Değerlerimiz vardı dünden bugüne gelen ve bugünden yarına bozulmasına izin vermeden ulaştırmada sorumlu olduğumuz. Yani kültürümüz, maddi ve manevi sahip  çıkmamız gereken değerlerimiz; dilde, yaşayışta, folklorda, sanatta, tarihte, gelenek ve göreneklerimizde sahip çıkmamız gereken kültürümüz hızla değerini kaybetmekte ve yozlaşmaktadır. Çağdaşlaşma adına yapılan saldırılar bizi bizden ayırmakta ve dün ile bağımızı koparmaktadır. Kültür anlayışımız milli ve yerli özelliklerden uzaklaştıkça uçuruma doğru sürüklenmekteyiz.

            Bir toplumu millet yapan ve onun bütünlüğünü sağlayan milli kültürdür. Yıllardır “Avrupa Birliği’ne girme sevdamız!” bizi kültürümüzden uzaklaştırmıştır. Avrupa’nın bize biçmeye çalıştığı gömlek  dar gelmekte ve bize uymamaktadır. Milli kültürümüz bizim dünden gelen yaşayışımız, geleneklerimiz ve adetlerimizdir. Milli çizgiden sapmak bizim yanlış yola sapmamıza neden olmakta ve bizi sevmeyen, düşman olan milletleri sevindirmektedir.

            Milli Bayramlarımızı tatil yapmak diye yozlaştıran ve değerlerimizden uzaklaşan bir toplum olduk. Batının bize enjekte ettiği değerler neslimizi kayıp bir nesil haline dönüştürdü. Televizyonların yaptığı tahribat, geçmişimizi küçük görme kompleksi, millilikten uzaklaşma sevdası, özenti, taklit ve çağdaş görünme adına yaptığımız ilkellik bizi kültürümüzden uzaklaştırıyor.

            Kültürümüze sahip çıkma konusunda milli bir seferberlik başlatılmalı; her alanda titreyip kendimize dönmeliyiz. Kültürümüzü bozan unsurların üzerine ısrarla gidilmeli, fırsat verilmemeli ve bu konuda yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

            Devletimizin milli kültürümüz konusunda etkili bir politikası olmalıdır. TRT’nin bütün kanalları, devletimizin bütün kurumları milli kültürümüz ile ilgili çizgilerini net çizmeli ve taviz vermemelidir.

            Dil, kültürümüzü geçmişten geleceğe taşıyan önemli bir faktördür. Bir milletin yaşayışına dair her türlü maddi ve manevi değerler dil ile ifade bulur, tarihten günümüze olduğu gibi günümüzden gelecek kuşaklara da dil ile taşınır. Toplumların eski hayat tarzlarından, sanat ve estetik anlayışlarından, duyma, düşünme ve algılama biçimlerinden haberdar oluşumuz, önemli oranda dil verileri yoluyla mümkün olmaktadır. Bu nedenle öncelikle dilimize sahip çıkmalıyız.

            Milli kültür değerlerimizin korunması devletimizin politikası olmalıdır. Geleceğimizin kurtuluşu buna bağlıdır. Her şeyi ile dışa, başka kültürlere bağlı olan kişilerden ve politikalardan uzaklaşarak özümüze, milli yapımıza dönmeli, milli ve yerli olmalıyız.

            EN BÜYÜK TAHRİBATI TV'LER YAPIYOR

            Kültür yapımızın bozulması yönünde en büyük tahribatı televizyonlar yapıyor. Televizyon diziler ve programları büyük oranda gençliğimizi ve insanımızı yanlış yönlendiriyor. Şimdilerde ahlaksızlığın adı özgürlük oldu. Televizyon dizilerindeki ahlaksızlık artarak devam ediyor. Mafya, uyuşturucu kullanım ve saygısızlık özentisi diziler reyting rekorları kırıyor. Bu konulara engel olması gereken makamların da şikayet ettiği bu olumsuzluğa bir türlü çözüm bulunamıyor.  

            Sadece reyting ve para kazanmaya yönelik programlar geleceğimizin karartılması yönünde etkili oluyor.

            Bakıyoruz kültür ve sanat programları çok az, bu programların olanları da geç vakitlere konuluyor.

            Bilinen kaç tane şiir ve edebiyat programı var?

            En azından TRT'nin maddi bir problemi ve kaygısı yok! Devletin televizyon kanalları bu önemli görevi üstlenmeli ve kültürümüze katkı sağlamalıdır.

            Şimdi değilse ne zaman?

            Kültür değerlerimize ne zaman sahip çıkacağız?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.