Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yıllarca idareci (Müdür) olarak görev yapan ve Afyona-Kütahya’!ya önemli katkıları olan, Hisarlı Ahmet Sempozyumları’nı devam ettiren, geçtiğimiz aylarda Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü’ne atanan, üretken Müzik İnsanı, dostumuz Prof. Dr. Uğur Türkmen’in yeni-özgün ve yararlı kitabı yayımlandı.

Bu salgın döneminde, basımına destek olan İzge Yayıncılık sahibi Savaş Korkmaz Bey’e ve Tasarım ve Mizanpaj’ı yapan Burcu Coşkun Ovalı’ya teşekkür ediyoruz.  Eserin basımına çok önem verilmiş…Bu arada 400’e yakın kaynak taraması yapılmış ki çok önemli…Alıcısı bol olsun.

Önce Uğur Türkmen hakkında kısaca bilgi verelim; 1971’de  Kütahya’da doğdu. İlk-orta ve lise öğrenimini Kütahya’da tamamladı. 1993’de Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdi. 1996’da Selçuk Üniversitesi’nden “Bilim Uzmanlığı” 2005’de ise Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Müzik ABD “Doktora” derecesini aldı. 1993’de Niğde Üniversitesi’nde “Müzik Okutmanı” olarak göreve başladı. 2000’de üniversitedeki görevinden altı arkadaşıyla beraber istifa etti. 2001’de Kütahya’ya  “öğretmen” olarak atandı ve Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde görevlendirildi. 2006’da Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü’nde Yrd. Doç. Dr. olarak göreve başladı. Aynı üniversiteye 2011’de Doç., 2017’de Prof. olarak atandı. 2021’de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na geçiş yaptı. Müzik Eğitimi ve Müzikoloji alanlarında ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda; bildirileri, mesleki ve hakemli dergilerde makaleleri, kitapları yayımlandı. Eğitim müziğine yönelik çalışmaları; çocuk ve gençlik şarkıları, oda müziği ve orkestra eserleri birçok konserde seslendirildi.

Gelelim Uğur Türkmen’in yeni eserine…

Biz, yine her zamanki gibi eser hakkındaki eleştiriyi (artı ve eksikleri ile) yazmaya gayret edeceğiz. Önce Uğur Bey’in, yazım şekli farklı olmuş: Konuyu başlık altında kaynaklarla ele almış, sonra düşüncelerini söylemiş ve çalışmaları vermiş; “Okuyalım,

Değerlendirelim, Düşünelim, İzleyelim ve Tartışalım” bölümleri çok iyi düşünülmüş.

Yine, Uğur Bey’in, başından geçen olaylar veya kendisine anlatılan müzik olayları/yaşanmışlıklar v.b. kitaba renk katıyor ve  okura bilgi veriyor…Ki, birçoğu da biz müzik insanlarının başından geçenlere benziyor.

Yine, Konservatuvarların Türk Müziği ve Çok Sesli Müzik diye ayrılmasının yanlışlığına, ve Müzik Eğitimi ABD’lerde ve Konservatuarlarda Türk Müziğine mutlaka yer verilmesi gerektiğini vurguluyor ki, bu çok önemli ve şahsımın birçok yazısında bu konulara değiniyorum. Ancak, sadece iki müzik türü içinde değil, THM ve TSM içinde de tartışmalar sürüyor.

Birleştiğimiz diğer konu, Konservatuarların o ilin ve bölgenin sanat/kültür merkezi olması ve ona göre yapılanması gerektiği. İlle de her bölümün açılması gerekmiyor. Mekan, kaliteli akademisyenler ve araç-gereç varsa yavaş yavaş büyümenin doğru olduğuna inanıyoruz.

Konservatuvar Müdürleri’nin Senato’da olup, Yönetim Kurulu’nda yer almaması konusunda da hem fikiriz. Konservatuvarlar hakkında, başka meslekteki insanlar karar veremez. En azından, Konservatuvar’ın sorunu/konusu ele alınacaksa, Müdürün, o toplantıya çağrılmasını gerekli görüyoruz. Zaten, bu nedenle Konservatuarlar, bir ara Fakülteleşmenin çabasına girmişti. Bunu gereksiz görüyor ve Üniversite yapılanması içinde, Konservatuvarların; Yüksek Okul olarak değil, Fakülte statüsünde olmasında birleşiyoruz.

Türkmen, bazı Konservatuvarların yönergesinin olmaması, ilkokulların açık olması konusunu gayet güzel bir şekilde anlatmış. Türkmen gibi, Konservatuvarlara pozitif ayrımcılık yapılmasını fikrini de olumlu buluyoruz.

Sosyal Psikoloji, Müzik Sosyolojisi v.b.  müzik insanlarının pek ilgilenmediği, sadece bildirilerde yer alan ama, üzerinde geniş bir araştırma yapılmayan bir alan. Çünkü, bu alanlarda disiplinler arası çalışma yapmak gerekiyor. Ama, arkadaşlarımız pek buna yanaşmıyorlar. Aynı alanda 2-3 müzik insanı ile çalışmış gözükmek işlerine geliyor.

“Müzik Sosyolojisi; doğayı göz ardı etmeksizin insan kültürü içinde bireylerin, sosyal grupların ve kuruluşların etkileşimlerinden oluşan gerçekleri müzikle ilişkili olarak araştıran denemelerden edinilmiş kuramsal bilgiler ile bu deneyimlerden yararlanılarak sistematikleştirilmiş bilgilerden oluşan bir çalışma alanıdır. Diğer bilim ve sanat alanlarında olduğu gibi, sosyoloji ve müzik sosyolojisi de kültürün diğer kurumları ile etkileşimdedir. Bu nedenle kitapta ilişkilerin incelendiği bir bölüm bulunmaktadır. Genel yaklaşım ise, “Kültürel Müzik Sosyolojisi” anlayışına uygun olarak nitelendirilebilir. Bu yapı ve içerik nedeni ile kitap aynı zamanda bi “Müzik Kültürü” kaynakçası olarak düşünülebilir.” (Sf.43)

Müzik eğitimi kişiler arası ve sosyal ortamlar kapsamında meydana gelmektedir ve soysal psikolojideki araştırmaların, bu ortamların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamaları gerekmektedir….Müzik eğitiminde öğretmenlerinin neyi başarabildiklerini ve öğrencilerin neyi başarabileceklerini, bir takım sosyal psikolojik unsurlar etkilemektedir.(Sf.44)

Devam edecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.