Peker'in her videosu, bir öncekinden ağır iddialar içeriyor.

7. videoda Binali Yıldırım'ın oğlu Erkam Yıldırım'ın Venezuela seyahatinden, 8. sinde SADAT üzerinden yapılan yasa dışı ticaretten, sonuncu videoda ise, Süleyman Soylu'nun Serdar Baran Korkmaz'ı kaçması için bakanlığa çağırıp uyarması ve 45 milyon dolardan söz ediyor.

Kamuoyu araştırmaları toplumun yüzde 75'inin Peker'e inandığını gösteriyor. Bu çok yüksek bir rakam. İnanıyor, çünkü Peker sadece iddiada bulunmuyor, bazen itiraflarda da bulunuyor.

İddialarını delillendirerek yahut nasıl delillendirileceğini anlatarak temellendiriyor. Mesela Serdar Baran Korkmaz 4 Aralık'ta bakanlığa çağrıldı, 5 Aralıkta yurt dışına çıktı diyor. Kamera kayıtlarını, telefon kayıtlarını delil olarak gösteriyor. Böyle olunca da açıklamaları boşlukta kalmıyor. Daha şimdiye kadar muhatabı olanlar bir tek iddiasını yalanlayamadılar.

Bir bakan hakkında soruşturma açılan birini niçin bakanlığa çağırır? Bunun makul bir izahı var mı? Peker, Soylu'nun  görevi icabı muttali olduğu bilgileri paraya çevirmek için kullandığını, suçluların kaçmasını teşvik ettiğini söylüyor.

Bu iddiaların hiçbiri yenilir yutulur değil.

Bazı çevrelerin 17/25 Aralık benzeri savunmalarının hiç bir inandırıcılığı yok.

Peker'i dış güçler kullanıyormuş, servislerin oyuncağı olmuşmuş şeklindeki savunmaların hiç bir kıymeti harbiyesi yok. Farz edelim ki öyle,bu bunca yolsuzluğu, hukuksuzluğu, çürümüşlüğü örter mi? Doğru soru, Peker'in kullanılıp kullanılmadığı değil, bu iddiaların gerçek olup olmadığıdır. İddiaların muhatapları niye gerçek değil diyemiyorlar da, -dış güçlerin maşası- diyorlar. Yanlışın, hukuksuzluğun, suçun olmadığı yerde hiç bir maşa kimseye bir şey yapamaz. Maşa ancak suç varsa, üzerinde yürüyebileceği bir zemin varsa kullanılabilir.

Milletin verdiği makamlar millete hizmet içindir. Peker'in iddiaları son derece inandırıcı olmasına rağmen son sözü söyleyecek olan yargıdır. Ancak yargının sözünü söyleyebilmesi için bu işe el koyması gerekir. İlk kasetten bugüne 50 gün geçti, hala yargıdan ve Soylu'yu atayan makamdan ses seda yok. Yargının görevini yapabilmesi için önce Saray'ın sorumluluğunu yerine getirmesi lazımdır. Üzerinde koruma kalkanı oldukça yargı hiçbir işlem yapamaz. Nitekim yapamıyor da.

Vatandaş her pazar sabahı Peker ne söyleyecek diye youtube kilitlenirken Saray'ın bir şey olmamış gibi davranması doğrusu anlaşılır gibi değil. Saray sustukça bu koruma kalkanının Soylu'ya mı yoksa, Saray erkanına mı dönük olduğu sorgulanacaktır. Saray susarak gerçekte kim veya kimleri  koruyor?

Soylu, TRT'de katıldığı programda bir gece yarısı kararnamesi ile görevden alınabilirim, ama azdan az, çoktan çok gider dedi. Bu tehdit kimeydi? Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Çalışkan, "beni kim görevden alıyormuş, alsın da görelim dedi. Bir bürokrat amiri mesabesindeki bakana meydan okuyor, bir bakan sekreteri olduğu Cumhurbaşkanı'nı tehdit ediyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor.

Temiz siyaset yapmamanın sonucu budur, suç, suç ortaklarını birbirine mahkum eder. Peker, yönetimdeki mafyalaşmadan bahsediyor ama sorumluluk mevkiinde olanlar susuyor. Bu suskunluk devam ederse iddialar sadece muhataplarını değil, onlara kol kanat gerenleri de vurur.Kimse vazgeçilmez değildir.Vazgeçilmez olan milletin huzuru, sükunu, düzenidir. Siyaset bunun için vardır.

Mübariz Gurbanoğlu Türkiye'de, niçin yargı kapısını çalıp bu iddiaları soruşturmuyor? Serdar Baran Korkmaz'ın ülkeye giriş çıkışlarını, telefon kayıtlarını çıkarmak çok mu zor? Erkam Yıldırım uzun süredir taşımacılık yapıyor, babasının avukatlığına ihtiyacı yok, niçin iddialara cevap vermiyor? S.B.Korkmaz'ın otelinde ağırlanan kişiler kim? Devlet işlerine Peker karıştırılmadıysa bütün bu bilgilere nasıl sahip oluyor?

Peker'in her videosu iktidarın tükenmişliğine, çürümüşlüğüne ayna tutuyor.Bırakınız çağdaş bir devleti bir aşiret bile bu şekilde yönetilemez. Bunca iddiaya, bunca kirlenmişliğe rağmen milli refleksler hala harekete geçmedi. Çünkü yıllar yıllar boyunca sadece hukuku yok etmediler, bu milletin ruhunu, vicdanını, inançlarını da talan ettiler. Onun için vatandaş her şeyi görüyor ama bir türlü harekete geçip tepkilerini gösteremiyor. Bir ülke için asıl yıkıcı olan da budur. Susan bir toplum hiç bir yanlışı düzeltemez, sömürülmeye mahkum olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.