İsrail'in Filistin'e yaptığı vahşettir. Ne yazık ki, insan hakları şampiyonu olanlardan  İsrail'i caydıracak bir tepki gelmedi.

Daha bir ay önce Ermeni Tehcirine -soykırım diyen- Biden, İsrail vahşetini -savunma hakkı-olarak niteledi.

Saldıran, camilere, mabetlere giren, sivilleri vuran, yüz binlerce insanı evinden yurdundan eden İsrail, ama saldırgan ilan edilen mazlum Filistin halkı.

Necip Fazıl bir şiirinde, bu taksimi kurt yapmaz kuzuya çoban olsa der. Adaletsizliği, zulmü anlatan nefis bir mısradır bu.

İsrail'in Filistin halkına yaptığı da öyledir.

Dünya eğer bir soykırım arıyorsa en canlı örneği önümüzdedir. Her gün televizyonlar,basın organları bu zulmü evlerimize kadar taşıyor. Bir tarafta Filistin soykırımı öte tarafta Kızıl Çin'in Uygur Türküne yaptıkları. Soykırım arayanların önce İsrail ile Çin'e bakmaları gerekir. 21. asırda dünyanın gözleri önünde iki Müslüman topluluk yok ediliyor, ama insanlığın vicdanı ayağa kalkmıyor, kalkmasına müsaade edilmiyor.

Filistin'in en azından göstermelik de olsa destekçileri var. Göstermelik diyorum zira Müslüman vicdanı ayırım yapmaz, yapmaması gerekir.

Filistin olayları patlak verir vermez bazı illerde protesto konvoyları düzenlendi, gösteriler yapıldı, İsrail telin edildi. Bunlar güzel, İsrail'in tepkisiz kalmaması, yaptığı her şeyin teşhir edilmesi gerekiyor. İnsanlığın uykuda olan vicdanını uyandırmak için bu şart. Çağımız medya çağı, derdini, meselesini anlatamayanlar  davalarına destekçi bulamazlar.

Doğu Türkistan'da da zulüm var, hem de daha ağırı. Taha Akyol yazdı, Doğu Türkistan her gün Gazze dedi. Bu doğru bir tanımlamaydı. İsrail, Filistinliyi kovuyor, Filistin'i terk etmeye zorluyor. Çin ise kovmakla iktifa etmiyor, onların manevi varlığını, kimliğini yok ediyor, madde ve manası ile öldürüyor.

Müslümanlık vicdanı, İsrail zulmüne gösterilen tepkilerin Çin'e de gösterilmesini gerektirirdi.

Kamuoyunda en küçük bir tepki gelmedi.

Bu suskunluğu bu bilinçli körlüğü İYİ Parti Lideri sayın Akşener bir Uygur Türkünü meclis kürsüsüne çıkararak bozdu. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan da bu zulme kayıtsız kalmadılar. Ama bugün İsrail'e karşı konvoy yapanlar bir defa olsun sokağa çıkıp  Kızıl Çin'i protesto etmediler. Tek bir toplantı tertip etmediler. Bu durumda İsrail'e gösterilen tepkiye Müslüman duyarlılığı demek mümkün mü?

Çin'e karşı sus-pus olan sayın Erdoğan,  Filistin için çok sert açıklamalar yapıyor, yapmalı da. Ama bu eğer İslami bir duyarlılıksa aynı tepkinin Çin'e de gösterilmesi gerekir. Ama gösterilmedi.

böyle olunca da o konvoylara, o bağırış çığırışlara insan kolay kolay  Müslüman duyarlılığı diyemiyor. Çünkü Müslüman duyarlılığı zulme uğrayanlar arasında ayırım yapmaz, bırakın milliyet ayırımını, din ayırımı bile yapmaz. Her türlü zulme karşı çıkar. Ama söz konusu olan dini duyarlılık değil, siyasi duyarlılık veya oy hesabı ise gösterilecek tepkiler de zulme göre değil, zalimin kimliğine ve siyasetin tercihlerine göre olur. Hareket noktası siyaset olduğu için İsrail'e tepki gösterenler, Çin'e susuyor.

Bir topluluk, bir ülke Filistin için seferber olup, Uygur Türkü için  kör oluyorsa, tepkileri de dini veya insani değil, siyasidir.

Her zaman olduğu gibi Filistin'in göz yaşları bir defa daha siyasi hesaplara alet ediliyor. Filistin için  somut hiçbir şey yapmayanlar kof nutuklarla  -yapmış gibi- onu iç politika malzemesi yapıyor.Siyasi duyarlılık, İslami duyarlılık olarak takdim ediliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.