google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Siyasetçilerin çok temkinli bir dil kullanmaları gerekir. İstismara müsait her söz, kastını aşan sorunlara neden olabilir. Özhaseki'nin HDP'ye oy verenleri lanetlemesi böyle bir dikkatsizlik örneği.

PKK bir terör örgütü,uzun yıllardır kitleleşme mücadelesi veriyor. HDP ile organik bir ilişki içinde olduğuna şüphe yok. Bugüne kadar HDP sözcüleri PKK'yı lanetlemekten ısrarla kaçındılar. Terörü lanetlerken bile adres kullanmamaya dikkat ettiler. Zaten  bir çoğu, PKK'yı bir terör örgütü olarak görmüyor, onlara göre PKK  ulusal bir kurtuluş hareketi.

HDP tabanında PKK ile aynı çizgide olanlar olabilir, belki olabilir kelimesi çok iyi niyetli bir yaklaşım, vardır demek daha doğru. Ama bir başka doğru da, PKK ile paralel düşünmeyenlerin varlığı. Bunu doğrulayan bir sürü araştırma var. İşte HDP tabanı değerlendirilirken bu gerçeğin göz ardı edilmemesi gerekir. Genellemeci yaklaşımlar PKK ile arasına mesafe koyanları bile o tarafa itmeye hizmet eder.

Temkin dediğim sadece bu tür genellemelerle ilgili değil. Gara olayından sonra iktidarın bu operasyonla ilgili tutumu eleştirilmeye başlandı.Muhalefet haksız da değil, siyasi bir başarı olduğunda Saray bunu kıskançça sahiplenip, kimse ile paylaşmıyor. Ama bir başarısızlık söz konusu olduğunda, sorumluluğu yayıp, kendi üzerinden atmayı tercih ediyor. Gara'daki başarısızlık da -devlete- hamledilerek, Saray, kendini aradan çekiverdi. Siyasetteki yanlışların sürüp gitmesinin bir sebebi de bu, başarısızlık size mal edilmediği müddetçe her türlü hatayı yapmakta serbestsiniz.

Bu defa muhalefet de bir hata yapıyor gibime geliyor. Sayın Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı eleştirirken -İstanbul seçimleri için Öcalan'ı kullandınız, 13 rehine için niye bunu  denemediniz diye sordu. Kağıt üzerinde soru gayet makul görünüyor. Ancak her şeyi ve herkesi istismar eden bir hükümet için bu tür eleştiriler büyük riskler taşıyor. Apo'yu niye devreye sokmadınız diye sormak, Apo'yu devreye sokmayı meşru kabul etmek anlamına gelir. Yarın iktidar bunu fırsat bilip Öcalan'ı başka işler için kullanabilir, o zaman muhalefetin diyecek lafı olmaz. Dün niye kullanmadınız diye bizi eleştiriyorlardı, bugün niye kullanıyorsunuz diye eleştiriyorlar diye mukabele ederse, bunda haksız da olmaz.

Ülke meselelerinin çözümünü eli kanlı bir örgüt lideri üzerinde konuşmak, ona hiç olmadığı ölçüde paye vermektir. Güçlü devletler, sorunlarını demokratik yollarla, meşru vasıtalarla çözerler. Silah her sorunun çözümü değildir. Bir bebek katiline ihtiyaç duymak veya ondan medet ummak zayıflıktır. "Onu niye devreye koymadınız" demek onu terörist kılığından çıkarıp, siyasi aktör haline getirmektir. Bu tip rehine krizlerinde aracılık yapan sayısız uluslararası barış kuruluşu, insan hakları dernekleri var. AKP kongresine baş misafir olarak davet edilen, Diyarbakır'da sn Erdoğan'la arzı endam eden Barzani gibi bölge siyasetçileri var. Bu tür vasıtalar dururken niye Apo'yu devreye sokmadınız demek iktidarın onunla ilişkisini meşrulaştırmak, yeni ilişkiler için eline bahane vermektir.İşte temkin  dediğimiz şey bu tür ilişkilere kapı aralamamaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.