google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Siyaset giderek hızlanıyor. Cumhur ittifakının çalışmaları da bunun göstergesi. Eğer çalışmaları sonuç verirse Cumhur ittifakı ülkeyi erken seçime en kısa zamanda götürecektir. Ekonomik çıkmazlar ile uluslararası ilişkilerde ufukta beliren sıkışmışlık öncesi güven tazelemek amacıyla yapılacak bir seçim kaçınılmazdır.

Sayın Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey planlarını yapmış ve iş bölümüne göre harekete geçmiştir. Sayın Erdoğan, Cumhur ittifakını oluşturan üç partiye yeni eklemeler yapmak istiyor. Devlet Bey de ittifakın iç politikasındaki değişiklikleri ayarlıyor. Milli Görüş’ün abisi Oğuzhan Asiltürk ile görüşme de; seçim barajının düşürülmesi çağrısı da bu doğrultuda ele alınmalı.

Saadet Partisi, Cumhur ittifakına katılır mı? Bence iç politikadaki gündemin terörle mücadele olarak belirlenmesi ve dini değerlerin ön planda tutulduğu bir seyir izlemesi başta Saadet Partisi olmak üzere Cumhur ittifakına birden fazla partinin katılımını sağlayabilir. Tersi de olabilir; yani Cumhur ittifakına katılım olmaz fakat Millet ittifakında bir dağılma olabilir. İkinci ihtimalin gerçekleşmesi için Devlet Bey’in barajın düşürülmesi talebinin kabul görmesi gerekmektedir. İşte bu noktada benim öngörüm seçim barajının düşürüleceği ve yüzde birden fazla oy alacak her partinin mecliste temsiliyet hakkı kazanmasının önünün açılacağıdır.

Saadet Partisinin potansiyel oyu yüzde birin oldukça üzerindedir. İddia ediyorum Saadet Partisi şu anki koşullarda en azından hazine yardımını almaya hak kazanacak oyu rahatça alabilir. An itibariyle bir milletvekiliyle temsil ediliyor olmak da Saadet Partisinin potansiyelini yansıtmamaktadır. Taban CHP’ye çalışmış olarak lanse edilmekten dolayı huzursuzluk içinde. Diyeceksiniz ki; Ak Parti neden muhalefetin daha çok milletvekili kazanmasını istesin? Sorunun cevabı çok basit: mevcut sistemde mecliste muhalefetin ezici çoğunluğu olmadığı sürece milletvekili sayısının vs. hiçbir önemi yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde zaten Cumhurbaşkanı yürütmeyi tek başına yapıyor ve kısmen de olsa yasamayı saf dışı bırakıyor.

Bütün bunları neden yazdım? Tabanlar zaten rahatsız. İktidar ortaklığının manevraları ile Millet ittifakının tabanındaki rahatsızlık daha da artacaktır. Seçmen gönül rahatlığı ile sandığa gidemez duruma gelebilir. Bunun önüne geçmenin yegâne yolu kurulacak üçüncü bir ittifaktan geçmektedir. Muhalefet partileri kafa kafaya bir yarış yapma riskini almamalıdır. Ülkenin içinden geçmekte olduğu olumsuz sürecin sorumlusunun yönetici erkin yanlış politikaları olduğu anketlerde bu kadar açıkken halen daha yüzde atmışı rahatça geçemeyen muhalefet bloğunun önünü de işte bu üçüncü ittifak formülü açacaktır.

İYİ Parti rüştünü ispatlamış ve artık CHP’den daha alt seviyedeymiş izlemini kamuoyundan silmelidir. Ak Parti, MHP ile yapmış olduğu ittifaktan mütevellit merkez sağ partisi olmaktan uzaklaşmış ve dönüşü olmayan bir yerde konumlanmıştır. İYİ Parti şu an yüzde on üçten aşağı olmayan oy potansiyeliyle merkez sağ partisi gömleğini üzerine giyebilir. Merkez sağın toplumun siyaset ihtiyaçlarına cevap verecek üç parti daha hali hazırda ivmelerini yukarı yönlü çevirerek çalışmalarını sürdürmektedir. Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet Partisimerkez sağda kurulacak ittifaka gönül rahatlığıyla ve tabanlarında zerre huzursuzluk barındırmadan katılacaklardır.

İster erken seçim olsun; ister vaktinde yapılan seçim olsun sonuçlar inanın kimsenin hayal edemeyeceği gibi olacaktır. Türkiye siyasetinde sol cenahın oyu yüzde otuz beş, yüzde kırk arasıdır. Kalan oylar sağ cenaha aittir. Sağda kurulacak ikinci ittifak yüzde altmış oranından an itibariyle yüzde yirmiyi rahat geçecek bir potansiyele sahiptir. İlerleyen süreçte oyları ne kadar arttırır siz hesap edin.

***

Halkların Demokratik Partisinin kapatılması talepleri giderek baskın hale geliyor. Diyelim ki kapatıldı. Demokratik Bölgeler Partisi anında grup kurmayacak mı? O sırada hemen başka parti kurulumu tamamlanmayacak mı? Toplu halde 57 milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmediği bir ortamda kurulacak her yeni parti oyunu arttıracaktır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kapatma davası açmazsa, dava açma hakkı Adalet Bakanında olacaktır. Bu iki makam davayı açmazsa Cumhur ittifakındaki vaziyet acaba ne olacaktır? MHP grubu olan parti hüviyetiyle davayı açarsa ve velev ki HDP kapatılmazsa bunun etkileri politikaya nasıl yansıyacaktır? Yerimizin Avrupa Birliği olduğunu söylediğimiz şu günlerde parti kapatmayı konuşmak, Avrupa Birliğinin, Türkiye’ye yaptırımlar gündeme alacağı Mart ayında, Türkiye’nin karşısına nasıl çıkacaktır?

***

Asgari ücretin 2825 lira olmasına vatandaşlarımız Ağustos ayına kadar sevinecekler. Sonra gelir vergisi matrahının yüzde yirmiye çıkmasıyla neye uğradıklarını şaşıracaklar. Acil çözülmesi gereken iki husustan birincisi sağlık bakanlığı çalışanlarının ek ödemelerinin düzene koyulması ve asgari ücretli çalışan kesimin gelir vergisinden muaf tutulması. En azından yüzde yirmilik vergi dilimine karşı korusak da şimdilik yeterli olacaktır. Ayçiçek yağına yüzde yirmi daha zam yapılacağının açıklandığı ve yağın teneke fiyatının yüz liraya çıkacağı şu günlerde halkın ciddi morale ihtiyacı var.

***

Anadolu Ajansının veri akışını kestiği meşhur seçim akşamı aklıma gelip duruyor şu Twitter ile Facebook’un Trump’ın hesaplarını askıya aldığı günden beri. Meğer ne kötü şeymiş sosyal medya ve basının demokratik haklara engel olması. Bize lazım olan, her defasında savunduğum gibi sağından solundan, muhafazakârından liberaline her kesimin el ele verip demokrasiye sımsıkı sarılmasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.