google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Öteki olarak görülmek çoğu zaman yapanın farkında olmadan yaptığı eylemdir.

Bu bir tercihten ziyade içinde bulunduğumuz grup etrafında oluşan bir durumdur.

Kişi ait olduğu grubun kendisinden beklediği sadakati ortaya koymak için yapar ötekileştirmeyi.

Çünkü o, ait olduğu grup ve parti içinde hakikati bulduğuna inanır veya inandırılmıştır.

Bu sebeple yıllardır tanıdığı insanı bile farklı grupta olduğu için sorgular.

Oysa yaşanan hayat içinde bir çok sınanmışlıklar vardır; dostluğa, hakikatten yana olmaya, makama, mevkiye, paraya, namusa, ahlaka, erdeme, şahsiyet içinde yaşamaya dair.

Lakin bütün bunlar yetmez sizin durduğunuz yerin meşru olmasına.

Sizden istenen kayıtsız şartsız itaat yahut sesinizi kendinizin duyacağı kadar çıkmasıdır.

Sizin farklılık arzaden sesinize tahammül edilmez.

Konjönktür dedikleri ama aslında iktidar alanlarının sorgulanmasıdır korktukları.

İşte bu korkular biriktirir büyüyen öfkeyi...

Neden?

Çünkü siz, olaylara onlarla aynı yerden bakmamaktasınızdır.

Yıllardır edindiğiniz ahlaki ve vicdani sorumluluk bilinci beş para etmez yanlarında..

Aynı gruptan, partiden, sosyal ve siyasal gruptan olmanız da kafi değildir anlaşılmanız için.

Hatta size tanınan tahammül sınırlarını aştığınız dillendirilir.

Düşmanın ekmeğine yağ sürmenin ötesinde aklınızdan dahi geçmeyen bazı suçlamalara muhatap olursunuz.

Bu suçlamalar ihanetle suçlanmanıza kadar uzanır.

Farklı sesler bir bir eksilmiştir yanınızdan.

Şimdi sıra size gelmiştir.

Devran dönmekte, değirmen sizden önce olduğu gibi insan öğütmektedir.

Bana olmaz dediğiniz sizinde başınıza gelmiştir.

Hayat içinde birbirinizle yaşanmış sınanmışlıkların kıymeti kalmamıştır.

Bir anda terör sevici olursunuz.

Bu yetmez, aşağılanmanız için.

Daha fazla, daha fazla suçlu ilan edilmelisiniz.

Vicdanlar kışkırtılmalı size karşı.

Dağlarda ölen şehitlerimizin kanları, canları hatırlatılmalı...

Şehitlerin anneleri, babaları, eşleri, kardeşleri ve çocuklarını yok saydığınız, vicdan, adalet, hak hukuk söylemleriniz için onların önüne atılmalısınız.

Linç edilmeniz için bütün suçların faili ilan edilmelisiniz...

İktidarın selameti için bu gereklidir.

Adalet, hukuk, suçların şahsiliği, devlet olmanın hukukla sorumluluğu hatırlatılmamalı..

Devlet bu imtihandan muaf olmamalı..

Bunu dillendirmemeliydin.

Bütün bu yaptıklarınız düşmana itibar kazandırmaktır.

Bu suçunuzun cezası linçtir, itibarsızlaşmaktır.

Zira siz grup menfaatine aykırı davrandınız.

Artık öteki oldunuz.

Celladınız olmaya hazırlar infazınız için.

Artık onlardan değilsiniz.

İç dünyanızda yaşadığınız çelişkilere kulak verdiniz.

Asırlar öncesinden söylenen ve bize ulaşan ilahi buyruğun elçisinin sözüne itibar ettiniz.

"Asabiye/taassup kötüdür" demişti o.

Oysa ne kolay söylüyoruz değil mi biz bu sözü.

Çünkü yakıştıramıyoruz bu yanlışı kendimize...

Hep başkaları işler sanıyoruz bu günahı, suçu...

Konduramayız partimize, grubumuza, cemaatimize vs..vs..

Oysa bilmiyorlar ki; bu tutum adalete yapılan ihanettir.

Yapılan tarafgirliğin en büyük zararı kişinin adaletle olan ilişkisini zedelediğini kabul etmek istemeyiz bir türlü...

Adalet duygusu yitirilmezse işlenmez bu günah.

Kalmışsa kişilerde veya gruplarda adalet duygusu ve hassasiyeti, kaybolmamışsa, kişi zaten bir başkasını ötekileştiremez.

Adalet duygusu ve düşüncesi ötekileştirmeyi müsaade etmezdi.

Ötekileştirmek adalete ihanettir.

Ötekileştirmenin olduğu yerde adalet olmaz.

Sonunda taştın işte;

Tahammülün de bir sınırı vardı ve taşardı bardak son damlayla…

Hasbünallah ve ni'mel vekil.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.