Ekonomi Haber Girişi: 25.10.2021 - 13:57, Güncelleme: 25.10.2021 - 13:57

Kur buradan nereye gider? Gelecek Partili Turhan detaylarıyla açıkladı

 

Kur buradan nereye gider? Gelecek Partili Turhan detaylarıyla açıkladı

Ekonomist İbrahim Turhan, üst üste rekor kıran dolar kuru için "Hafta sonu ortaya çıkan siyasal riski yansıtıyor" dedi. Kurun bu noktadan nereye gideceğine dair açıklamalarda bulunan Turhan, mevcut durumda belirsizlikler üzerinde durarak tahminlerde bulundu. Turhan bunun yanında "Türkiye’nin yeniden 2020’deki duruma dönmesi ve ekonomik risklere, dış dünya açısından siyasal ve hatta yasal risklerin de eklendiği bir durum farklı" ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası'nın 200 baz puanlık faiz indirimi sonrası kademeli olarak yükselen dolar rekor üstüne rekor kırdı. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Osman Kavala'nın serbest bırakılması yönünde çağrı yapan '10 büyükelçinin istenmeyen adam' ilan edilmesi yönünde talimat verdiğini açıklaması sonrasında Asya piyasalarının açılmasıyla dolar 9,85'i gördü. Dolardaki son durumu Eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü ve eski Merkez Başkan yardımcısı, Gelecek Partili İbrahim Turhan değerlendirdi. Sosyal medya platformu Twitter'da paylaşımlarda bulunan Turhan, "Bu sabah piyasada gördüğümüz dolar kuru hafta sonu ortaya çıkan siyasal riski yansıtıyor" dedi ve "Bunu nasıl okumak gerekir?", "Kur buradan nereye gider?" başlıklarında açıklama yaptı. Döviz talebini artırabilecek üç etken olduğunu belirten Turhan, bunları şöyle sıraladı: 1) İthalat talebinin artması ve cari açığın finansmanı 2) Yurt içi yerleşiklerin ve yabancı yatırımcıların portföy tercihlerinin yabancı para lehine değişmesi 3) Net dış borç geri ödemeleri ve dışarıya olan yükümlülüklerin azalması Kurun hızlı ve sert artışının 1. ve kısmen 2. kanallar için otomatik dengeleyici olduğunu söyleyen Turhan, "Paranız denge değerinin aşırı derecede altına gelirse, içeride ikamesi yapılabilecek malların ithalatı azalır. Kurun daha fazla artma olasılığı düşer, yatırım için döviz almak cazibesini yitirir" dedi. 'ZATEN İÇERİDE YABANCI YATIRIMCI AZALDI' "Türkiye’nin mevcut cari açığının finansmanı, kurun bu düzeyinde bundan sonra ilave baskı oluşturmaz" diyen Turhan açıklamalarına şöyle devam etti: "Zaten içeride yabancı yatırımcı azalmış durumda olduğundan yabancı çıkışı çok sorun değil. Yurt içi yerleşikler dövizde uzun pozisyonda, dengeleri sarsacak ilave talep beklenmez. 'BANKALAR ELLERİNDEKİ DÖVİZ İLE ÖDEYEBİLECEK DÜZEYDEYDİ' Dışarıya olan yükümlülükler ise şimdiye kadar biraz yüksek maliyetle de olsa çevrilebiliyordu. Borç vadesi geldiğinde bir yıl daha yenilemek mümkündü. İthalat yapacak firmalar, yurt dışı işlemleri için kredi kullanacak bankalar çok ciddi sorun olmadan yeni finansman bulabiliyordu. Zaten 2018’den beri artan belirsizlik ve risk yüzünden kreditörlerin ve borçluların ortak tercihiyle her vesileyle dış borçlar azaltılmaya çalışılıyordu. Firmaların ve bankaların yurt dışına kısa vadedeki yükümlülükleri, ellerindeki döviz mevcudu ile ödeyebilecekleri düzeydeydi. Merkez Bankası akıl, mantık ve hesap dışı işler yapıp öngörülebilirliği azalttıkça kur da hem bu riskleri hem artan enflasyon beklentisini (tabi belirsizlik primini de ekleyerek) yansıtacak şekilde değer kaybediyordu. Reel efektif kur daha fazla düşemediği için yatay seyrediyordu. '1990'LAR MODELİ' Bu çerçevede bizi bekleyen, riskler ve belirsizlik yüzünden kurun arttığı, kur artışı ve yanlış para politikasının enflasyonu körüklediği, ücret ve fiyat artışlarının beklentileri bozduğu, bunun yeniden kur artışına neden olduğu bir sarmal olabilirdi en kötüsü. 1990’lar modeli! Ama bütün bu analiz, işlerin yanlış politikalarla ve beceriksizce de olsa; 'MEVCUT ÇERÇEVEDE' süreceği varsayımına dayanıyor. Türkiye’nin yeniden 2020’deki duruma dönmesi ve ekonomik risklere, dış dünya açısından siyasal ve hatta yasal risklerin de eklendiği bir durum farklı. 'TÜRKİYE'NİN YAPTIRIMLARA MUHATAP OLMASI İŞİ DEĞİŞTİRİR' Dış politika kaynaklı kriz, siyasal çalkantı ve gerilim, bölgesel jeopolitik risklerin askeri çatışmaya dönüşmesi (Suriye’deki mevcut harekatın ya da terör örgütlerine yönelik operasyonların ötesinde), Türkiye’nin kapsamlı ve kısıtlayıcı yaptırımlara muhatap olması işi değiştirir. Böyle bir durumda bile aslında borç çevirme (rollover) oranları sıfıra düşmeyeceğinden firmaların ve bankaların döviz likiditesi krizin çöküşe dönüşmesini ilk anda önlerdi. Ama bir önceki ekonomi yönetiminin bize mirası olan şu #128MilyarDolarNerede meselesi devreye giriyor. 'MERKEZ'İN REZERVLERİ TAVANA ULAŞMIŞSA ENDİŞELENECEK BİR ŞEY OLMAZ' Firmalar borçlarını ödemek için bankalardan paralarını çekince, dövizlerini mevduat ya da swap olarak Merkez Bankası’nda tutan bankalar da oradan isteyecek. Şayet yetkililerin sürekli tekrar ettiği gibi Merkez Bankamızın rezervleri tavana ulaşmışsa endişe edecek bir şey olmaz. Merkez Bankası, bankaların kendi ihtiyaçları ve firmaların borç ödeme için talep ettiği dövizleri ödedikçe rezervler üzerinde baskı oluşmaya, ödemeler gecikmeye başlarsa -bahsetmeyi dahi hiç istemediğim- olumsuzluklar yaşanabilir. Bu ise piyasaya yayılma riski olan bir sorundur. 'DAHA FAZLA BÜYÜMEZSE SORUN YOK' Bugün gördüğümüz fiyatlar kısmen bu -Allah korusun- diyerek andığımız kurguyu yansıttığı için olağanın dışında. Kriz çözülür, riskler eski düzeyine geriler, siyasal ve jeopolitik belirsizlik ortadan kalkarsa, hatta bugünkü düzeyde sınırlı tutulur, daha fazla büyümezse sorun yok. '90 MODEL EKONOMİ İLE SEÇİME KADAR İDARE EDERİZ AMA...' Kur, (ekonominin yediği darbenin izini yansıtacak şekilde) öncekine göre bir basamak yukarıda da olsa tahmin edilebilir seyrini izlemeyi sürdürür. 90 model ekonomi ile seçime kadar idare ederiz. Ama endişelerimiz haklı çıkarsa bu zamana kadarki tahminler anlamsızlaşabilir. Her halükarda, Türkiye’nin dış dünyadan kaynak kullanım olanağı azalacak, bu koşullar altında finanse edebileceği kadar -yani sıfıra yakın ya da artı- bir cari denge ile yola devam edilecek. Sükuneti koruyup, paniğe kapılmadan ama temkinli ve önlem alarak izlemekte yarar var.
Ekonomist İbrahim Turhan, üst üste rekor kıran dolar kuru için "Hafta sonu ortaya çıkan siyasal riski yansıtıyor" dedi. Kurun bu noktadan nereye gideceğine dair açıklamalarda bulunan Turhan, mevcut durumda belirsizlikler üzerinde durarak tahminlerde bulundu. Turhan bunun yanında "Türkiye’nin yeniden 2020’deki duruma dönmesi ve ekonomik risklere, dış dünya açısından siyasal ve hatta yasal risklerin de eklendiği bir durum farklı" ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası'nın 200 baz puanlık faiz indirimi sonrası kademeli olarak yükselen dolar rekor üstüne rekor kırdı. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Osman Kavala'nın serbest bırakılması yönünde çağrı yapan '10 büyükelçinin istenmeyen adam' ilan edilmesi yönünde talimat verdiğini açıklaması sonrasında Asya piyasalarının açılmasıyla dolar 9,85'i gördü.

Dolardaki son durumu Eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü ve eski Merkez Başkan yardımcısı, Gelecek Partili İbrahim Turhan değerlendirdi. Sosyal medya platformu Twitter'da paylaşımlarda bulunan Turhan, "Bu sabah piyasada gördüğümüz dolar kuru hafta sonu ortaya çıkan siyasal riski yansıtıyor" dedi ve "Bunu nasıl okumak gerekir?", "Kur buradan nereye gider?" başlıklarında açıklama yaptı.

Döviz talebini artırabilecek üç etken olduğunu belirten Turhan, bunları şöyle sıraladı:

1) İthalat talebinin artması ve cari açığın finansmanı

2) Yurt içi yerleşiklerin ve yabancı yatırımcıların portföy tercihlerinin yabancı para lehine değişmesi

3) Net dış borç geri ödemeleri ve dışarıya olan yükümlülüklerin azalması

Kurun hızlı ve sert artışının 1. ve kısmen 2. kanallar için otomatik dengeleyici olduğunu söyleyen Turhan, "Paranız denge değerinin aşırı derecede altına gelirse, içeride ikamesi yapılabilecek malların ithalatı azalır. Kurun daha fazla artma olasılığı düşer, yatırım için döviz almak cazibesini yitirir" dedi.

'ZATEN İÇERİDE YABANCI YATIRIMCI AZALDI'

"Türkiye’nin mevcut cari açığının finansmanı, kurun bu düzeyinde bundan sonra ilave baskı oluşturmaz" diyen Turhan açıklamalarına şöyle devam etti:

"Zaten içeride yabancı yatırımcı azalmış durumda olduğundan yabancı çıkışı çok sorun değil.
Yurt içi yerleşikler dövizde uzun pozisyonda, dengeleri sarsacak ilave talep beklenmez.

'BANKALAR ELLERİNDEKİ DÖVİZ İLE ÖDEYEBİLECEK DÜZEYDEYDİ'

Dışarıya olan yükümlülükler ise şimdiye kadar biraz yüksek maliyetle de olsa çevrilebiliyordu. Borç vadesi geldiğinde bir yıl daha yenilemek mümkündü. İthalat yapacak firmalar, yurt dışı işlemleri için kredi kullanacak bankalar çok ciddi sorun olmadan yeni finansman bulabiliyordu.

Zaten 2018’den beri artan belirsizlik ve risk yüzünden kreditörlerin ve borçluların ortak tercihiyle her vesileyle dış borçlar azaltılmaya çalışılıyordu. Firmaların ve bankaların yurt dışına kısa vadedeki yükümlülükleri, ellerindeki döviz mevcudu ile ödeyebilecekleri düzeydeydi.

Merkez Bankası akıl, mantık ve hesap dışı işler yapıp öngörülebilirliği azalttıkça kur da hem bu riskleri hem artan enflasyon beklentisini (tabi belirsizlik primini de ekleyerek) yansıtacak şekilde değer kaybediyordu. Reel efektif kur daha fazla düşemediği için yatay seyrediyordu.

'1990'LAR MODELİ'

Bu çerçevede bizi bekleyen, riskler ve belirsizlik yüzünden kurun arttığı, kur artışı ve yanlış para politikasının enflasyonu körüklediği, ücret ve fiyat artışlarının beklentileri bozduğu, bunun yeniden kur artışına neden olduğu bir sarmal olabilirdi en kötüsü. 1990’lar modeli!

Ama bütün bu analiz, işlerin yanlış politikalarla ve beceriksizce de olsa; 'MEVCUT ÇERÇEVEDE' süreceği varsayımına dayanıyor. Türkiye’nin yeniden 2020’deki duruma dönmesi ve ekonomik risklere, dış dünya açısından siyasal ve hatta yasal risklerin de eklendiği bir durum farklı.

'TÜRKİYE'NİN YAPTIRIMLARA MUHATAP OLMASI İŞİ DEĞİŞTİRİR'

Dış politika kaynaklı kriz, siyasal çalkantı ve gerilim, bölgesel jeopolitik risklerin askeri çatışmaya dönüşmesi (Suriye’deki mevcut harekatın ya da terör örgütlerine yönelik operasyonların ötesinde), Türkiye’nin kapsamlı ve kısıtlayıcı yaptırımlara muhatap olması işi değiştirir.

Böyle bir durumda bile aslında borç çevirme (rollover) oranları sıfıra düşmeyeceğinden firmaların ve bankaların döviz likiditesi krizin çöküşe dönüşmesini ilk anda önlerdi. Ama bir önceki ekonomi yönetiminin bize mirası olan şu #128MilyarDolarNerede meselesi devreye giriyor.

'MERKEZ'İN REZERVLERİ TAVANA ULAŞMIŞSA ENDİŞELENECEK BİR ŞEY OLMAZ'

Firmalar borçlarını ödemek için bankalardan paralarını çekince, dövizlerini mevduat ya da swap olarak Merkez Bankası’nda tutan bankalar da oradan isteyecek. Şayet yetkililerin sürekli tekrar ettiği gibi Merkez Bankamızın rezervleri tavana ulaşmışsa endişe edecek bir şey olmaz.

Merkez Bankası, bankaların kendi ihtiyaçları ve firmaların borç ödeme için talep ettiği dövizleri ödedikçe rezervler üzerinde baskı oluşmaya, ödemeler gecikmeye başlarsa -bahsetmeyi dahi hiç istemediğim- olumsuzluklar yaşanabilir. Bu ise piyasaya yayılma riski olan bir sorundur.

'DAHA FAZLA BÜYÜMEZSE SORUN YOK'

Bugün gördüğümüz fiyatlar kısmen bu -Allah korusun- diyerek andığımız kurguyu yansıttığı için olağanın dışında. Kriz çözülür, riskler eski düzeyine geriler, siyasal ve jeopolitik belirsizlik ortadan kalkarsa, hatta bugünkü düzeyde sınırlı tutulur, daha fazla büyümezse sorun yok.

'90 MODEL EKONOMİ İLE SEÇİME KADAR İDARE EDERİZ AMA...'

Kur, (ekonominin yediği darbenin izini yansıtacak şekilde) öncekine göre bir basamak yukarıda da olsa tahmin edilebilir seyrini izlemeyi sürdürür. 90 model ekonomi ile seçime kadar idare ederiz. Ama endişelerimiz haklı çıkarsa bu zamana kadarki tahminler anlamsızlaşabilir.

Her halükarda, Türkiye’nin dış dünyadan kaynak kullanım olanağı azalacak, bu koşullar altında finanse edebileceği kadar -yani sıfıra yakın ya da artı- bir cari denge ile yola devam edilecek.

Sükuneti koruyup, paniğe kapılmadan ama temkinli ve önlem alarak izlemekte yarar var.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.