google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Eski Gazi Ün., şimdi, Hacı Bayram Veli Ün. İletişim alanı Öğr.Üyesi Prof.Dr. Zakir Avşar, Mart 2019’da, “50. yılında MHP ve Devlet Bahçeli ile üniversitelerimiz, bilim ve seçimler üzerine” başlıklı bir yazı yazmıştı.

(https://www.internethaber.com/50-yilinda-mhp-ve-devlet-bahceli-ile-universitelerimiz-bilim-ve-secimler-uzerine-2005186y.htm)

Bu yazı bende bazı çağrışımlar yapmış ve kendisine şöyle yazmıştım;

Sn.Hocam, merhabalar..

Bugünkü yazınızı üzülerek okudum. Çünkü Sn.D.Bahçeli'yi o kadar methetmişsiniz ki, üniversiteler ile ilgisini o kadar abartmışsınız ki!..

Bizler, 7100 sy, yasa çıkarken MHP'li birçok MV şahsen görüştük. Yasanın yanlış/tenakuzlar içinde olduğunu söyledik. Sn.Bahçeli'ye ve yardımcılarına yazılar gönderdik.

Hiç fayda etmedi ve MHP temsilcilerini, sanki bir uyarı yapılmamış gibi, AK Parti'nin koluna girdiler ve onlar ne dedi ise ona el kaldırdılar.

Y.Doç.Dr.'ların unvanlarının, tenzile rütbe yapılarak Dr.Öğr.Üy. yapılmasına onay verdiler.

Diyorsunuz ki;

1/"Şimdi sıra üniversitelerimizi “üniversal” yapmakta."

AY: Üniversiteler, çalışan akademisyenleri, sorunların altında bıraktıkça buna imkan yok sayın hocam!..

2/ "Eski bir akademisyen olduğu için bilimsel konulara ilgisi sürekli yüksektir. Hangi akademisyen ile bir araya gelse konu bilime ve üniversiteye gelir…"

AY: Buna inanmak mümkün değil. Doç.lik kadro bekleyenler, denklik bekleyenler (30.000 kişi), yabancı dil barajı altında ezilen eski Y.Doç.ler (34.000) ile, yani tenzili rütbe yazılarak Dr.Öğr.Üy. yapılan ve küstürülmüş akademisyenlere hiç destek olmamıştır.

3/ "Üniversitelerimiz gerçekten bilgi üreten, buluş yapan, patentler, markalar oluşturan, akademik olarak yayınladıkları değer taşıyan yapılara dönüşmüştür…"

AY: Buna da inanmak zordur. Üniversitelerde; "liyakatsizlik, mobbing, ötekileştirmenin “yaygın olduğu; “etiklik, üretim, patent" v.b. yaygın olmadığı tüm raporlarda vardır.

Sn.Bahçeli; 2006-2016 arasında, bir kısım akademisyen(c)e çalınan/verilen ÜDS sorunlarının peşine düşmemiş, çalanların ve avcı dergilerdeki yayınlarıyla, jürilerin ayarlanmasıyla Prof. olarak aramızda dolaşmasına imkan sağlamıştır.

MHP’li ve AK Parti’li görünen akademisyenler, paralel örgütlerle birlikte hareket etmiş, suça ortak olmuş ve unvanları almışlardır. Çevremizde İngilizce’nin (İ)sini bilmeyen “ülkücü arkadaşların” kendileri söylemişti “hocam, biz hallettik” diye.. Ama, biz inanmak istememiştik. Milliyetçi geçinen MHP’nin susmasının başka bir anlamı/yorumu yoktur.

Sn.Bahçeli'nin başka söylemleri bizi bağlamıyor, ancak kusura bakmayınız, bunları yazmak ihtiyacı hissettim.

Saygılarımla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.