google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

MÜZDAK Tarafından düzenlenen THO Eğitimi Çalıştayı 20  Şubat 2021 tarihlerinde, yaklaşık 116 katılımcı ve alanında uzman, liyakatlı 16  konuşmacı ile  çevrimiçi olarak yapıldı.

Panelistler; Göktan Ay,  Ercan Kılkıl, Tarkan Erkan,İsmail Ekmekçioğlu,Süleyman Bakır, Okan Gürbüz, Gültekin Şener, Dilek Cantekin, Kerem Cenk Yılmaz, Füsun Aşkar, Cumhur Sevinç, Bülent Kurtişoğlu, M. Öcal Özbilgin, Hasan Basri Canlı,  Fikret Değerli,  Uğur Ural

Öne çıkan konuları başlıklar altında veriyoruz…

Ülkemizde halk oyunlarının yaşatılması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için emek veren kişi ve kurumlara şükranlarımızı sunuyoruz…

Halk oyunları alanında da “terminoloji birliği yoktur, en kısa zamanda ilerleme sağlanması gerekmektedir.(THM.THO,TSM,Çok Sesli Müzik alanında; “Müzik Terminolojisi’nde Doğru Bilinen Yanlışlar”/Göktan AY, bakılabilir.) Özel not: Bu arada THM, TSM, THO’nın başlarına “geleneksel” kelimesinin eklenmesinin yanlış olduğuna inanıyorum. Çünkü zaten, “müziğin ve oyunun” içinde, doğal olarak “gelenek” vardır. Dolayısı ile tekrar vurgu yapmak yanlış olmaktadır.”Geleneksel Çok Sesli Müzik” terimi olmadığı gibi…

Araştırma ve derlemelerin, son 20 yıldır durması, sekteye uğratılması iyi olmadı. 4000’e yakın halk oyunun tespiti, derlenmesi ve gelecek kuşlaklara ulaştırılması ve temsil edilmesi gerekmektedir.

“Akademik öğretim” adı altında; geleneksel dans öğretimi, gelenek bağlantılı gösteri amaçlı ve eğitim amaçlı” olmak üzere 3 başlık düşünülmeli ve ödün verilmemelidir.

Günümüzdeki “kültür ekonomisi” ve “kültür erozyonu” halk oyunlarını zorluyor ve yönlendiriyor. Bu konuya önem verilmelidir.

Halk oyunları alanında da, diğer müzik-güzel sanatlar alanında olduğu gibi, bilimsellik öne çıkarılmalı ve liyakatlı kişiler öne çıkarılmalıdır.

THO Usta Öğreticileri’nin “sosyal güvenlik hakları” yoktur. Salgın döneminde en çok mağdur olan ve gündeme gelmeyen bu kesimdir. HEM’lerin, THO çalışmalarını neden çevrimiçi yapmadığı anlaşılamamıştır.MEB, çevrimiçini yoğun kullanırken, HEM’lerin uzak durması düşünülmelidir. Usta öğreticilerin, haklarını savunacak birimler yoktur?

2000’li yıllarda Halk Oyunları/Dansları alanında, özel prodüksiyonların devreye girmesi ile “meslek olarak görünür olmaya” başlamıştır. Ancak, hala halk oyunlarının “meslek tanımı” belirlenememiş ve “meslek” olarak kabul edilmemiştir.

Halk oyunları alanında, başta İTÜ olmak üzere açılan “Yüksek Lisans” ve “Sanatta Yeterlik” programlarının yanında, bu dönem Ege Üniversitesi D.T.M.Konservatuarı bünyesinde açılan “THO Dr. programı” güzel bir gelişme olarak görülmüş ve tebrik edilmiştir…

THO, kültürümüzün en önemli yapı taşlarından birisidir. THO Bölümleri ve akademisyenleri; kendilerini yenilemeli “Dernek ve Vakıflar ile” ipleri koparmamalı, aksine onları yönlendirici olmalıdır.

Koreografi, bedensel ve zihinsel dans yaratmaktır. Ancak, geleneksel oyunların kullanımındaki sınır/eşik çok iyi ayarlanmalıdır. Koreografi de kullanılacak yöntem; doku uyuşmazlığı olmamalı, harekete değil eserin bütününe odaklanmalı, sahnenin her argümanı kullanılabilmelidir.

THO’da “müzik ve orkestrasyon” çok önemlidir. Müzik sadece notalardan ibaret olmadığı için, THM’de olan tavır duygusu mutlaka verilmelidir. Yarışmalarda, CD kullanımı ile yöresel çalgı icracıları zorda kalmış, maddi olarak kayba uğramıştır. Salonun akustik olmaması sorun yaratıyor. Yarışma anlayışlı yüzünden, oyunların doğal  metronomunda bozulmalar oluyor. “Ben yaptım oldu” anlayışı halk oyunları ile müziğin güzel birleşimine zarar veriyor. “Müzik alanı mezunu olmayan” kişilerin seçici kurul üyesi olarak bulunması ve değerlendirme yapması şikayetleri beraberinde getiriyor.

Popüler kültür içinde “gelenek” gidiyor. Gelenek, mutlaka göz önüne alınması ve öncelenmesi gereken bir özellik olarak karşımıza çıkıyor… THO alanında donanımlı kişilere ihtiyaç vardır.

Salgın nedeniyle “çevrimiçi” nin önemi ortaya çıktı ve “eğitimde dijital dönem” başladı. Yeni, dönemde THO nasıl ilerleyecek? Kültür ve sanat alanı insanları salgından en mağdur kesim oldu. Yeni dönemde; “Dijital kütüphane kurmak, üyelik sistemi getirmek, bedelini ödeyerek malzeme/bilgi/belge  sağlamak” artık düşünülmelidir.

Ülkemizde Konservatuvarlara bağlı 8 THO Bölümü faaliyettedir. İlk yıllarda (1987) atanan (150) THO mezununun 2000’li yıllarda, bir yönetmelikle, kimseye sormadan “Müzik Öğretmeni” yapılması doğru olmamıştır. Ancak, THO mezunları da, bu dersi verecek formasyona ve bilgiye sahiptirler… Giyim-kuşamda da “terminoloji” birliği yoktur. Sahneye konulana “kostüm”, folklorik olan, halkın kullandığı parçaya “geleneksel giyim”,Eğitimde kullanılıyorsa “Giyim-Kuşam” denilmelidir.

“Derleme” adı altında çok yanlışlar yapılmıştır. Derleme, derleme kuralları uygulanarak yapılmalıdır. “Dans/Oyun-Giysi-Müzik” birlikte derlenmelidir. Şimdi yapılanlar derleme değil, “anlık tespit” tir.

THO kendi “endüstrisini” kuramamıştır. Eskiden Bakanlığın “denetim kurulları” vardı. THOF ile birlikte o da kalktı, her kurum ayrı telden çalıyor. Cumhurbaşkanlığı, Kültür Bakanlığı veya Gençlik Spor Bakanlığı bünyesinde liyakatlı kişilerden “CB Halk Oyunları Yüksek Kurulu” oluşturulmalı. Onun her ilde ayakları olmalıdır.

Dernek ve Vakıflar, eleman bulmakta zorlanıyor. En çok gösteri yapan ya da yurt dışına giden STK aranıyor ve tercih diliyor…

Müzik alanında olduğu gibi, çözüm bekleyen ne kadar çok sorunumuz var değil mi?

Ne mutlu, “müzik” ve  “halk oyunları” ile ilgilenen ve çocuklarını  yönlendirenlere!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.