Ramazan’da Cuma ve teravih namazları cemaatle bu şekilde kılınsa nasıl olur?

1- Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kabe İmamı Şeyh Dr. Abdurrahman es-Sudeys,  bu yıl Ramazan’da Kabe’de teravih namazının, sadece Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Başkanlığı memurları ile dezenfeksiyon yapan kişilerin katılımıyla kılınacağını duyurdu.

2- Diğer taraftan Bahreyn'de sınırlı sayıda kişiyle teravih namazı kılına bilinecek.  Bahreyn Vakıflar Bakanlığı da başkent Manama'daki El-Fatih Camisi'nde sınırlı sayıdaki cemaatle yatsı ve teravih namazlarının kılınmasına karar verildiğini duyurdu. Bu kararla birlikte Bahreyn, teravih namazı kılınmasına karar veren ilk Arap ve Körfez ülkesi olmuş oldu.

3- Beştepe Millet Camisi'nde 27 Mart tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenen az sayıda katılımla, salgına karşı tedbirler alınarak cuma namazı kılınmıştı.

Şimdi bu örnekleri neden verdim?

Çünkü naçizane bir önerim olacak. Birçok kişi belki bu önerimize ateş püskürecek ve bizi belki de keskin bir şekilde eleştirecek. Olsun, samimi bir şekilde bir öneri sunuyorum. Düşünülsün, istişare edilsin. Olabilirse güzel olur, olmayacaksa da her şeyde bir hayır vardır.

Diyorum ki; Ramazan Ay’ında Cuma namazları için bir formül önermek istiyorum. Sadece İki rekât Cuma farz namazı ve akşam da sadece 8 rekât teravih namazı cemaatle kılınsın. Sanırım teravih namazlarının bazen 8 rekât kılındığı bilinmektedir.

Peki, bu namazlar nasıl kılınacak?

Vatandaşların talebi üzerine 20-65 yaş arası kişiler arasından her namaz için sınırlı sayıda cemaat belirlensin.  Gerekirse her ilçe ’de belirli camiler belirlensin ve sadece camilerde kılınsın. Gerekirse kura çekilsin. Gönül ister ki her kes cemaatin içinde olsun. Ama bu işin beni seni yok. Biz olmasak bile camilerde cemaatle namaz kılınacak ya, yeter.

Dediğim gibi müftülükler belirlenecek bazı veya her cami için 40 kişi belirlesin. Zira sanırım en az 40 kişi ile Cuma namazı kılınabiliyor. Namaza gelen cemaatin ateşleri de tek tek kontrol edilerek içeri alınsınlar. Hatta cemaat belirlenirken evde kalarak en az 14 gün kendilerini izole ettiklerini ispatlayanlar tercih edilsin, böylece evde kal kampanyasına teşvik de olunur.

Şimdi havalar ısınıyor, hava sıcaklığı iyi durumda. Hatta cami içinde değil de cami bahçelerinde belirli sınırlı sayıda (en fazla 40 kişi) ile bu namazlar ifa edilebilir. Cemaat maske ve eldiven giymek zorunda olsun. 

Az sayıda cemaatle sosyal mesafe korunarak, maskeli ve hatta gerekirse özel hazırlanacak korunaklı namaz giysileriyle sadece farzı kılına bilinir mi? Neden olmasın? Hatta böyle bir durumda tekstil üreticisi arkadaşlara yeni bir ürün yapma ve satma imkânı da doğabilir. Bu durum, ekonomik canlanmaya da etkisi pozitif olur. Tekstil konusunda güçlü olan ülkemiz bu şekilde diğer İslam ülkelerine de özel üretilecek bu korunaklı namaz kıyafetlerini ihraç edebilir. Bilmiyorum ne dersiniz?

Böylece hem Ramazan Ay’ı bir nebze cemaatle icra edilmiş olur ve de halka moral gelir, psikolojiler düzelir. Birçok İslam ülkesine de bu şekilde örnek olunur diye düşünüyorum. Benimkisi iyi niyetle düşünülmüş samimi bir öneri. Devlet büyüklerimiz ve Diyanet İşleri Başkanlığımız daha iyi bilirler. Hayırlısı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.