Bazı makamlar vardır, devleti temsil eder. Bu makamlardan en önemlisi ‘’Valilik’’ makamıdır. Bu makama atananlar devleti temsil ettiğinin bilincinde olan; tavrıyla, davranışıyla, konuşmasıyla, edebiyle, bilgisiyle, görgüsüyle, adalet anlayışıyla, idari kabiliyetiyle, kamu kaynaklarını uygun ve yerinde kullanma hassasiyetiyle, devlet terbiyesiyle, hakkın ve hukukun yanında yer almasıyla maruf kişilerden seçilmelidir. Bu bakımdan vali atamalarında liyakate azami dikkat edilmesi çok ama çok önemlidir. Koskoca bir devleti temsil etmek kolay iş değildir. Maalesef son dönemlerde yapılan bazı atamaların saydığımız kriterlere uygun olmadığı görülmektedir.

Nitekim Rize valisinin birkaç gün önce, Çay TV’de Ak Parti il başkanıyla yapılan söyleşi sırasında, bütün Rizelileri şahit tutarak, il başkanından salgından sonra kendisini umreye götürmesini istemesi, il başkanının ‘’tamam olabilir çok güzel ama Sayın Valimizin ilimizdeki siyasi partilerin başkanlarını ağırlama sözü vardı, onu da hatırlatalım’’ demesi, ne demek istediğimizi çok açık ve seçik beyan etmektedir. Bir valinin her hangi birinden, kamuya ilan ederek hediye istemesi,  umreye götürmesini talep etmesi; ne devlet adabına, ne devlet edebine, ne de etik kurallarına uymaktadır. Üstelik 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 29. maddesindeki , ‘’ Devlet memurlarının doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemeleri ve görevleri sırasında olmasa dahi menfaat sağlama amacıyla hediye kabul etmeleri veya iş sahiplerinden borç para istemeleri ve almaları yasaktır.’’ Hükmüne rağmen alenen, kamu önünde kanuna aykırı davranması esef verici, devlet makamını aşağılayıcı bir durumdur. Burada üzerinde durulması gereken başka bir hususta, Sayın Valinin siyasi partilerin başkanlarını ağırlama sözüdür. Her halde Sayın Vali’nin bu ağırlamayı kendi kesesinden yapması söz konusu olamaz. Elbette Valiliğin temsil bütçesi devreye girecektir. Bu durum da; başka bir etik ihlali, kamu kaynaklarını keyfi kullanma, halktan alınan vergilerin amacına uygun harcanmaması, kısacası kul hakkı yemek demektir. Dolayısıyla Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun bu olaya kayıtsız kalmayacağı ve gereğini yapacağından hiç kuşkum yoktur. İktidarın da bu durumdan ders çıkararak, bütün atamalarda liyakati esas alması en büyük temennimizdir.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.