Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Güncel (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 06.08.2021 - 15:40, Güncelleme: 06.08.2021 - 15:40

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den ilk açıklama: Vakaların sıfırlanmasını beklemeyiz

 

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den ilk açıklama: Vakaların sıfırlanmasını beklemeyiz

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer, görevi Ziya Selçuk'tan devraldı. Bakan Özer, "İlk önceliğim; gerekli tüm tedbirleri alarak okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz" dedi.
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Atama Kararına göre, görevden affını isteyen ve af talebi kabul edilen Prof. Dr. Ziya Selçuk'un yerine Milli Eğitim Bakanlığına, Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer atandı. Atamanın, Anayasanın 104 ve 106'ncı maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi. Prof. Dr. Ziya Selçuk'tan görevi devralan yeni Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “İlk önceliğim tüm tedbirleri alarak okulları pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime uygun hale getirmektir. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz. Eylül'de okulları açmak için ne gerekiyorsa yapacağız" diye konuştu. ''AMACIM ÇOCUKLARIMIZIN KALİTELİ BİR EĞİTİM ALMALARI İÇİN FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAKTIR" Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in açıklamaları şöyle: "Milli Eğitim Bakanı olarak büyük bir sorumluluk üstlendiğimin ve çok zor bir görevi devraldığımın farkındayım. Son bir buçuk yıldır pandemi'nin getirdiği zorluklar dolayısıyla tüm dünyada ve dolayısıyla Türkiye'de eğitimi asgari düzeyde sağlamak bile ciddi bir mesele haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 19 yılda AK Parti Hükümetleri, eğitime gerçekten büyük yatırımlar yapmışlardır. Böylece Türkiye'deki eğitim sisteminin fiziksel ve teknolojik alt yapısı birçok Avrupa ülkesiyle rahatlıkla kıyaslanabilir bir zenginliktedir. Bina ve derslik ihtiyacımız oldukça azalmıştır. Daha önemlisi OECD tarafından yapılan son PISA ve TIMS gibi uluslararası öğrenci başarı izleme araştırma sonuçlarının da gösterdiği gibi son yıllarda Türkiye'de de eğitim kalitesinde de önemli iyileşmeler başlamıştır. Ancak Türkiye olarak dünyayla daha çok rekabet edebilir bir eğitim sistemine ihtiyacımız vardır. Bu zor görevi sayın Bakanımızdan devralırken, en büyük avantajım saygıdeğer Bakanımızla 3 yıl birlikte kendisinin Bakan yardımcısı olarak çalışmış olmamdır. Kendilerine bu süreç içerisinde ekiplerinde bana yer verdikleri için en içten şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanımız döneminde başlayan ve bir kısmını birlikte başarılı bir şekilde yürüttüğümüz çok önemli projeler var. Bunları devam ettireceğiz. Öğretim üyesi bir eğitimci ve Milli Eğitim Bakanı olarak en temel amacım, tüm çocuklarımızın, Türkiye'nin neresinde olursa olsunlar kaliteli bir eğitim almaları için fırsat eşitliğini sağlamaktır." "ARTIK OKULLARI KAPALI TUTMA GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK" "Türkiye, dünyayla yarışabilecek bir eğitim sistemi kurabilecek bir güçtedir. İnanılmaz güçlü bir öğretmen kadromuz var, çok tecrübeli bir bürokratik ekibimiz var. Eğitimin tüm paydaşlarını da dikkate alarak çok çalışacağız. Bu vesileyle belirtmek isterim ki; Eylül'de okulları açmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Pandemi döneminde öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz çok büyük zorluklar yaşadılar ve çok büyük fedakarlıklar gösterdiler. Geçen bir buçuk yılda pandemi dolayısıyla yaşanan kaybın telafisi için sayın Bakanımızın da çok önemli çalışmaları oldu. Bu çalışmalar güncellenerek aynen devam edecek. İlk önceliğim; gerekli tüm tedbirleri alarak okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Türkiye'nin geleceği için yüz yüze eğitime bir an önce geçmek oldukça kritik bir hal almıştır. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz. Pandemi dolayısıyla çocuklarımızın bedensel ve zihinsel olarak daha fazla olumsuz etkilenmelerine de müsaade edemeyiz. Son söz olarak artık okulları kapalı tutma gibi bir lüksümüz yoktur." 'HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİM' Milli Eğitim Bakanlığı görevinden affını isteyen ve talebi kabul edilen Ziya Selçuk, "Görev yaptığım süre boyunca birlikte çok kıymetli çalışmalara imza attığımız Sn. Prof. Dr. Mahmut Özer'e başarılar diliyorum. Yeni atanan bakan yardımcısı arkadaşları da tebrik ediyorum. Ziya Öğretmen olarak bu ülkenin çocukları için her durumda hizmet etmeye devam edeceğim. Bizim işimiz eğitim ve öğretmenlik. Güzel ülkemin çocukları ve yarınları için yapılmış olan tüm iyiliklere, güzelliklere ve verilen emeklere her daim sonsuz bir vefa içerisinde olacağım ve çalışmaya devam diyorum" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer, görevi Ziya Selçuk'tan devraldı. Bakan Özer, "İlk önceliğim; gerekli tüm tedbirleri alarak okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz" dedi.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Atama Kararına göre, görevden affını isteyen ve af talebi kabul edilen Prof. Dr. Ziya Selçuk'un yerine Milli Eğitim Bakanlığına, Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer atandı. Atamanın, Anayasanın 104 ve 106'ncı maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi.

Prof. Dr. Ziya Selçuk'tan görevi devralan yeni Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “İlk önceliğim tüm tedbirleri alarak okulları pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime uygun hale getirmektir. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz. Eylül'de okulları açmak için ne gerekiyorsa yapacağız" diye konuştu.

''AMACIM ÇOCUKLARIMIZIN KALİTELİ BİR EĞİTİM ALMALARI İÇİN FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAKTIR"

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in açıklamaları şöyle:

"Milli Eğitim Bakanı olarak büyük bir sorumluluk üstlendiğimin ve çok zor bir görevi devraldığımın farkındayım. Son bir buçuk yıldır pandemi'nin getirdiği zorluklar dolayısıyla tüm dünyada ve dolayısıyla Türkiye'de eğitimi asgari düzeyde sağlamak bile ciddi bir mesele haline gelmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 19 yılda AK Parti Hükümetleri, eğitime gerçekten büyük yatırımlar yapmışlardır. Böylece Türkiye'deki eğitim sisteminin fiziksel ve teknolojik alt yapısı birçok Avrupa ülkesiyle rahatlıkla kıyaslanabilir bir zenginliktedir. Bina ve derslik ihtiyacımız oldukça azalmıştır. Daha önemlisi OECD tarafından yapılan son PISA ve TIMS gibi uluslararası öğrenci başarı izleme araştırma sonuçlarının da gösterdiği gibi son yıllarda Türkiye'de de eğitim kalitesinde de önemli iyileşmeler başlamıştır. Ancak Türkiye olarak dünyayla daha çok rekabet edebilir bir eğitim sistemine ihtiyacımız vardır.

Bu zor görevi sayın Bakanımızdan devralırken, en büyük avantajım saygıdeğer Bakanımızla 3 yıl birlikte kendisinin Bakan yardımcısı olarak çalışmış olmamdır. Kendilerine bu süreç içerisinde ekiplerinde bana yer verdikleri için en içten şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanımız döneminde başlayan ve bir kısmını birlikte başarılı bir şekilde yürüttüğümüz çok önemli projeler var. Bunları devam ettireceğiz. Öğretim üyesi bir eğitimci ve Milli Eğitim Bakanı olarak en temel amacım, tüm çocuklarımızın, Türkiye'nin neresinde olursa olsunlar kaliteli bir eğitim almaları için fırsat eşitliğini sağlamaktır."

"ARTIK OKULLARI KAPALI TUTMA GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK"

"Türkiye, dünyayla yarışabilecek bir eğitim sistemi kurabilecek bir güçtedir. İnanılmaz güçlü bir öğretmen kadromuz var, çok tecrübeli bir bürokratik ekibimiz var. Eğitimin tüm paydaşlarını da dikkate alarak çok çalışacağız. Bu vesileyle belirtmek isterim ki; Eylül'de okulları açmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Pandemi döneminde öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz çok büyük zorluklar yaşadılar ve çok büyük fedakarlıklar gösterdiler.

Geçen bir buçuk yılda pandemi dolayısıyla yaşanan kaybın telafisi için sayın Bakanımızın da çok önemli çalışmaları oldu. Bu çalışmalar güncellenerek aynen devam edecek. İlk önceliğim; gerekli tüm tedbirleri alarak okulları tıpkı pandemi öncesinde olduğu gibi yüz yüze eğitime hazır hale getirmektir. Türkiye'nin geleceği için yüz yüze eğitime bir an önce geçmek oldukça kritik bir hal almıştır. Okulların açılması için vakaların belirsiz bir gelecekte tamamen sıfırlanmasını bekleyemeyiz. Pandemi dolayısıyla çocuklarımızın bedensel ve zihinsel olarak daha fazla olumsuz etkilenmelerine de müsaade edemeyiz. Son söz olarak artık okulları kapalı tutma gibi bir lüksümüz yoktur."

'HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİM'

Milli Eğitim Bakanlığı görevinden affını isteyen ve talebi kabul edilen Ziya Selçuk, "Görev yaptığım süre boyunca birlikte çok kıymetli çalışmalara imza attığımız Sn. Prof. Dr. Mahmut Özer'e başarılar diliyorum. Yeni atanan bakan yardımcısı arkadaşları da tebrik ediyorum. Ziya Öğretmen olarak bu ülkenin çocukları için her durumda hizmet etmeye devam edeceğim. Bizim işimiz eğitim ve öğretmenlik. Güzel ülkemin çocukları ve yarınları için yapılmış olan tüm iyiliklere, güzelliklere ve verilen emeklere her daim sonsuz bir vefa içerisinde olacağım ve çalışmaya devam diyorum" dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.