Öne Çıkanlar Türk lirası 4 milyon liralı nikâh töreni Devlet Bahçeli Kızılay

Prof. İbrahim Ortaş; “Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralamasının Anlamı Nedir?

AY: Sn.Hocam, son yıllarda; liyakatsız, ehliyetsiz atamalardan çok şikayetler oluyor. Siz de; “Doğru kişi doğru yerde konuşlandırılırsa birçok sorun çözümlenmiş olur” diyorsunuz. 2017’de hayatımıza giren Araştırma Üniversiteleri nedir?

ORTAŞ: YÖK tarafından 2017’de başlatılan Araştırma Üniversiteleri 2019 yılı değerlendirme sonuçları açıklandı. “Yeni YÖK” olarak tanımlanan bu dönemde, yükseköğretim sistemine kazandırılan “İhtisaslaşma ve Misyon Farklılaşması Projesi” içinde yer alan “Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri” doğrultusunda son üç yıldır ülkemizdeki 206 Üniversite içinden, önce 10 araştırma + 5 aday Araştırma Üniversitesi belirlenmişti. 2018’den bu yana 11 Araştırma ve 5 Aday Araştırma Üniversitesi olarak değerlendirilmektedir. Proje kapsamında YÖK bünyesinde oluşturulan üniversitelerin performanslarını belirleyecek “İzleme ve Değerlendirme Komisyonu” belirli kriterlere göre sonuçları yıllık olarak açıklamaktadır. Buna göre, 2019 yılı verilerine uygun değerlendirme sonuçları 11 Araştırma ve 5 Aday Araştırma Üniversitesi için şöyledir:

AY: Neden, 207 İçinde Sadece 11’i Araştırma Üniversitesi? Diğerleri Ne Olacak?

ORTAŞ: Dünyanın en etkili ve başarılı 500 sıralamasında hiçbir Türkiye üniversitesinin olmaması nedeniyle,3 başlık ve 32 göstergede ülkemizdeki 11 + 5 aday araştırma üniversite projesi ile belirli üniversiteler öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu konuda potansiyel üniversitelerin belirli düzeyde bütçe ve akademik eleman desteği ile araştırmada dünyayı yakalamaları hedeflenmektedir. YÖK’ün sadece 11 + 5 Üniversitenin bütçe ve kadro yönünden desteklenmesi arayışı içinde olmasına, üniversitenin tanımı ve felsefesine uygun görmememe karşın, teknik olarak en azından belirli düzeyde kendini ispatlamış üniversitelerin gelişmesi için yaratılan çabayı da önemsiyorum.

Dünyada ilk 500 sıralamasında hiç bir üniversitemizin olmaması konusunda daha önce 6 yazı ile uzun uzun kendi penceremden de nedenleri yazmıştık. Bana göre konu ülkemizin belirlenmiş bir bilim politikasının olmaması, buna bağlı olarak üniversitelerin ve altındaki birimlerinin de planlanmış araştırma politikaları, hedefleri ve de izlenilebilirlik durumlarının olmamasıdır. Tabii üniversitelerin yüzlerce yılda kazandıkları kurumsal özerkliklerinin aşındırılmış olması başlıca nedenlerdendir. En yalın tanımı ile Üniversite; en üst seviyede eğitim verilen, araştırma yapılan ve bilgi üretilen, aynı zamanda; düşünsel boyutta bilinmeyenlerin araştırıldığı, sorgulandığı, felsefe ve sanatsal üretimlerin yapıldığı özerk kurumlardırlar. Üniversitelerin öğrencisi ve akademik elemanları ise eleştirel bakış açısına sahip, sorgulayarak ve irdeleyerek doğanın ve sosyal yaşamın yasalarını anlamaya çalışan ve bunu insanlık yararına dönüştürme bilgi ve becerisini kazanmış ve kazanmaya çalışan bireylerdir.

Bu eksenden bakınca, “16 üniversite Araştırma Üniversitesi, diğerleri değil midir?” şikâyeti sıkça yapılmaktadır. Gönül ister ki, her üniversitemiz kamudan amaçları, hedefler ve ürettikleri ölçüde bütçe alsınlar ve her yılsonunda da hesap verebilir olsunlar.

AY: Araştırma Üniversiteleri Nasıl Değerlendiriliyor?

ORTAŞ: “Araştırma Üniversiteleri Performans İzleme Endeksi” çalışmalarını TÜBİTAK işbirliği ile yürütmektedir. Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri; “Araştırma Kapasitesi”, “Araştırma Kalitesi” ve “Etkileşim ve İşbirliği” başlıkları altında 32 gösterge kapsamında değerlendirilmişlerdir.

Başlıklara bir göz atalım;

 “Araştırma Kalitesi” başlığı altında; “Incites dergi etki değerinde %50’lik dilime giren bilimsel yayın oranı, Incites dergi etki değerinde %10’luk dilime giren bilimsel yayın oranı, ulusal bilim ödülü sayısı, öğretim üyesi-firma sayısı, öğrenci/mezun firma sayısı, YÖK 100/2000 Doktora Burs Programı öğrenci sayısı, TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı öğrenci sayısı, TÜBİTAK 1004 Teknoloji Platformu Projesi kapsamında alınan fon tutarı, bilimsel yayınların açık erişim yüzdesi, tezlerin açık erişim yüzdesi, dünya akademik genel başarı sıralamalarında ilk 500'e girme sayısı ve akredite edilmiş program sayısı” göstergeleri dikkate alınmıştır.

“Etkileşim ve İşbirliği” başlığı altında; “Üniversite - üniversite işbirlikli yayın oranı, üniversite - sanayi işbirlikli yayın oranı, uluslararası işbirlikli yayın oranı, üniversite - sanayi işbirlikli patent belge sayısı, uluslararası işbirlikli patent belge sayısı, kamu fonları kapsamında üniversite-sanayi işbirlikli Ar-Ge ve yenilik projelerinden alınan fon tutarının ilgili proje sayısına oranı, kontratlı üniversite-sanayi işbirlikli Ar-Ge ve yenilik projelerinden alınan fon tutarının ilgili proje sayısına oranı, uluslararası öğrenci oranı, uluslararası öğretim üyesi oranı ve dolaşımdaki öğretim üyesi/öğrenci sayısı göstergeleri” dikkate alınmıştır.

AY: YÖK’ün Araştırma ve Aday Araştırma Üniversitelerinin Puan Sıralaması Nasıl?

ORTAŞ: 3 başlık altında; Kapasite %25, İşbirliği %35 ve Kalite ise % 40 oranları üzerinde değerlendirilmiştir.

Verilere göre Teknik üniversiteler ilk 4 sırada yer almakta, sonra Tıp Fakültesi olan Üniversiteler gelmektedir. Ayrıca Türkiye’nin ilk 16 Üniversitesi arasında ciddi puan farklılığı görülüyor. ODTÜ toplamda 74.36 puan alırken, Selçuk Üniversitesi 17.47 puanla nerdeyse 5 kat daha düşük bir puan almış bulunmaktadır. YÖK raporunda aynı Üniversitelerimizin 2017-2018 ve 2019 puanları karşılaştırılmış, çoğunlukla puanlarda 2017 yılına göre az da olsa yavaş bir artış görülüyor.

AY: Araştırma Üniversitelerine Özel Bütçe Ayrılıyor mu? Yeterli mi?

ORTAŞ:  YÖK ilk beşte yer alan üniversitelere ek bütçe tahsis edildiğini belirtmiştir. Gönül ister ki, 2019 yılının performansı en yüksek ilk 5 üniversite yanında diğer üniversitelerede, performansları ölçüsünde destek ve ek bütçe verilsin. Hatta yukarıda belirtiği gibi bütün Üniversiteler üretimleri ve bölgesel gelişime katkıları oranında desteklensinler.

2019 yılı performans değerlendirme sonuçlarına göre; “İstanbul Teknik, Ankara, Ege, Bursa Uludağ ve Çukurova Üniversitelerinin” de içinde bulunduğu 5 üniversite önceki yıla göre sıralamada yükselmiş olup üçü “Aday Araştırma Üniversitesi” konumundaki Ege, Bursa Uludağ ve Çukurova Üniversiteleridir.

AY: Mensubu Olduğunuz Çukurova Üniversitesi,  ilk 11’de Yer Alabilecek Potansiyel Aday Durumunda mı?

ORTAŞ: Çukurova Üniversitesi 2017’de 19.81 puanla 14, 2018’de 21.15 puanla 15 ve 2019’da ise 13. sırada bulunmaktadır. Bu bağlamda son üç yıldır puanlarını arttıran Çukurova Üniversitesi “potansiyel bir araştırma üniversitesi” adayı olabilir. 2019 yılı verileri Çukurova Üniversitesi’nin kapasite geliştirmede 4.2 puan, kalite çerçevesinde ise 7.8 puan aldığını göstermektedir. Konu yeniden bütün olarak ele alınmalı, güçlü ve zayıf yönleri somut verilerle değerlendirilip, araştırma kalitesi ve kapasitesinin arttırılma yolları araştırılmalıdır. YÖK; 2021 yılı için etiket değişikliğine gidileceğini, en çok 11 Üniversite için “Araştırma Üniversitesi” unvanının ilanihaye taşınılacak bir etiket olmayacağını belirtiyor. Bu bağlamda daha rekabetçi bir ortamın oluşacağı gözlenmektedir. Bu durumda üniversiteler kendi durumlarını yeniden düşünmek ve değerlendirmek zorunda kalacaklardır. Başarı için daha iyi öğrencilerin Üniversitelerini tercih etmesi nasıl sağlanır?, Yüksek lisans ve Doktorada başarılı araştırma öğrencileri, YÖK 100/2000 bursları kazanımı nasıl artırılır?, nitelikli akademik kadrolara nasıl sahip olunur?, daha çok proje, araştırma patent alımı nasıl arttırılır? v.b. konular irdelenmelidir. Nitelikli dergilerde makale yayınlama konuları en çok önemsenen konular olarak çalışılmalıdır.

AY: Sonuç olarak ne demek istersiniz?

ORTAŞ: Başta, Çukurova Üniversitesi olmak üzere puanlarını artıran Üniversitelerimizi kutluyor, emeği geçen araştırıcı ve yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Daha iyi ve başarılı bir üniversite için başta özerk bir ortamda, özgür akademisyenler olarak, olanaklar geliştirilerek her birimizin bilime, sanata katkıda bulunduğu bir ortam sağlanmasını diliyorum.

İletişim teknolojileri çağını yaşadığımız dünyada, biricik tecrübe ve ölçüsü bilimsel bilgiye dayalı gelişmedir. Günümüzde, matematik bilmenin önemi ortada. Bu bağlamda çağın gereği olan bilim-fen ekseninde gelişmek için ülkenin her yönüyle iyi eğitilmiş insanlarının yetiştirileceği ortamlar üniversitelerdir. Ülkemizin iyi yetişmiş, nitelikli, ülke gelişmesine katkı sağlayan bilim insanlarının çalıştığı çok sayıda üniversitenin yaratılması yönündeki çabaları destekliyorum. Türkiye’nin gelişerek Dünyada saygın yerini alıp koruması bilimsel üstünlüğüne ve bu anlamda lokomotif görevi gören üniversitelerine bağlıdır. Bunu başaracak insanımızın olduğuna inanıyorum. Yeter ki doğru kişi doğru yerde konuşlandırılsın.

AY: Sn.Hocam, teşekkürler…

ORTAŞ: Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.