geliyordu. Türkiye’de; kadın edebiyatçı olmak, roman yazmak, şiir yazmak zor, eğer bir de milliyetçi, ülkücü camianın mensubu iseniz iki defa zordur.

Emine Işınsu Öksüz ablamız, 5 Mayıs Çarşamba günü Hakk’a yürüdü. Mekânı Cennet olur inşallah, üzerimizde hakkı çoktur, hakkını helal eder inşallah…

Son dönemde kadın romancılarımızın sayısında önemli bir kıpırdanma olduğunu kabul ediyorum ancak; Türk milliyetçiliği fikrini, millî, manevi, insani ve ahlaki değerlerimize bağlı, sanatını bu yolda kullanan başka bir Emine Işınsu Öksüz var mıdır?

Romanlarıyla, yazılarıyla, başta Töre Dergisi olmak üzere çıkardığı dergilerle yıllarca Türk gençliğine istikamet verdi. Yetmişli, seksenli ve doksanlı yıllarda usta kalemi, harika diliyle gençliği etkiledi, duygularını güçlendirdi ve özgüven aşıladı.

O’nu en yakından tanıyanların başında gelen Türk Ocakları’nın Onursal Genel Başkanı Nuri Gürgür ağabeyin yazısından müsaadeleriyle bir alıntı yapmak istiyorum:

“Işınsu Öksüz sadece kalemiyle yetinmemiş, milliyetçi hareketin en zor dönemlerinde, 80 öncesinde Töre dergisini çıkartarak, ülkücü hanımların örgütlenmesinde görev yaparak bilfiil mücadelenin içerisinde yer almıştır. Bundan dolayı sol ve kozmopolit çevreler bu değerli romancımızı ısrarla görmezlikten geldiler, kendi düşünceleri paralelinde yazan pek çok üçüncü sınıf kalemi şişirip şöhret yapmaya çalışırken O’nun adını bile anmamaya özen gösterdiler.

Işınsu Öksüz eşinin işi dolayısıyla 80’den sonra birkaç yıl yurt dışında kaldı. Döndükten sonra tasavvuf dünyamızdan, bu toprakların manevi iklimini dokuyan, gönül dünyamızın mimarlığını yapan şahsiyetleri, mutasavvıfları konu alan romanlar yazdı. Hacı Bayramı Veli, Yunus Emre, Mevlana ve Niyazi Mısri’yi aynı eserde buluşturabilmesi O’nun hem manevi ikliminin zenginliğini hem de kalem gücünü gösterir.

Işınsu sağlığının imkân verdiği ölçüde inandığı değerlere, insanlarımıza, ülkemize hizmet etmeye çalıştı. Eserlerinde en zor şartlar altında bile millî ve manevi değerlerinden, insani hasletlerinden, ahlaki ilkelerinden ödün vermeden yaşamanın güzellikleri sunulur, bunların önemi vurgulanır.

Ben Türk okuyucusunun ve özellikle milliyetçi çevrelerin Işınsu’yu henüz yeterince tanımadığına inanıyorum. Bazı yazarların hem dışarıda hem de ülkemizde ölümlerinden yıllar sonra keşfedilip yoğun şekilde okunmaya başladığını biliyoruz. Işınsu’nun da çok geçmeden ne kadar değerli bir yazar olduğunun anlaşılacağına inanıyorum. Milliyetçi kalemlerin şimdiye kadar O’nu yeterince anlatıp tanıtmadığını söylemek yanlış olmaz. Dilerim bu hata artık telafi edilir, değerli romancımız vefatından sonra bile olsa çok daha fazla okuyucuyla, özellikle gençlerle buluşur.”

Emine Işınsu Öksüz’ün, 60 yıllık fikir ve edebiyat alanında yaptıklarını bu kısa yazımızda anlatmak mümkün değildir ancak hatırlatma babından özgeçmişinden çok küçük de olsabahsedelim.

Emine Işınsu, 17 Mayıs 1938’de babasının Tümen Komutanı olarak görev yaptığı Kars’ta doğdu. Cumhuriyet döneminin tanınmış şair ve yazarı Halide Nusret Zorlutuna ile Tümgeneral Aziz Vecihi Zorlutuna’nın kızıdır. Annesinden dolayı sürekli edebiyattan söz edilen, şiir okunan bir çevrede, babasının görevlerinden ötürü de Sarıkamış, Urfa, Karaman gibi yurdun çeşitli yerlerinde ve her birinde birkaç yıl yaşayarak büyüdü.

İlkokulu Urfa, Sarıkamış ve Ankara’da okudu. TED Ankara Kolejini bitirdi (1957). Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ve Felsefe bölümlerinde; Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünde bir süre öğrenim gördü. İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda okurken bir yarıyıl AFS bursuyla ABD’ye gitti, “Sosyal Hizmetler Uzmanı” kurslarına katıldı.

Kolej’in dergisinde yayımlanan bir şiiriyle edebiyat dünyasına adım atan Işınsu’nun ilk eseri 17 yaşındayken basılan şiir kitabı İki Nokta’dır. Ödül kazanan ilk romanı Küçük Dünya’dan sonra yoğun bir şekilde romana yöneldi. Roman yazmanın dışında “Ayşe” adıyla annesinin çıkardığı kadın dergisini 1969’da, 1970’lerin önemli fikir ve sanat dergilerinden Töre’yi 1971- 1981 yılları arasında çıkardı. Kadın, Hisar, Töre ve Türk Edebiyatı dergileri başta olmak üzere birçok dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı. Yeni İstanbul ve Sabah gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Prof.Dr. İskender Öksüz’ünmuhterem eşidir.

ÖDÜLLERİ

1.   ’’Küçük Dünya’’’ ile T. C. Turizm Bakanlığı Sanat Armağanı

2.  ’’Bir Yürek Satıldı” oyunu ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Radyofonik Oyun Yarışması’nda dram dalı birinciliği.

3.  ’’Ak Topraklar’’’ ile Türk Edebiyatı Vakfı Roman Ödülü

4.  ‘’’Sancı’’’ ile Türkiye Millî Kültür Vakfı Roman Ödülü

5.  ‘’’Canbaz’’’ ile Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü

6.  Türk Ocakları Hamdullah Suphi Tanrıöver Armağanı

7.  Karaman Türk Dili Ödülleri, “Türkçeyi Doğru ve Güzel Kullanan Yazar Ödülü”

Günümüzde çocuklarımızın doğru istikameti bulmaları için eğitimlerine yeterli vakit ayırmamız çok da kolay olmuyor ancak Emine Işınsu Öksüz ablamızın kitaplarını okutmaya başlayarak işimizi kolaylaştırabiliriz.

Emine Işınsu’nun birçok kitabını okudum ve kütüphanemde mevcutlar ama ilk işim eksik kitaplarını da kitaplığıma kazandırmak ve okumak olacaktır.

Son olarak Erol Dok kardeşimin sosyal medyada paylaştığı küçük bir anısını müsaadeleriyle buradan paylaşmak istiyorum:

Emine abla, sene 1987 sana İş yerimizde Mamak’ı ve C5’i anlatmıştım ve Sancı gibi bir roman yazmanı istemiştim. Bana gözlerinden yaşlar akarken“yazamam, dinlediklerimi yazamam, bir daha o acıları canlandıramam Sancı’yı yazdım, polis tutanaklarında, Sancı’yı okudum ülkücü dava adamı oldum ve gereğini yaptım, diyen yavrularımı unutmadım, yeni mağdurlar yaratamam, acıları tekrar yaşayamam yaşatamam” demiş ve teklifimi geri çevirmiştin. Sen bir Osmanlı kadınıydın, ülkücü hareketin örnek aristokratıydın. Seni ve Muhterem İskender abimi seviyorum. Mevlam sana rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun (Erol Dok)

Kızlarımızın da Emine Işınsu Ablalarını örnek almaları dileğiyle, tekrar Rabbimden gani gani rahmet diliyorum, mekânın Cennet olur inşallah. Muhterem İskender Ağabeyimize de sabır diliyorum. Türklüğün başısağolsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.