Eski Başbakan Mesut Yılmaz vefat etti, kendisine rahmet ailesine başsağlığı diliyorum. Hayat böyle işte, bir varsın, bir yoksun. Yılmaz, uzun zamandır kanser tedavisi görüyordu, daha önce de yine kanser tedavisi gören oğlunu kaybetmişti. İçine çöken evlat acısını muhtemelen daha uzun süre taşıyamadı, kanserleşen o acının kurbanı oldu.

Şimdi bunları niye anlattım, Yılmaz'ı sevebilir veya karşısında olabilirsiniz. Önemli olan bu tarz sübjektif yargılar değil, siyasi tarihte oynadığınız roldür.

ANAP tarihimizde önemli rol oynamış partilerden biri, özellikle Özal döneminde birçok yeniliğe imza attı. Ama herhalde en önemlisi 4 farklı eğilimi bir araya getirmesi aynı çatı altında buluşturmasıydı. Bu, kutuplaşmanın reddi, her siyasi grubun devletle bağını güçlendirmek için atılmış bir adımdı. Mesut Yılmaz'da Özal kadar olmasa da o mirasın varisi olarak aynı çizgiyi takip etti. ANAP her görüşten insanın yer bulabileceği bir parti oldu.  Çiller'le kavgası bir yana bırakılırsa Yılmaz, aşırı kavgacı bir siyaset izlemedi. Belki onun içindir ki siyasete erken veda etti. Belki kutuplaştırıcı bir politika izlese, seçmenini konsolide etse siyasi kariyeri biraz daha uzayabilirdi.

Bütün bunları bugün ile dün arasında bir mukayese yapılsın diye söylüyorum. Bugün öylemi, iktidarda kalmak için her şey yapılıyor. Yalan, iftira, itibar suikasti, kutuplaştırma, düşmanlaştırma ne ararsanız var. Dün Yılmaz gibi siyasetçilere kızıyorduk, ama bugün Yılmaz gibi siyasetçileri mumla arıyoruz. Tekrar merhuma rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

SENİNLEYİZ SEVGİLİ İZMİR

İzmir'imiz büyük bir deprem geçirdi, yıkılan evler, ölen insanlarımız var. Vatanın her köşesi bizim için değerli ve azizdir. İzmir, iktidara oy vermedi diye çok hırpalandı, çok aşağılandı. Onu İslam ve Türklük çerçevesinin dışına çıkaranlar oldu. O İzmirlinin dün depremde gösterdiği tepkiyi görenler geçmişte söylediklerinden utandılar mı bilemem. Çünkü yüzsüzlüğü, arsızlığı meşrep haline getirenler utanmayı bilmezler. Depremde kapı arasında kalıp kelime-i şahadet getiren o genci veya evinde besmele çeken hanımı, evler yıkılırken Allah'a sığınanları bilmem gördünüz mü? Ya Buse kızın imdat diye yalvaran çığlıklarını? İşte İzmir budur, Türkiye'de budur.

Sevgili İzmir, bütün ruhumuz, kalbimiz ve dualarımızla seninleyiz.

Acın acımızdır, yaran yaramızdır.

Sen ağlarsan biz de ağlarız, sen üzülürsen biz de üzülürüz.

Yaralarını hep beraber sarmak boynumuzun borcu olsun,

Binlerce defa geçmiş olsun Aziz İzmir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.