Yıllardır üniversitelerin, yöre kültürü ve ekonomisine uygun olarak Fakülte’leşmesini, mutlaka kalkınmada öncü olmasını yazıyor/söylüyoruz.
Tematik Üniversite’nin elbette yanındayız. 
105 İlahiyat Fak., 132 Hukuk Fak.,88 Güzel Sanatlar Fakültesi, 85 Güzel Sanatlar Lisesi,48 Konservatuar çok fazla… İşletme Fak. Olmayan üniversite yok!...Mezunlar iş bulamıyor…
Sn.Erdoğan'ın 'Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” dese de,ilgili kurumlar planlamayı iyi yaparak yığılmayı rahatlıkla önleyebilir.

Hürriyet'ten Erdinç Çelikkan'ın haberine göre, üniversiteler;
1/ ‘Tematik’, 
2/ ‘Sınırlı alanda uzmanlaşmış’ 
3/ ‘Çok yönlü üniversite’ olarak yeniden yapılandırılacak

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun Cumhurbaşkanı’na sunduğu Yükseköğretim Reformu Politika Belgesi’nde üç tip üniversite modeline yer verilmiş.
Elbette, bu konuda YÖK mevzuatın dışında tutulmuş mu, bilmiyoruz…Eğer bağımsız karar alınmış ve rapor hazırlanmış ise şık olmamış…
“Ayrıca;tüm devlet üniversitelerinde üniversite konseyleri oluşturulacak. Üst yönetim konsey ile rektörden oluşacak, konsey üniversiteye destek olan, hizmet eden, toplumla üniversite arasında köprü kurabilecek kişiler arasından atanacak.”
Üst yönetim konseyi nedir? Rektör ve Yard. mı? Üniversite Senatosu mu? Üniversite Yönetim Kurulu mu?
Yeni oluşturulacak bir Danışma Kurulu’mu?
Ayrıca; “devlet üniversitelerinde kurulacak” deyip, vakıf üniversiteleri neden ayrı tutulmuş?
“Rektör dahil tüm atamalarda üniversitelerin misyon ve hedeflerine uygun olarak yürütülmesi için paydaş görüşlerinin alınması, temel prensiplerden biri olacak.”
Yıllardır, üniversiteler misyon ve vizyonunun, amaç ve değerlerle uyuşum sağlamadığını, yanlış Türkçe cümleler kullanıldığını yazıyorum. Ama bir adım mesafe alamıyoruz. WEB sayfaları bir kurumun canlı,güncel, tanıtım yüzüdür. Ama, hiç ilgilenen yok!..
“Yükseköğretimde çeşitlenen öğrenci profiline uygun talepleri karşılayabilecek, sosyal ve ekonomik gelişime katkı sağlayabilecek, piyasaların çeşitlenen iş gücüne cevap verebilecek, istihdamı arttırabilecek, artan rekabete uyum sağlayabilecek bir üniversite hedef olacak.”
Bu hedefler bütün üniversitelerde var ve hepsi kendilerinin en önde, öncü,kabul edilen,uluslararası vizyonu olan v.b. olduğunu yazıyor. Ama, ilk 100’de üniversitemiz yok. 
Bizce; 
a)    Yazılanların, uygulamaya aktarılması, 
b)    Akademisyenlerin sorunlarının çözülmesi, 
c)    Prof. saltanatının ve tahakkümünün sonlanması,
d)    2007-2015 arası soruları çalarak unvan alan  hırsız akademisyenlerin temizlenmesi, 
e)    Dr.Öğr.Üy. ve Doç.lerin özlük haklarının iyileştirilmesi sağlanmadan gelişme sağlanması mümkün değildir. 

Raporda; “Meslek Yüksek Okulları’nın, her bölgede kurulacak olan ‘Bölgesel Mesleki Eğitim Üniversiteleri’ne bağlanması öngörülüyor. Her bir ön lisans programının en az bir sektörel destekçisi olması benimsenecek.”
Meslek Y.O.’ları çok önemsiyoruz. Onlarda bölgeye özgü yapılandırılmalıdır. Ara insan gücü, ülkemizin en önemli ihtiyacıdır. Pandemi günlerinde MYO’ların nasıl işler başardığını ve üretime katkıda bulunduğunu unutmamak gerekir.
Eğitim, hepimizin önem vermesi gereken bir olgudur. Siyasetten uzak, gerçeklere dayalı ortak karar verilmelidir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.