Dün FETÖ'cü, PKK'lı dediklerine bugün yerli ve milli diyorlar.
Bazıları da seviniyor, yerli ve milliliğimiz tescil edildi diye.
Bu kimin yerli ve milli olduğunu tescil işinin Saray'a ait olduğunu kabul etmektir.
Ne Saray'ın ne de Bahçeli'nin böyle bir yetkisi yoktur. Milliliğin onay makamı bu iki siyasetçi değildir.
Millilik lafla olmaz, siyasetiniz, duruşunuz, tasavvurlarınız buna göre olacak.
Türkiye ve Türk milletli eksenli düşünecek ona göre politika yapacaksınız.
İYİ Parti'nin kimsenin millilik onayı veya referansına ihtiyacı yok; Onu doğuran zaten milli hassasiyetlerdir.

Bahçeli'yi ayırarak, MHP tabanı ve kurumsal kimliği için de aynı şeyi söylemek mümkün.
CHP ve yeni kurulan Gelecek ve DEVA partilerine de milli değildirler demiyorum. Elbette bu partilerde de milli bir damar var.
Onun dışındaki millilik iddiaları kuru bir laftan ibarettir.
Millilik vatandaşı millet kimliği altında birleştirmeyi gerektirir.
Millilik, kabileleşmeye, eyaletleşmeye karşı çıkar.
Millilik, toplumu bölen, kamplaştıran bir siyasete cevaz vermez.
Millilik, BOP gibi Türkü ve İslamları hedef alan projelerde yer almaya müsaade etmez.
Millilik, siyasette millete dayanmayı dolayısıyla milletin kendi kaderini kendisinin tayin etmesini ön görür ve asla tek adam veya oligarşik yönetimlere kapı aralamaz.
Millilik, milletin hukukunu fert, aile veya menfaat gruplarının hukukunun üstünde tutar. 
Millilik, devlet yönetiminin tarikatlar, cemaatler, etnik gruplar arasında paylaştırılmasını kabul etmez.
Millilik, parti veya kişi devletini değil, milli devleti, milletin devletini savunur.
Millilik, siyasete bağlı bir adalete izin vermez, millete bağlı bir adalet mekanizması ister.
Millilik, kavga ve gerilim siyasetine değil, uzlaştırıcı, barıştırıcı siyasete onay verir.
Bunun gibi daha bir çok şey söylemek mümkündür. Daha düne kadar, Türk olmaktan kurtulduk diye naralar atan milletvekilleri vardı. Bir toplumu yapıştırma ve onun devletini yaşatma projesi olan milliyetçiliği ayaklar altına alanlar vardı.
Şimdi kim kimin milliliğine onay verecek?
Bu ülkede siyaset yapanlar önce bu milletin menfaatlerini düşünmek zorundadır. Eğer söz konusu Müslümanlıksa yine Mısır'daki, Sudan'daki, Filistin’deki, hatta Doğu Türkistan'daki Müslüman'dan önce bu ülkenin Müslüman'ını düşünmek gerekir. Kendi söküğünü dikmeden, kendi sorunlarını çözmeden dikkatini başka coğrafyalara yöneltenler hem kendilerine kötülük ederler hem de o kardeş topluluklara gerçek anlamda yardım edemezler. Suriye'yi bu hale getirmenin, Mısır'da kartları bu kadar açıkta oynamanın oradaki insanlara ne faydası oldu? Himmetiniz, gücünüz kadar olur. Bu ülke ve millet ne kadar güçlü, ne kadar itibarlı, ne kadar zengin olursa kardeşlerine de o kadar faydası olur. Onun için bütün gayretimiz önce kendimizi güçlendirmek, birliğimizi pekiştirmek, insanımızın sorunlarını çözerek devlet bağını kuvvetlendirmek üzerine olmalıdır. Millilik din kardeşlerini dışlamaz önce kendi halkını korur, sonra gücü nispetinde mazlum halklara yönelir. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.