İdlip’te 5 şehit daha verildi. Bunun nereye varacağını tahmin etmek güç. Erdoğan’ın Suriye politikasının hatalarının bedelini vatan çocukları ödüyor. Kimse Suriye’de biz kazansak ne olacak, Esat’ı devirmek neyi çözecek diye sorgulamıyor. Türkiye’nin Suriye halkına demokrasi götürmek gibi bir misyonu yok. Demokrasi bir kültür işidir, o kültürün olmadığı bir yerde demokrasi yaşamaz.

Bazıları ne işimiz vardı, sorusuna terör koridorunu önlemek diye cevap verebilir, o koridor Esat bölgeye hakimken yoktu, o koridorun nedeni, Esat’ı yıkacağız diyerek davul zurna ile Suriye’ye girilmesi, Türkiye’nin kapasitesi ile emperyal güçlerin güç politikalarının iyi okunamamasıdır. Dün masaya oturulan PKK ile Suriye politikası zora girince mücadele ediyoruz demek bu politikaya meşruiyet kazandırmaya çalışmaktan başka işe yaramıyor.

PKK ile elbette mücadele edilmeli. Ama ona Suriye’nin Kuzeyinde egemenlik alanı açan iktidarın akla ziyan politikalarıdır. Esat gücünü koruyabilseydi, PYD bu kadar palazlanabilir miydi? Şimdi Esat’ı tehdit ederek, laf kabadayılığı yaparak iç kamuoyunu tatmin etmeye çalışıyoruz.

Bu politikanın yanlış olduğunu, aklını partizanlığın dişlilerine kaptırmayan herkes biliyor. Ama ne yazık ki bilmek tavır koymak, hakikati haykırmak için yetmiyor. Emevi Müslümanlığının iğdiş ettiği zihinler , başını bir türlü o cendereden kurtarıp hakikati söyleyemiyor. Bir iktidarın politik yanlışlarından daha vahim olan o ülke aydınlarının doğruyu bilip söylememeleri, veya şahsi çıkarlar için tam tersini söylemeleridir. Kıbleye yönelip namaz kılmak kıble ehli olmak için yetmez, esas kıble ehli, her hal ve şartta doğruyu söylemektir. Kişisel çıkarları, siyasi beklentileri öne almamaktır. Nefsi için susan, gece gündüz namaz kılsa da kıble ehli değildir. İktidarın Suriye siyaseti için, yargının siyasallaştırılması için, bu yalan talan ekonomisi için daha ne zamana kadar susacak, ne zamana kadar hakikati gizleyeceğiz?

KUDÜS MİTİNGİ

SP Genel Başkanı temel Karamollaoğlu’nun çağrısı ile önceki gün Büyük Kudüs Mitingi yapıldı. Mitinge başta tertipleyicisi SP olmak üzere CHP, İP-DP ve Gelecek Partisi katıldı. On binlerin katıldığı mitingde Trump’ın Kudüs ve Filistin’i yutma planı protesto edildi. Kudüs 3 dinin kutsal saydığı bir mekan. Dolayısıyla, bir Müslüman’ın bu plana karşı çıkmaması düşünülemez. Saray Partisi AKP, mitinge katılmadı. Oysa 15 Temmuz’da tüm partiler çağrı üzerine demokrasiye desteklerini ortaya koymuşlardı. Geçen yıl Samsun’da 19 Mayıs’ın yüzüncü yıl kutlamalarına da Erdoğan tüm partilerin katılımını istemişti. Aynı derecede önem arzeden Kudüs mitinginde olmamak AKP için amaçtan ziyade iç siyasetin önemli olduğunu gösteriyor. Mantık şu: Biz düzenlemiyorsak adı ve amacı ne olursa olsun o etkinlikte yokuz. Keşke bu tip milli davalar iç siyasetin aracı haline getirilmese. Ancak daha önemlisi, bazı çevrelerin CHP’nin mitinge katılmasına gösterdiği tepki idi. Kılıçdaroğlu’nun bu alkışlanacak tavrı -samimi bulunmayarak- eleştirildi. Bu aslında Kudüs ve İslam bizim babamızın malıdır, kimse bu alana giremez saplantısının bir neticesiydi. Camiye gitmeyene kafir, gidene niye geldin bura bizim mülkümüz tavrı. Müslümanlık bu patalojik din anlayışından kurtulmadıkça, İslam toplumu birleştirici, yüceltici misyonunu ifa edemez!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.