google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Hobi bahçelerinin Türkiye’nin gündemine gelmesindeki en önemli etken ilgi mevzuatla uyumsuzluğun ortaya çıkmasıyla, dolayısıyla  söz konusu bahçelerin kuruluş yerleriyle ilişkilidir. Özellikle bahçelerin tarım topraklarının işgal edilmesine zemin hazırlayan yeni bir uygulama alanı olduğuna yönelik yapılan tespitlerdir.

Türkiye mevzuat bakımından tarım topraklarının amacına uygun kullanımını, verimli işletilmesini ve korunmasını garanti altına alacak başta Anayasa olmak önemli kanunlara sahiptir.

Bu kapsamda örneğin aşağıda ve belirtilen kanunlar önemli içerik, işlev ve yaptırımlar içermektedir.:

  • Tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plân ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılmasını amaçlayan  ve 2006 yılında çıkarılan 5488 sayılıTarım Kanunu”,
  • Toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirleyen ve 2005 yılında çıkarılan 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” ve
  • yine 5403 sayılı kanunda değişiklik yapılması hakkında 2014 yılında çıkarılan 6537 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” .

Buna göre Türkiye tarım topraklarının amacına uygun kullanımını, verimli işletilmesini ve korunmasını garanti altına alacak yasal ortamı oluşturmuştur esas olan söz konusu kanunların önemli içerik, işlev ve yaptırımlarının hayata hakim olmasının sağlanmasıdır.

Hobi Bahçelerine Anayasal Çerçeve

Hobi bahçeciliğini amacı dışına çıkarmak, mülkiyet hakkına konu da olsa “bireysel kazancı” öne alan bir anlayışla tasarrufta bulunmak, kamu yararı kapsamında pek çok bakımdan sakınca doğurmaktadır.

Öyle ki  Anayasa’nın 35. Maddesinde yer alan Mülkiyet Hakkı başlığı altında: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” denilmektedir ancak devamında “Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” ifadesi yer almaktadır.

Görüldüğü gibi Anayasa mülkiyet hakkının kullanımının “kamu yararına aykırı olamayacağını ve mülkiyet hakkının toplum yararı çerçevesinde yasayla sınırlandırılabileceğini” kayıt altına almıştır.

 Dolayısıyla hobi bahçeleri de dahil olmak üzere toplum yararına aykırı uygulamalara müsamaha göstermek mümkün değildir. 

Son söz olarak; “mutlak” kamu yararının söz konusu olduğu tarım toprakları üzerinde,  amaç dışı kullanıma neden olacak girişimlerin hoş karşılanması ve tarım topraklarını tehdit eden tasarruflara izin verilmesi mümkün değildir.

Bu çerçevede hobi bahçeleri konusunda kamu faydasını esas alan mevzuatla birlikte, insan ve toplum sağlığına yönelik etkileri de gözeten “dengeli ve kalıcı sürdürülebilir çözümler” üreten stratejilere ihtiyaç bulunuyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.