Bizim oralarda anı karar verenlere “tahtası eksik” derler. 
Ama gel gör ki tahta eksikliği çok yerlerde işe yarıyor…
Cetvelle ölçüp biçen, çamura yatanlardan ne köy olur ne kasaba. 
İdareci hiç olmaz…
Beceremez, yüzüne gözüne bulaştırır. 

İçişleri Bakanımızdan söz etmek istiyorum.
Bazılarının  “ne olacak tahtası eksik”  yakıştırması doğrudan kıskançlık, çekememezlik huyudur.  Eksikse de, işte bize öylesi bir eksik lazım.
Görülen köy kılavuz istemez derler.
Süleyman Soylu, son yılların en başarılı Bakanı.
Özellikle terörde hiç taviz yok.
Dürüst, ciddi, harama el uzatmadığından eminim.

Geçmişi unutmadık.
Bu iktidar döneminde PKK ile yanlış tutum içerisine giren bakanların isimlerini vermiyorum. Beceremedikleri gibi terörün halk kesiminde örgütlenmesine neden olmuşlardır. Şu anda terörle mücadele çok yahşi gidiyor.
Köprülerin altından çok sular geçti.
 Savcı kimliğimle Ankara’dan Gaziantep’e karayolu ile gidemediğim günleri unutmadım. Şimdi değil yollar, dağlar bile güvenliktedir.

Hele de bu virüs meselesi, PKK için hiçte iyi bir gelişme sayılmaz.
Her şerrin bir hikmet yönü vardır ya, işte bu virüsün hikmet yönü de, hastalıklarla başı derde giren emperyalist devletlerin arka planda teröre destek verme şansları oldukça kısıtlı.  Kel ilaç bulsa başına sürer hesabı, terör destekçileri ilaç bulamıyorlar. Ölüm sayısı da gittikçe azalmıyor artıyor.
Korkarım pek yakında Türkiye’nin ocağına düşecekler.

Bu aşmada PKK çözülme tehlikesiyle karşı karşıyadır.  
Her gün beşer onar kuş gibi avlandıklarını görüyoruz.
 Yakında nalları dikerlerse hiç şaşmam. 
Belki de çözülmeler başlamıştır bile. 
Örgütten kaçmak isteyen kim bilir kaç kişi infaz edilmiştir.

Tabi ki Hulusi Paşa’yı da unutmadım.
Benim bildiğim, MİT ve emniyet çok yakın zamana kadar birbirlerinden iş kaçırırcasına bağımsız çalıştıkları için başarıları oldukça düşüktü. 
Şimdi ise o yanlışın giderildiği alenen görülüyor…

Ancak, şu sokağa çıkma yasağında tahta eksikliğinin doğrudan sırıttığını  söylemeden geçmek de olmaz. Kusura bakmasınlar, bir istişare eksiği olduğu görülüyor. Gece saat 24’e iki kala sokağa çıkma yasağı ilan etmenin tehlikeleri de olabilir. Karıştırıcılar zaten tetikte bekliyor. Yarına ekmeği olmayan, katığı suyu olmayanların telaşını istismar etmek çok kolay. O bakımdan, en azından bir hafta önceden haber verilmiş olsaydı uzun mesafede herkes hazırlığını yapmış olacağından mesele kalmazdı.  Nereden baksak bu yasak…
Bu sefer darbe için değil her birimiz içindir.  
Yine de söylüyorum…
Ülkenin işleri yürüsün da, varsın tahtası eksik olsun… 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.